<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745</id><updated>2011-11-28T02:19:25.383+02:00</updated><category term='Hermann Hesse'/><category term='Metin Altıok'/><category term='Ömer Serdar'/><category term='Özge Dirik'/><category term='Ela Dinçer'/><category term='Figen Yarar'/><category term='Ahmet Muhip Dranas'/><category term='Yabancı Şiirler'/><category term='Victor Hugo'/><category term='Aslı Ardıç'/><category term='Murathan Mungan'/><category term='Erdoğan Çokduru'/><category term='Georg Trakl'/><category term='Cesare Pavese'/><category term='Charles Baudelaire'/><category term='Hayriye Ersöz'/><category term='Dylan Thomas'/><category term='Konstantinos Kavafis'/><category term='Pablo Neruda'/><category term='Octavia Paz'/><category term='Nilgün Marmara'/><category term='Cüneyt Özdemir'/><category term='Sylvia Plath'/><category term='Edgar Allen Poe'/><category term='Yazılar'/><category term='Gökçehan Daçe'/><category term='Kaan İnce'/><category term='Akif Kurtuluş'/><category term='Sylvia'/><category term='İbrahim Sadri'/><category term='Turgut Uyar'/><category term='Halil Cibran'/><category term='Hale İzgi Özçiçek'/><category term='Ömür Nihan Akçalı'/><category term='Yitikmavi'/><category term='Küçük İskender'/><category term='Şükrü Erbaş'/><category term='İlhan İrem'/><category term='Edip Cansever'/><category term='Özdemir Asaf'/><category term='Yılmaz Odabaşı'/><category term='Ahmet Telli'/><category term='Ingeborg Bachmann'/><category term='Şiirler'/><category term='Baskın Kara'/><title type='text'>Gölge ve Işık...</title><subtitle type='html'>Mutsuz Sirk Palyaçolarına Benden Selam Söyleyin... Gökçehan Daçe</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>97</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-7202373399458777373</id><published>2009-07-28T12:52:00.001+03:00</published><updated>2009-07-28T12:53:32.074+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahmet Telli'/><title type='text'>Su Çürüdü...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetmiş iki gündür bir dolapta kilitliyim. Yalnızca anahtar&lt;br /&gt;deliğinden hava giriyor ve ölü bir ışık sızıyor içeri. Yalnızlık&lt;br /&gt;hiç de tanrısal değil, görkemli değil. O yalnızca geçmişle&lt;br /&gt;gelecek, ölümle yaşam arasında kocaman bir karanlık nokta.&lt;br /&gt;Geçmişi ve geleceği olmayan, ölümle yaşam arasında irinli bir&lt;br /&gt;leke yalnızlık denilen. Şimdi ne varsa, anahtar deliğinden sızan&lt;br /&gt;havayla ışıkta... (Farkına varsalar, kapatırlar mıydı onu da?)&lt;br /&gt;Bütün belleğimdekileri yokettim. Elektrikli bir aygıyla yaktım,&lt;br /&gt;jiletle kazıdım. Çığlıkların aralığından uçurdum hepsini, kül&lt;br /&gt;edip savurdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adımdan gayrısını bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanı yiyip bitirdi karanlık. Gece yoktu. Güneş çoktan&lt;br /&gt;kömürleşmiş ve yeryüzü yapışkan bir karanlıkla örtülmüştü.&lt;br /&gt;Yabanıl sesler geliyordu derinlerden ve karanlığı ince bir bıçak gibi&lt;br /&gt;yırtıyordu. Saklayan kırbaç gibi... Acı duvarını aşan bu&lt;br /&gt;sesler, madeni bir gürültüye dönüyor ve yerkabuğunu&lt;br /&gt;zorluyordu artık. Sesim yoktu. Karanlığın karnında yitirdim&lt;br /&gt;sesimi. Kör bir kuyuda unutulan Yusuf'tum belki. Ama&lt;br /&gt;durmadan soruyorlardı. Tanrılar bilmiyordu sordukları şeyleri,&lt;br /&gt;peygamberler büsbütün hain çıkmıştı. Ama yine de soruyorlar,&lt;br /&gt;soruyorlar, soruyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adımdan gayrısını bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iki şeyi bilmek istiyorum. (Belki aynı şeyi iki kere bilmek&lt;br /&gt;istiyordum.) Duvarların rengi neydi? Derimin rengi neydi?&lt;br /&gt;Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarımla, avuçlarımla,&lt;br /&gt;dilimle dokunuyorum. Duvarların bir rengi olmalı. Ama hiçbir&lt;br /&gt;duvarcının, hiçbir ressamın bu rengi bildiğini sanmam. Adı&lt;br /&gt;yoktu bu rengin, kimyası yoktu. Belki renksizliğin rengiydi bu.&lt;br /&gt;Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarların rengi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adımdan gayrısını bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir böcek gibi antenlerimi gezdiriyorum bedenimde. Anahtar&lt;br /&gt;deliğinden sızan ölü ışıkta ellerime bakıyorum. Ellerim... Sanki&lt;br /&gt;bir kadının memelerini hiç okşamamış, sicaklığını duymamış.&lt;br /&gt;Ellerim... Her dizesi çığlık olan şiirleri hiç yaratmamış sanki. Ne&lt;br /&gt;beyaz tenliyim artık, ne esmer, ne de kara... Cüzzamlının,&lt;br /&gt;vebalının bir rengi vardır. Irinin bir rengi... Ölünün bile bir&lt;br /&gt;rengi vardır ama derimin rengi yoktu. Belki çürüyen bir kentin&lt;br /&gt;rengiydi bu. Çürüyen bir dünyanın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adımdan gayrısını bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıllı, ayakları üzerinde duramayan bir yaratıktım artık.&lt;br /&gt;Soyumun neye benzediğini unuttum. "Insana benziyorlardi"&lt;br /&gt;diye duymuştum bir vakitler. Demek ki şimdi maymun&lt;br /&gt;halkasında insanlık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adımdan gayrısını bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağzımı anahtar deliğine dayayıp havayı emiyorum. Böcek&lt;br /&gt;sokması gibi bir yanma duyuyorum boğazımda. Oysa kuru bir&lt;br /&gt;yaprağı bile dalından düşürecek gibi değil bu esinti. Belki&lt;br /&gt;çöle dönmüş toprağa tek yağmur damlasının düşüşü yalnızca.&lt;br /&gt;Çamur gibi bir yağmur damlası... Ama toprak, bu damlayla&lt;br /&gt;çatlatacak bağrındaki tohumu. Çöl, bütün vahalarını bu&lt;br /&gt;damlayla yeşertecek... Genzim yanıyor. Ince bir kan şeridi&lt;br /&gt;sızıyor dudaklarımdan. Kirli, sıcak ve simsiyah...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adımdan gayrısını bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suyum, bir litrelik karton süt kutusu içinde. Yetmiş iki gündür&lt;br /&gt;sakındığım ve hergün ancak bir kere dudaklarımı&lt;br /&gt;değdirdiğim... Dilimi bir köpek gibi değdirdiğim. (Dilin suya&lt;br /&gt;dokunuşu... Bir süngerin denizi yutuşu yani. Bir çölün seraba&lt;br /&gt;kesilmesi bir an için.) Her gün ancak bir kere değdiriyorum&lt;br /&gt;dudaklarımı suya. Dilimi kaçırıyorum artık. Sünger, bütün&lt;br /&gt;vantuzlarını birden uzatmasın diye... Bataklıktaki suyun da bir&lt;br /&gt;su yanı vardır. Çürüyen bir bedenin bile dayanılabilir&lt;br /&gt;kokusuna. Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile değildi&lt;br /&gt;artık. Küstü, öldürdü kendini su...&lt;br /&gt;Su çürüdü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adımdan gayrısını bilmiyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Telli... &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-7202373399458777373?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/7202373399458777373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=7202373399458777373' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7202373399458777373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7202373399458777373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2009/07/su-curudu.html' title='Su Çürüdü...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-1784470704815023156</id><published>2009-06-17T10:57:00.003+03:00</published><updated>2009-06-17T11:01:41.539+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Bir Ruh Kazısında Ortaya Çıkan Kitabe...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;sahibu-l feryad ve’l hasarat…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kuzey yüzü&lt;br /&gt;bu yüze güney acısı değmedi&lt;br /&gt;bu yüzü güney acısı eğmedi&lt;br /&gt;bu yüze güney acısı&lt;br /&gt;bu yüzü gün&lt;br /&gt;ey&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;h/içdenizim kurudu lahitleri omzuma vurdular&lt;br /&gt;kağıtyırtan dikenli kelimeler aktı gözlerimden&lt;br /&gt;b/ağladım aşktaşına kendimi kuşlukta zehir gibi&lt;br /&gt;doğusu çöktü ezberimdeki son surelerin&lt;br /&gt;batısına kaçtım saçlarım kırıldı&lt;br /&gt;tedbiri elimden bıraktım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kağıt kanı kadar beyaz acılar çürüyor kapımda&lt;br /&gt;sabahı boğazlayan bir ikindi ve allahın eli&lt;br /&gt;etekleri tutuşan annelerini bırakıyor kuşkunun&lt;br /&gt;tırnakları gövdeye geçtiği zaman&lt;br /&gt;ruhun gemisi aklıma oturacak ağır ağır&lt;br /&gt;dağın ciğerine işleyen köklerden çıkarken&lt;br /&gt;kurumuş büklerin içinde etime yazılıyor şu cümle&lt;br /&gt;çıkılan cehennem sadece aşktır&lt;br /&gt;tedbiri dilimden bıraktım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güney yüzü&lt;br /&gt;bu yüze güney acısı değdi&lt;br /&gt;bu yüzü güney acısı eğdi&lt;br /&gt;bu yüzü güney acısı&lt;br /&gt;bu yüze gün&lt;br /&gt;ey&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;k/aç gerçek d/okunsa bütün ölü dilleri&lt;br /&gt;konuşacak ağzımdaki yara derin tarihten&lt;br /&gt;kitap ve kadın yani allahın şah ve mat eseri&lt;br /&gt;yeni soğulmuş kuyusudur dipleri gecenin tayfında&lt;br /&gt;kendimi hangisine atsam bir ucu kapalı dehliz&lt;br /&gt;bir ucu kelime&lt;br /&gt;lime lime&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birayetiniyorbir yetiniyorbirayet&lt;br /&gt;yalnızlık amcadan daha baba yarısıdır&lt;br /&gt;kavlatır&lt;br /&gt;s&lt;br /&gt;e&lt;br /&gt;s&lt;br /&gt;içimi &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.karakutu.com/modules.php?name=Forums&amp;amp;file=viewtopic&amp;amp;t=10252"&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Kaynak : Karakutu (Tufeyl-12) tarafından foruma eklenmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-1784470704815023156?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/1784470704815023156/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=1784470704815023156' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1784470704815023156'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1784470704815023156'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2009/06/bir-ruh-kazsnda-ortaya-ckan-kitabe.html' title='Bir Ruh Kazısında Ortaya Çıkan Kitabe...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3000457797025374617</id><published>2009-05-06T02:22:00.002+03:00</published><updated>2009-05-06T02:28:25.489+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ela Dinçer'/><title type='text'>Başkalaşım...</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;arasak bulamayız gölgemizi&lt;br /&gt;hangi suya baksak namevcuduz. (c.s tarancı)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;damarlarımdan&lt;br /&gt;çalımlı ırmakların gökyüzüne değdiği yerde&lt;br /&gt;vaz geçtim.&lt;br /&gt;bi’bahar sabahıydı (anımsıyorum)&lt;br /&gt;kumruların sustuğu bi’sabahtı.&lt;br /&gt;çalımlı ırmaklar gökyüzüne boşalıyordu. gördüm. utandım.&lt;br /&gt;damarlarıma baktım&lt;br /&gt;aynı tonda akıştılar. gökyüzü gibiydi içim.&lt;br /&gt;aynı ıslaklıktılar aynı genişlik&lt;br /&gt;biri birine karışıyorlardı&lt;br /&gt;da ben kaçırıyordum aklımı.&lt;br /&gt;kuşların kanatları vardı. herkes bilir bunu. ama ben içimdekileri diyorum:&lt;br /&gt;kanatsızdılar. gördüm. kıskandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geriye doğruydu her şey.&lt;br /&gt;suyu tekmeleyen bir çocuktum da sanki bi’kadının rahmini oyuyordum.&lt;br /&gt;mezar kazıcılar&lt;br /&gt;günahlarımın affı için dua ezberliyorlardı: yüzüme bakarak.&lt;br /&gt;tef sesi gerginliğinde&lt;br /&gt;kanun sesi katılığındaki yüzüme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geriye doğru bi’akışta bütün ırmakları kanımdan geçirdim&lt;br /&gt;neye baksam iğdiş edilmiş masal kokuyordu her şey:&lt;br /&gt;çizmeli kedi kırmızı başlıklı kızın ırzına geçiyordu.&lt;br /&gt;altı cüce kurtla dansa başlıyordu.&lt;br /&gt;yedincisi rapunzelin peşinde.&lt;br /&gt;ben vaz geçiyordum damarlarımdan&lt;br /&gt;her şey kör kütük karışıyordu diğerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;balonu üf’leyen çocuktum da sanki bi’kadının nefesi ile uzuyordum göğe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vaz geçtiğimi sanıyordum damarlarımdan.&lt;br /&gt;“hiç olmadılar ki vaz geçesin” diyene dek onlar.&lt;br /&gt;onlar ki yüzümde buhurdan ve efsunla türlü çengideydiler.&lt;br /&gt;dert ehliydiler sonra: “armudi kemençe sesi kadar yoksun” dediler.&lt;br /&gt;“ben yok olansam siz kimsiniz” dedim.&lt;br /&gt;sustular. kanatları vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çocuktum sanki. bi’kadının yüksek topukları ile kanatıyordum masalları.&lt;br /&gt;uzayan saçlarının kurtarıcılığını&lt;br /&gt;eril bi’güce bağışlıyordu rapunzel.&lt;br /&gt;kendisini kurtaranın kendisi olduğunu bilmeden!&lt;br /&gt;çocuktum. kadınlığa özenen bir ruj rengiydim her yere bulaşan.&lt;br /&gt;kendimi yok sayıyordum da böylece kendim oluyordum!&lt;br /&gt;“hiç olmadın ki yok sayasın” diyene dek onlar.&lt;br /&gt;rapunzel kesiyordu saçlarını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durdum.&lt;br /&gt;gece oluyordu.&lt;br /&gt;her şey olmaması gerektiği zamanlardaydı.&lt;br /&gt;yağ döken bi’çocuktu kumru: sesindeki yakarıştan anlıyordum.&lt;br /&gt;yüzümde kıptî: “geceler dişidir” diyordu. ben gündüz oyunuydum.&lt;br /&gt;udi&lt;br /&gt;tanburi&lt;br /&gt;kanuni&lt;br /&gt;çekip gittiler yüzümden&lt;br /&gt;flüt sesi kararsızlığında kanatları vardı.&lt;br /&gt;gece oluyordu:&lt;br /&gt;bi’ırmaklara baktım. bi’göğe&lt;br /&gt;damarlarım mı?&lt;br /&gt;onu boş verin:&lt;br /&gt;kendimi ayak parmaklarımdan astım!&lt;br /&gt;hiç (bu kadar dişi) olmamıştım/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;/ela dincer&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;08.03.2008&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3000457797025374617?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3000457797025374617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3000457797025374617' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3000457797025374617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3000457797025374617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2009/05/baskalasm.html' title='Başkalaşım...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-4455329818989583887</id><published>2009-04-21T11:16:00.000+03:00</published><updated>2009-04-21T11:17:12.809+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dylan Thomas'/><title type='text'>Ve Artık Hükmü Kalmayacak Ölümün...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Ve artık hükmü kalmayacak ölümün.&lt;br /&gt;Ölüler çırılçıplak birleşecek tek bir gövdede&lt;br /&gt;Yeldeki ve batı ayındaki adamla;&lt;br /&gt;Kemikleri ayıklanınca ve yitince arı kemikler&lt;br /&gt;Yıldızlar olacak dirseklerinde ve ayaklarında;&lt;br /&gt;Delirseler de uslu olacaklardır her zaman&lt;br /&gt;Batsalar da denize doğacaklardır yeni baştan;&lt;br /&gt;Sevenleri kaybolsa da sonrasız yaşayacaktır sevgi;&lt;br /&gt;Ve artık hükmü kalmayacak ölümün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve artık hükmü kalmayacak ölümün.&lt;br /&gt;Kıvrımları altında denizin&lt;br /&gt;Yatacaklar upuzun ölmeksizin yelcene;&lt;br /&gt;Kıvranıp işkence aletleri üstünde&lt;br /&gt;Adaleleri çözülünceye dek&lt;br /&gt;Kayışla bağlasalar tekerleğe ezilmeyecekler&lt;br /&gt;Avuçlarında ikiye bölünecek inanç,&lt;br /&gt;Tek boynuzlu canavarlar yönetecek onları&lt;br /&gt;Yıpratamayacakları her şeyi o paramparça kıracak;&lt;br /&gt;Ve artık hükmü kalmayacak ölümün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve artık hükmü kalmayacak ölümün.&lt;br /&gt;Martılar ağlamayacak artık kulaklarına&lt;br /&gt;Dalgalar kırılmayacak gürültülerle deniz kıyılarında;&lt;br /&gt;Bir mayıs çiçeği soldu mu hiçbir çiçek&lt;br /&gt;Başkaldırmayacak vuruşlarına yağmurun;&lt;br /&gt;Çılgın ve ölü olsalar da çiviler gibi,&lt;br /&gt;Başları çekiç gibi vuracak papatyalara,&lt;br /&gt;Güneş batıncaya dek güneşte kırılacaklar,&lt;br /&gt;Ve artık hükmü kalmayacak ölümün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dylan Thomas &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-4455329818989583887?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/4455329818989583887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=4455329818989583887' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4455329818989583887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4455329818989583887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2009/04/ve-artk-hukmu-kalmayacak-olumun.html' title='Ve Artık Hükmü Kalmayacak Ölümün...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-2457370020667525047</id><published>2009-04-09T02:09:00.001+03:00</published><updated>2009-04-09T02:10:57.403+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hermann Hesse'/><title type='text'>Ölümsüzler...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;Yeryüzü ovalarından tüter gelir sürekli&lt;br /&gt;Çıkar yukarılara yaşam dürtüsü ulaşır bize,&lt;br /&gt;Diz boyu sıkıntılar, yaşam kıvancının esrikliği,&lt;br /&gt;İdam mahkumlarının son yemeklerinin kanlı buğusu,&lt;br /&gt;Şehvetle titremeler, tutkular sonu gelmeyen,&lt;br /&gt;Katil elleri, vurguncu elleri, elleri dilencilerin,&lt;br /&gt;Korkunun ve açlığın kamçısı altında insan sürüsü&lt;br /&gt;Tüter bunaltıcı ve çürümüş, hoyrat ve sıcak,&lt;br /&gt;Solur mutluluğu ve vahşi kızışmışlıkları,&lt;br /&gt;Yer kendi kendini, kusup atar sonra içinden,&lt;br /&gt;Savaşlar üretir ve güzel güzel sanatlar,&lt;br /&gt;Alev alev sevinçten çatılmış evi süsler hayallerle,&lt;br /&gt;Tıkınmalar yiyip yutmalar ve orospuluklar1a geçer&lt;br /&gt;Göz kamaştırıcı sevinçleri içinden çocuk dünyalarının,&lt;br /&gt;Herkes için yükselip çıkar dalgalardan taptaze,&lt;br /&gt;Dağılıp dökülür, pisliğe dönüşür gün gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa bizler bulduk birbirimizi&lt;br /&gt;Yıldızların aydınlattığı buzunda havanın,&lt;br /&gt;Ne gündüz biliriz ne saat tanırız,&lt;br /&gt;Ne erkeğiz ne kadın, ne genç ne de yaşlı.&lt;br /&gt;Günahlarınız ve korkularınız,&lt;br /&gt;Cinayetleriniz ve şehvet dolu hazlarınız&lt;br /&gt;Bir oyundur bizim için dönüp duran güneşler gibi,&lt;br /&gt;Her geçen gün en uzun gündür bizlere.&lt;br /&gt;Saçma yaşamınıza bakar, sallarız başımızı,&lt;br /&gt;Gözlerimiz dönüp duran yıldızlarda&lt;br /&gt;Soluruz evrenin kışını,&lt;br /&gt;Dostuz gökyüzü canavarıyla,&lt;br /&gt;Soğuk ve değişimsizdir sonsuz varlığımız,&lt;br /&gt;Soğuk ve yıldızsız sonsuz gülüşümüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hermann Hesse...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-2457370020667525047?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/2457370020667525047/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=2457370020667525047' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/2457370020667525047'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/2457370020667525047'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2009/04/olumsuzler.html' title='Ölümsüzler...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-2333132109806119953</id><published>2009-03-22T20:10:00.002+02:00</published><updated>2009-03-22T20:12:29.697+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ömür Nihan Akçalı'/><title type='text'>Sidik ve Zambak...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;içimden bir şiir geçti nine&lt;br /&gt;sidik ve zambak* kokulu bir inilti&lt;br /&gt;bildiğim tüm duaları okudum&lt;br /&gt;bilmediğim bir dille yalvarmalıyım belki de…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne yapsam nereye gitsem&lt;br /&gt;değişmiyor etrafımdaki yüz metre kare&lt;br /&gt;insanlar terliklerim gibi değil ki&lt;br /&gt;bıraktığım hiçbir yerde bulamıyorum dönünce…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kocaman bir boşlukta duruyorum metanetle&lt;br /&gt;daha da kocaman bir boşluktur taşan içimden içime…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;temiz su ve tuz kalıntıları var derdi ceddim köklerinde&lt;br /&gt;sızıntılarında irinli bir hal varsa da şimdilerde&lt;br /&gt;büyüdüm&lt;br /&gt;büyümekten hazzetmeyerek&lt;br /&gt;akranlarımın tümü riyakârmış diyerek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözlerimde sahnesi düşmüş oyuncu suskunluğu&lt;br /&gt;ne maviyi arayan, ne maviye inanan&lt;br /&gt;adı yok hiçbir soykırımın düşlerimde&lt;br /&gt;soyundukça genişliyor beşer&lt;br /&gt;daha da utanır oluyorum insanlığımdan&lt;br /&gt;giyindikçe benziyorum çokca size&lt;br /&gt;soyumun suskun rezilliğine…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşamak içi doldurulamayan ırgat bir kelime&lt;br /&gt;yaşamaktansa her işi yapardım ölgün ellerimle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içe kıvrık bir deliyim dikenlerimle&lt;br /&gt;tenim zift, yüzüm çamur, beynim katran öfkede&lt;br /&gt;oysa siyahın bile bir ışıltısı var bakmasını bilene&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tufandır suskunluğum&lt;br /&gt;kelimeler var dünyayı açıklayan&lt;br /&gt;dünyamı anlatamıyor hiçbir kelime&lt;br /&gt;öyle çok üşüyorum ki&lt;br /&gt;pahalı gocuklarıyla fildişi kulelere çekiliyor efendiler&lt;br /&gt;molozların altında can veriyor bebeler&lt;br /&gt;kızların bekareti asılıyor direklere&lt;br /&gt;gökte bir yıpranmışlık, mavide bir saçmalık&lt;br /&gt;çöplerde pazartesi uğultusu&lt;br /&gt;tabutumda ayva çiçekleri&lt;br /&gt;ötelerde bir kenti yıkıyorlar&lt;br /&gt;direnen tek dağ yok&lt;br /&gt;bayağıdır izleyenler&lt;br /&gt;öyle çok&lt;br /&gt;öyle çok üşüyorum ki…&lt;br /&gt;kıyamet alameti, kıyım ve emanetleri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bırak bunları diyor ses,&lt;br /&gt;uzandığında&lt;br /&gt;uyumalısın&lt;br /&gt;yoksa su olup aksan faydası yok kirine&lt;br /&gt;ödev ödev üstüne…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doğayı öğütlüyor fetva&lt;br /&gt;tüm bildiklerimi tasnif edip, bilmediklerime tutunuyourm itikatsizce&lt;br /&gt;evcil bir sürüngenim artık&lt;br /&gt;vaktinden evvel kuruyup ölecek&lt;br /&gt;sizse, ne çüreyen tohumu görmezden gelebiliyorsunuz&lt;br /&gt;ne de tohuma ihtimam gösterebiliyorsunuz&lt;br /&gt;“biz”e ait olandan uzak kalmanın çaresizliğiyle&lt;br /&gt;kaçıyorsunuz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa&lt;br /&gt;hiçbir zaman hudutlarım olmadı benim&lt;br /&gt;sesimi duymadınız, fısıltım civarsız mı&lt;br /&gt;denizanası bedenim kaygan, inandınız mı&lt;br /&gt;bir çivi değse kapanırdı yapraklarım&lt;br /&gt;değil onurdan, gururdan insan icadı namustan&lt;br /&gt;yelemde oynaşan geçmiş zaman yaratıklarından&lt;br /&gt;korlarımda köze düşen burçaklardan&lt;br /&gt;tarlalarımdaki yangından…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yüzüm eski&lt;br /&gt;öyle çok&lt;br /&gt;öyle çok üşüyorum ki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insan insan için kurttur**&lt;br /&gt;her ne kadar kurtlar sofrasında bir parça et de olsam&lt;br /&gt;bu insan olmadığım anlamına gelmez benim de&lt;br /&gt;o yüzden,&lt;br /&gt;çehremi kendi karanlığıma gömüp&lt;br /&gt;affediyorum hepinizi&lt;br /&gt;affedin beni siz de…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içimden bir ses geçti nine&lt;br /&gt;uzaklaş diyor uçurumdan iterken itce&lt;br /&gt;acımasız olmak farzdır kinine&lt;br /&gt;yalnızlık sakin kılmaz ruhunu&lt;br /&gt;öfke kimsesiz taşları sarar en çok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçin dışına çıkar&lt;br /&gt;Ölürsün&lt;br /&gt;Birkaç bin kez ölmek gibisi var mı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;illet, terkedilmez yönsemen kıvrımlarında&lt;br /&gt;ulaşmak, niyetinde kuşkulu dönüm&lt;br /&gt;yolculuğun, aksi bir serüven gelişine&lt;br /&gt;varlığın, tahammülsüz unutuş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışında aciz&lt;br /&gt;İçinde sekiz&lt;br /&gt;Ölürsün&lt;br /&gt;Çürüdüğünü ve daha da beter kokmakta olduğunu bilerek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi&lt;br /&gt;bu kezzabımsı paradoksları&lt;br /&gt;ince bir ışıkta yıkık kaşlarına sor&lt;br /&gt;en büyük sualleri sırala sıkıca düğümlerken urganı&lt;br /&gt;buradaydım yaz şiirlerinle bir yerlere&lt;br /&gt;tek izdüşümün bu kalsın&lt;br /&gt;adın ve üzerinde dünya yılı yazılı mezar taşın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geride kalan hiçbir şey yıldırmıyor gidesi olanı&lt;br /&gt;ne yelkovan, ne akrep, ne tıngırtısı&lt;br /&gt;ne soğuk&lt;br /&gt;ne sahipsiz kalmışlığın&lt;br /&gt;casaretim diyorsun&lt;br /&gt;insanlığım olsa&lt;br /&gt;ölürdüm&lt;br /&gt;birkaç bin kez ölmektense, bir kerede şereflice..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içimden bir ölü geçti nine&lt;br /&gt;kötü ve karamsar diyorlar onlar kendi dillerinde&lt;br /&gt;oysa konuşmuyor ki o kimseyle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içimden bir şiir geçti nine&lt;br /&gt;sidik ve zambak kokulu bir inilti&lt;br /&gt;yine yüreğimin yıkıntılarında tozlanacak sessizce…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Bir; delilik de, bilgelik de!&lt;br /&gt;Bilge aydınlığa koşarken, deli karanlığa koşuyor, oysa ikisinin de vardığı yer bir, tüm dünyada ıstırap ve acı içinde bilgelik öğreniliyor, ama aciz bedenler hep aynı yere konuyor!&lt;br /&gt;İhtiras da; her ülkede, her vakitte, her beşer kemiğinde&lt;br /&gt;bir!&lt;br /&gt;aslolan yolculuk&lt;br /&gt;ki o da sidik ve zambak kokulu zehir…)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömür Hihan Akçalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Neruda&lt;br /&gt;**Hobbes&lt;br /&gt;2004 Nisan / İzmir &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-2333132109806119953?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/2333132109806119953/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=2333132109806119953' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/2333132109806119953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/2333132109806119953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2009/03/sidik-ve-zambak.html' title='Sidik ve Zambak...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-6403428961080844017</id><published>2009-03-17T12:40:00.000+02:00</published><updated>2009-03-17T12:41:48.996+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edip Cansever'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Salıncak...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;I&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük bir oda. Bahçeye açılan bir pencere&lt;br /&gt;Ortada bir masa&lt;br /&gt;Yanda bir kapı&lt;br /&gt;Daha birkaç şey: Örneğin bir yunus balığı camdan, bir heykel&lt;br /&gt;Sabah. Duvarda gün tanrıları&lt;br /&gt;Rezneler, sedef otları, küpe çiçekleri görünür pencereden&lt;br /&gt;Görünür ama görünmez&lt;br /&gt;Yani hiçbir şey yerinde değil pek. Bugün ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salı! O bile yerinde değil&lt;br /&gt;Bir bardak, bir sürahi yerinden edilmiştir, nereye koysak&lt;br /&gt;Nereye?&lt;br /&gt;Bilmem!&lt;br /&gt;Bir çıkrık bir zaman dışını kolaçan eder şöyle&lt;br /&gt;İyi. Biz buna bir durumun sınırsız gelişimi diyoruz&lt;br /&gt;Diyoruz; sanki o her şey kadar bir her şeyi getirir, yığar&lt;br /&gt;Çıkrık&lt;br /&gt;Bir su gürültüsü, bir pul koleksiyonu, bir duanın yaratılışı duyulur bu ara&lt;br /&gt;Duyulmaz ama duyulur&lt;br /&gt;Başlar çünkü onlar da; yani pul, su gürültüsü, dua&lt;br /&gt;Başlar bir insan gibi; süreyi, düzeni ölümü taşımaya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah. Duvarda gün tanrıları&lt;br /&gt;Birinin süresiz terlik giyeceği tutmuştur yukarı katta&lt;br /&gt;Aşağıda&lt;br /&gt;İskemle gıcırtısı, ayak&lt;br /&gt;Tütün kokusu, koku&lt;br /&gt;Yaz kelebeği tadında bir soluma&lt;br /&gt;Yer değiştirme, kımıltı&lt;br /&gt;Tekrar soluma&lt;br /&gt;Kadın&lt;br /&gt;Sessizlik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün ışır iyiden iyiye, odanın orta yerinde bir kayalık&lt;br /&gt;Sarı bir kertenkele... onunla her şey bir iki sıçrar, durur&lt;br /&gt;Başkaldırır, düşer&lt;br /&gt;Bir çorak bağırışı, bir taşın ikiye bölünmesi işitilir. Sonra?&lt;br /&gt;Bir su arayışı, bir bozgun... Biz buna benzer her şey diyoruz, her şey her şey&lt;br /&gt;her şey&lt;br /&gt;Çünkü o, kadın&lt;br /&gt;Uzanır, sağar bir yokluğun içinden&lt;br /&gt;Gene bir yokluğu sağlar, üşenmez&lt;br /&gt;Bir gül çukuru tersine döner, bir alev kıyısı doğurganlaşır&lt;br /&gt;Çıkar boş kıyılardan katılaşmış akşamüstleri&lt;br /&gt;Böler o bakışları bir sarkaç gibi binlere&lt;br /&gt;Ama bir zaman gibi değil, bir sarkaç gibi böler&lt;br /&gt;Yani olanlar olmuştur bir kere&lt;br /&gt;Bir kartal donakalmıştır sıcaktan. Bir U sesi duyulur&lt;br /&gt;Yaratılmaya uygun bir ses, U&lt;br /&gt;Uzağa bakar kartal. O kadar bakar ki, bakmaz&lt;br /&gt;Taş kesilmiştir taş, boynu ileri düşmüştür&lt;br /&gt;Tanrım bize bir salıncak!&lt;br /&gt;Çok çabuk geçmek için şu olup bitenleri&lt;br /&gt;Bir daha, bir daha, bir daha&lt;br /&gt;Unutmak unutmak unutmak&lt;br /&gt;Tanrım!&lt;br /&gt;Taş kesilmemek için taş&lt;br /&gt;Bunu evrenin sonsuzluğu diye yorumlar varlığı olmayan bir söz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınsa kımıldamak ister, olmaz&lt;br /&gt;Yer değiştirmek ister, olmaz&lt;br /&gt;Solumak birdenbire&lt;br /&gt;Gene olmaz&lt;br /&gt;Olacak bir şey boşuna aranır, boşuna boşuna boşuna&lt;br /&gt;Bir kaya daha çatlar&lt;br /&gt;Başlar ufacık taşlar yuvarlanmaya&lt;br /&gt;Eser bir silinti, bir sisin dağılışındaki öz&lt;br /&gt;Çıkar o yunus balığı, o heykel&lt;br /&gt;Yaz kelebeği, kapı&lt;br /&gt;Sonra?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;III&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra ne? Sabah! İyi bir gün başlar ne de olsa&lt;br /&gt;Tepeden tırnağa beyazlar giyinmiştir kadın&lt;br /&gt;Ne var ki bir kadın gibi değil, bir aşk, bir umut gibi değil&lt;br /&gt;Bir aralık gibi durur dünyada&lt;br /&gt;İşte bir soru!&lt;br /&gt;Okurken elinde tuttuğu; okumaz, gene elinde tuttuğu&lt;br /&gt;"Önce hep gece vardı" diyen bir kitapla&lt;br /&gt;Biz buna bir sorunun sınırsız gerilimi diyoruz&lt;br /&gt;Diyoruz; çünkü o kadın&lt;br /&gt;Ne yapsa, neye uygulansa&lt;br /&gt;Bir aralıktır şimdi dünyada&lt;br /&gt;Bir aralık, bir aralık!&lt;br /&gt;Yıllanmış ağaç kabuklarında bir yara&lt;br /&gt;Bir geçit, bir su akıntısı, bir bıçak izi&lt;br /&gt;Ve batık gemilerden şimdiye arta kalan&lt;br /&gt;Bir batışın korkunç, ama hiç bitmeyecek izlenimi&lt;br /&gt;Tanrım ona bir salıncak!&lt;br /&gt;Bir gidip bir geliversin diye boşlukta&lt;br /&gt;Umutla, erinçle, tutkuyla&lt;br /&gt;Kendine kendine kendine katlanarak&lt;br /&gt;Hani görmeden daha, bilmeden darıldığı kendine&lt;br /&gt;Tanrım&lt;br /&gt;Ona bir salıncak!&lt;br /&gt;Tam burda&lt;br /&gt;Gözlüklü, kış akşamları yüzlü bir bahçıvan&lt;br /&gt;Sorar o sokak kedisinin dilindeki hızla&lt;br /&gt;Sorar o çiçekleri -bir çiçek olmayan yalnız- sorar sorar sorar&lt;br /&gt;Nereye kadar bilinmez&lt;br /&gt;Hani bir sormasa... korkunç!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani bir çalgıcı vardı, başını çalgısına koymasa uyuyamaz&lt;br /&gt;Sonra?&lt;br /&gt;Sonra ne? İşte bir çamur gibi sıvanmış odaya&lt;br /&gt;Karanlık bir kilisenin&lt;br /&gt;İhtiyar zangoçunun ağzıyla&lt;br /&gt;Günaydın!&lt;br /&gt;İyi bir gün başlar ne de olsa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IV&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi bir gün başlar. Dünyadayız artık. Dünya!&lt;br /&gt;Şu tatlı pencereniz. Sizin. Bunu anlamayacak ne var? Pencere&lt;br /&gt;Tanıklık ediyor işte. Gün mavisi bir şey. Tanıklık ediyor&lt;br /&gt;Pek açık değil. Değil de... Size. Tanıklık ediyor bir de&lt;br /&gt;Bunu evrenin sonsuzluğu diye yanıtlar varlığı olmayan bir söz&lt;br /&gt;Yok canım! kimsenin bir şey dediği yok, söylenmiş bazı sözler yaşıyor, o kadar&lt;br /&gt;İşte&lt;br /&gt;Yaşamış bir kadın yaşıyor orada&lt;br /&gt;Yitmek, hani durmadan yitmek, ulaşmak bir aşkınlığa&lt;br /&gt;Var ya&lt;br /&gt;Orada&lt;br /&gt;Tek imge kayalardır, işte orada&lt;br /&gt;Yaşar hiç konuşmadıklarınız, işte orada&lt;br /&gt;Dışa vurmadıklarınız, şimdi orada&lt;br /&gt;Her şey hep kayalardır; otlar da böcekler de, sular da&lt;br /&gt;Günler de, zamanlar da&lt;br /&gt;-Görünen bir zamandır çünkü orada-&lt;br /&gt;Bir el yana düşmemiş, kaldı ki birden havada&lt;br /&gt;Değilse bir hareket bu, yalnız orada&lt;br /&gt;Orada&lt;br /&gt;Bir ayak boyu yerde, bir kadın&lt;br /&gt;Bırakılmış gibi yıllarca&lt;br /&gt;Tanrım ona bir salıncak!&lt;br /&gt;Taş kesilmesin diye taş&lt;br /&gt;Donakalmasın diye boşlukta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani o balıkçılla yarışan çaylağa&lt;br /&gt;Kırpışan gözleriyle bakan gemici&lt;br /&gt;Gibi&lt;br /&gt;Baksın o da görmeden&lt;br /&gt;Ne çıkar ustaymış, erginmiş uzağı görmekte gözleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrım size bir salıncak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edip Cansever&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-6403428961080844017?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/6403428961080844017/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=6403428961080844017' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/6403428961080844017'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/6403428961080844017'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2009/03/salncak.html' title='Salıncak...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-7792315358725691643</id><published>2009-02-19T01:39:00.007+02:00</published><updated>2009-02-20T16:41:31.040+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yitikmavi'/><title type='text'>...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Zaman yok, anestezi yok, anestezi yok…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçamazsın… Koşabildiğin kadar, koştuğun mesafedir kaçış… Ya sonra?..&lt;br /&gt;Anestezi yok, anestezi yok, yara iltihap kapacak… Kapsın, tuz bas yaraya… *"Acı bakidir" tuz bas… Farkındalığın sadece acın olsun… Farkındalığın sadece o an(ı)n olsun… Ne var ki, tuz da bir yere kadar… Alıştın ne de olsa… Tuzun acısı geçti… Yara biraz kapanır gibi oldu… Oh rahatladın… Bir süreliğine nefes alabilirsin artık… Taa ki duyduğun her müziğin sesinde sızı sızı o sarımsı iltihabın akana kadar… Zaman mı?.. En iyi ilaç ha.. Pehh…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Al eline neşteri… Kan kokusu ağırdır, ama insanın kendi kokusundan ağır değildir… Akan kanın veya iltihabın altında ne var bakalım… Delik deşik edelim organları.. Temizleyene kadar kurcala… Bırak temizleyene kadar kanasın… Belki travma geçirip bitkisel hayata gireceksin… Geçir… Kalır sana iki seçenek… Ya bu operasyondan sağ salim çıkarsın, ya da ölürsün… Sağ salim kalmayı başarabilirsen; acınla yaşamasını, yeri geldiği zaman tebessüm etmesini de öğrenirsin… İster iyi, ister kötü olsun… Düştün, izi kaldı… Sadece o kadar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* "Acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yitikmavi &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;* Feelozof&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;* Haramiler/Mavi Duvar...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://feelozof.wordpress.com/2009/02/18/yarik-kafa/"&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Not: Sevgili Feelozof'un Yarık Kafa adlı yazısına istinaden anlık dalış...&lt;/span&gt; &lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-7792315358725691643?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/7792315358725691643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=7792315358725691643' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7792315358725691643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7792315358725691643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2009/02/blog-post.html' title='...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-5637933380021506528</id><published>2009-01-18T04:45:00.001+02:00</published><updated>2009-01-18T04:46:53.453+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erdoğan Çokduru'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Körebe...</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;İlk kadehi şerefine kaldırıyorum&lt;br /&gt;Son kadehin şerefsiz dediği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar hep gece yarıları oluyor - yirmidörtlerde&lt;br /&gt;Susuk bir yalnızlığım oluyor - anasonlu&lt;br /&gt;Sen aslında yoksun ama gözlerin var&lt;br /&gt;Ama gözlerinin kalleş seslenişi var yol ağızlarında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kentler dufy’den böyle&lt;br /&gt;Böyle çıt kırıldım böyle korkak&lt;br /&gt;Sonra bütün ışıkları söndürmek işten değil&lt;br /&gt;Ellerini ayaklarını mesela -yani seni- işten değil&lt;br /&gt;Biz nasıl olsa hiçiz biliyorsun - olan çiçeklere oluyor&lt;br /&gt;Biliyorsun bir yumduk mu gözlerimizi açmamacasına&lt;br /&gt;Olan gökyüzüne oluyor - kahrımıza yetmiyor maviliği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da ellerini sallama rıhtımlarda&lt;br /&gt;Dudaklarını ısırıp ısırıp ağlama yenileceğim&lt;br /&gt;Üstelik son yenilgim olacak haberin olsun&lt;br /&gt;Bu bir kaçış değil - bir kurtuluş hiç değil&lt;br /&gt;Belki de bir arayış bir körebemsi yaşantıda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyisi mi indir perdelerini - bir başına çoğalırsın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erdoğan Çokduru&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-5637933380021506528?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/5637933380021506528/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=5637933380021506528' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/5637933380021506528'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/5637933380021506528'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2009/01/krebe.html' title='Körebe...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-6877291479646266359</id><published>2009-01-15T12:46:00.004+02:00</published><updated>2009-01-15T12:51:32.615+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaan İnce'/><title type='text'>Barut Kokusuyla Hesaplaşma...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;Suskunluk bazen en büyük sesleniştir&lt;br /&gt;Coşku çırpıntılar toplamı değil&lt;br /&gt;Öfkeyi aklın kınında büyütmektir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki bir rastlantı fısıldar ayrılığı&lt;br /&gt;Belki etimi kemiğimi talan eden sızıyla&lt;br /&gt;Esmer gün sağanak halinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyeydi bu kendini bilmez sancılar damarlarımdaki&lt;br /&gt;Ve neyeydi iblislerin hıncı&lt;br /&gt;Bekleyişimin içine sarkan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı üzgün yürekler emziriyor&lt;br /&gt;Pıhtılaşmayan direncimizi&lt;br /&gt;Aynı akıntı aynı gümbürtüyle&lt;br /&gt;Aynı çağlayandan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gül değmemiş gözbebeklerine&lt;br /&gt;Kurşun yaraları düşer ömrümün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaan İnce&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-6877291479646266359?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/6877291479646266359/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=6877291479646266359' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/6877291479646266359'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/6877291479646266359'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2009/01/barut-kokusuyla-hesaplama.html' title='Barut Kokusuyla Hesaplaşma...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8107642131542208354</id><published>2008-12-26T19:50:00.003+02:00</published><updated>2009-01-08T11:57:28.617+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aslı Ardıç'/><title type='text'>Periler, Şarkılar, Büyücüler...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Büyümüşte küçülmüş düşlerimde&lt;br /&gt;Evvel zaman içinde militan bir aşk büyüttüm&lt;br /&gt;Gece soluğumu kesip,&lt;br /&gt;Avuçlarıma kanayan birkaç hece bırakana dek&lt;br /&gt;Usuma düşen hiçbir sanrıya yüz vermedim&lt;br /&gt;Küçüldüm, gitgide küçüldüm&lt;br /&gt;Periler salıncak kurup sallandı saçlarımda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün günlerden -ıssızlık-&lt;br /&gt;Pembe panjurlu evin tavan arasında oynaşan fareler bile ıpıssız&lt;br /&gt;-Anne bakışlarında üşüyen bir çocuğun düşü kadar savunmasızım-&lt;br /&gt;Üsküdar kaçkını bir zamparanın&lt;br /&gt;Sol bacağındaki kesik kadar soğuk…&lt;br /&gt;Mazinin meziyetli hallerimden&lt;br /&gt;Ve sersem imgelerimden alıp veremediği bir şeyler olmalı.&lt;br /&gt;/Bir bakışa asılı kalıp,&lt;br /&gt;Ruhumu gökyüzünden süzülen renklerde yüzdürüyorum/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman dirilirken, sesler dinginleşiyor&lt;br /&gt;-Renklerin suya düşen tenhalığıyla örtüşüyor ruh-&lt;br /&gt;Sakar büyücü güneşi törpüleyip,&lt;br /&gt;Pejmürde aşkları tütsülerken&lt;br /&gt;Ölüm döşeğindeki bir tanrının en son repliğini duymazdan geliyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilık bir yağmuru bütün gücümle sarmalayıp&lt;br /&gt;Nar bahçelerinde yılışık bitkilerle söyleşiyorum&lt;br /&gt;Sanki evren zil zurna kelimelerimi hiçliyor gibi&lt;br /&gt;Sanki tuhaf gezegenler dönüp duruyor başımda&lt;br /&gt;Ruhumun çelimsiz melodileri otuz iki yerinden bıçaklıyor beynimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanı rengarenk boyayan büyücüler&lt;br /&gt;Kıvrak danslarıyla şarkılar söyleyen çingeneler,&lt;br /&gt;Ve masal kahramanlarına adamakıllı söven bir dilenci&lt;br /&gt;Gökten üç elma düşürüyor bu şiirin duldasına…&lt;br /&gt;-Islak şiirler ayaza dönüyor yüzünü-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıldızlar uğulduyor, ay kendinden geçmiş&lt;br /&gt;Caddelerde yalınayak dolaşıyor insanlar&lt;br /&gt;-Hıçkıran bir senfoninin eşliğinde diz çöküyor periler-&lt;br /&gt;Sorgular taşıyor tarihlerden&lt;br /&gt;Sessice gidiyor yelkovan&lt;br /&gt;Açlığım vuruyor denize…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslı Ardıç&lt;br /&gt;Temmuz-Eylül2008&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="WIDTH: 300px"&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/zeGbrfliFY" width="300" height="110" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;div style="PADDING-RIGHT: 1px; PADDING-LEFT: 1px; PADDING-BOTTOM: 1px; PADDING-TOP: 1px; BACKGROUND-COLOR: #e6e6e6"&gt;&lt;a href="http://ads.imeem.com/ads/banneradclick.ashx?ep=3&amp;amp;ek=zeGbrfliFY"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8107642131542208354?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8107642131542208354/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8107642131542208354' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8107642131542208354'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8107642131542208354'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/12/periler-arklar-bycler.html' title='Periler, Şarkılar, Büyücüler...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-186787720935844547</id><published>2008-12-21T15:25:00.001+02:00</published><updated>2009-01-09T00:47:58.409+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nilgün Marmara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Değmedikleri Yerde Bahçeler...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;Dinlerken ay kendini buhurdandan savrulan&lt;br /&gt;yanık ünlemlerle,&lt;br /&gt;Dalgın tireler eski bir sıcak taş üzere&lt;br /&gt;uzanmışken, unutmuşken direnmeyi&lt;br /&gt;biricik umutsuzluk açısında,&lt;br /&gt;Bu yanlış halkada kendine kapanan şakra&lt;br /&gt;geri dönmeyecek şerareyi arıyor;&lt;br /&gt;kara bir ölüm bilyasını ölçerek gelen su ve&lt;br /&gt;avcıotlarında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koştu su yaman bir gökdil zarfında, ağladı.&lt;br /&gt;Açtı. Yeni bir kalem denli.&lt;br /&gt;Bir çeşmenin ağzında yiten safir lapisi&lt;br /&gt;mor bir cesetin burnuna takılmış buldu.&lt;br /&gt;Çökertti tetikte duran yıkım alanlarını da.&lt;br /&gt;Bedenlerin karmaşık ikliminde can çekiştirdi biçimi,&lt;br /&gt;Her kılıkta cirit atan bir imparatoriçenin emrinde.&lt;br /&gt;Aynada güreşen bir ağaca, bir güneşe takılarak&lt;br /&gt;saçlara dolanan dudağı kustu suçunu, porselen&lt;br /&gt;duvarlara gizlenmiş kahverengi masalların,&lt;br /&gt;suskun bir tansökümünde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi varacağı boy sezilemez.&lt;br /&gt;Solgun bir mum mavisidir belki,&lt;br /&gt;belki yaşayakalan ölümdür,&lt;br /&gt;bütün yanık ünlemler tekrarında! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nilgün Marmara&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-186787720935844547?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/186787720935844547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=186787720935844547' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/186787720935844547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/186787720935844547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/12/demedikleri-yerde-baheler.html' title='Değmedikleri Yerde Bahçeler...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3479010735825304182</id><published>2008-12-21T15:23:00.002+02:00</published><updated>2009-01-09T00:48:20.665+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nilgün Marmara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>17.</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;organlar dolaşıyor en şık urbalarıyla&lt;br /&gt;yanlarında sürüdükleri salya sümük orgazm itleri&lt;br /&gt;kusarken doğal sevinin göz ucuna&lt;br /&gt;korkunç ve vahşi tayları dizginlenemeyen ten&lt;br /&gt;düzüşme eğrilerinin ve ölü seviciliğinin bokunu çıkarırdı&lt;br /&gt;yaşayan değil ölü ya da yarı ölü bedenler&lt;br /&gt;organları uğruna cinayetler işler cinnetler geçirirken&lt;br /&gt;vajina suratlı dişiller fallus suratlı eriller&lt;br /&gt;dayandıkları ve bastırdıkları bedenlerin çöküntüleri altında&lt;br /&gt;inlerlerdi&lt;br /&gt;inleyiş küçük arı ve şirret inleyiş yalan duyguların&lt;br /&gt;kaypak hazlarında vahşi bir söylendi&lt;br /&gt;kentin caddelerinde çıngırak dilli çığırtkanların ete daveti&lt;br /&gt;daha da azdırırdı kızışmış organları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fantezi ve düzüşme pratiklerinin ortasında&lt;br /&gt;kan gülümseyen bir vajina içine alacağı bir fallus ararken&lt;br /&gt;en köhne fallusun kalkık burnu estetik bir anıttı&lt;br /&gt;birbirine giren ve çıkan bedenlerin dili&lt;br /&gt;oral çağrışımlarla zenginleşirken her şey&lt;br /&gt;bacak aralarına sıkıştırılmış kapitalist bir tüketim çılgınlığıydı&lt;br /&gt;cıngılında ideal bedenlerin sunulduğu&lt;br /&gt;perde gerisi buyruklarda bir fare zehiri bile&lt;br /&gt;klitoris anlamlandırma düzeyinde hoş bir bedenin&lt;br /&gt;bacak arası merkezinde pazarlanıyordu&lt;br /&gt;aslolan pazarlamanın ve metanın gücüydü&lt;br /&gt;aşırı boyanmış ve gülümseyen o kızıl rujlu vajina&lt;br /&gt;libidosuna söz geçiremeyen azgın semirmiş ve kalkık fallus&lt;br /&gt;anıtsal betimiydi zamanın çağın ve çürüyüşün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşanan; nasıldı ki?.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nilgün Marmara&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3479010735825304182?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3479010735825304182/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3479010735825304182' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3479010735825304182'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3479010735825304182'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/12/17.html' title='17.'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-437396516487279453</id><published>2008-12-12T03:37:00.005+02:00</published><updated>2009-01-09T00:42:41.994+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlhan İrem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Krizalit Kristalin...</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;object height="344" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/QD66BbIy92c&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/QD66BbIy92c&amp;hl=en&amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt;Rüzgar çanı sesli bir uçurumda&lt;br /&gt;Krizalit Kristalin&lt;br /&gt;Hiç görmediğim birşeye benziyordu.&lt;br /&gt;Gölgeler diyarı,&lt;br /&gt;İç içe geçmiş labirent bilmeceler&lt;br /&gt;Hızla beliren tuhaf/anlamsız şekiller&lt;br /&gt;Krizalit Kristalin kaybolup gidiyordu.&lt;br /&gt;Rüzgar çanı sesleri uğuldarken durdum.&lt;br /&gt;Ruhum bedenimden geçip giderken&lt;br /&gt;Kendime baktım.&lt;br /&gt;Krizalit Kristalin neydi&lt;br /&gt;Krizalit Kristalin ben neydim&lt;br /&gt;Uğultular büyüyordu&lt;br /&gt;Krizalit Kristalin&lt;br /&gt;Beni içine alıyordu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz - Müzik: İlhan İrem Seslendiren: Hansu İrem&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-437396516487279453?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/437396516487279453/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=437396516487279453' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/437396516487279453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/437396516487279453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/12/krizalit-kristalin.html' title='Krizalit Kristalin...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-1827869857519967010</id><published>2008-12-09T02:37:00.000+02:00</published><updated>2008-12-09T02:38:33.915+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaan İnce'/><title type='text'>Aykırı...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;düş dağınıklığında yatağım&lt;br /&gt;gözlerimde diş izleri&lt;br /&gt;katıksız bir ölüm&lt;br /&gt;gecede çoğalan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve yattığım yerdeki&lt;br /&gt;acının motiflerinde&lt;br /&gt;kanar oyası yüreğimin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zamanla dayanağımı kopardığımda&lt;br /&gt;varoluşa aykırıydım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;özlem cinayetleri&lt;br /&gt;karaya demir atan&lt;br /&gt;büyür seslerde kin&lt;br /&gt;tersine dönerken&lt;br /&gt;masaüstü takviminde saniye&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve müthiş bir yokluk&lt;br /&gt;öykülerden alınıp&lt;br /&gt;gömülür son esrarlı dağa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kız kaçıran bir umudun&lt;br /&gt;ışıltısı dolunayda&lt;br /&gt;ezberletir tüm şiirleri&lt;br /&gt;yalnızlığıma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdilik misafirim doğada&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: KAN, İzlek Yayınları, Mart 1997&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-1827869857519967010?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/1827869857519967010/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=1827869857519967010' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1827869857519967010'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1827869857519967010'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/12/aykr.html' title='Aykırı...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3765357822733325232</id><published>2008-12-07T02:29:00.000+02:00</published><updated>2008-12-07T02:30:12.065+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nilgün Marmara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Savrulan Beden...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Pek az zamanı kaldı bu zora koşulmuş bedenimin,&lt;br /&gt;Olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi...&lt;br /&gt;Tüy, kan ve hiçbir salgıyı düşünmeden,&lt;br /&gt;Kesmeliyim soluğunu doğmuş olmanın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl da biçilmiş kaftan ölüm&lt;br /&gt;bu solgun yürek için.&lt;br /&gt;Sevinçlerle sevinçleri bağlamayan zaman bir.,&lt;br /&gt;bir boz köprü ve onun dayanılmaz gölgesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yitiyor işte gözardı edilen bedenim,&lt;br /&gt;Olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi...&lt;br /&gt;Dost, ana baba ve hiçbir umudu düşünmeden&lt;br /&gt;Doğramalıyım bu tiksinç vücudu beynimle!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilirmiydim yaklaşan karanlığı daha önceleri,&lt;br /&gt;Son verilebilir yaşamın benimki olduğunu?&lt;br /&gt;Şendim, şendim ben,&lt;br /&gt;Kahkaham insanları ürkütürdü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanı azaldı artık, zorlanmış bedenimin,&lt;br /&gt;Olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi...&lt;br /&gt;Aşk, bağ ve hiçbir utkuyu düşünmeden,&lt;br /&gt;Kalıvermeliyim öylece kaskatı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ocak, 1982&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nilgün Marmara &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3765357822733325232?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3765357822733325232/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3765357822733325232' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3765357822733325232'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3765357822733325232'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/12/savrulan-beden.html' title='Savrulan Beden...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-2026749115449991957</id><published>2008-11-25T00:30:00.002+02:00</published><updated>2008-11-25T00:39:31.929+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pablo Neruda'/><title type='text'>Bu Gece En Hüzünlü Şiiri Yazabilirim...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim&lt;br /&gt;Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu&lt;br /&gt;Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta&lt;br /&gt;Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.&lt;br /&gt;Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim&lt;br /&gt;Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.&lt;br /&gt;Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece&lt;br /&gt;Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında&lt;br /&gt;Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim&lt;br /&gt;O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.&lt;br /&gt;Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla&lt;br /&gt;Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.&lt;br /&gt;Ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana&lt;br /&gt;Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.&lt;br /&gt;Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana&lt;br /&gt;Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri.&lt;br /&gt;Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca&lt;br /&gt;Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi&lt;br /&gt;Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim&lt;br /&gt;Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona&lt;br /&gt;Ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.&lt;br /&gt;O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla&lt;br /&gt;Artık sevmiyorum ya severim belki yine&lt;br /&gt;Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda&lt;br /&gt;Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü&lt;br /&gt;Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki bana verdiği son acıdır bu acı&lt;br /&gt;Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pablo Neruda&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#990000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-2026749115449991957?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/2026749115449991957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=2026749115449991957' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/2026749115449991957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/2026749115449991957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/bu-gece-en-hznl-iiri-yazabilirim.html' title='Bu Gece En Hüzünlü Şiiri Yazabilirim...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3057789272164394246</id><published>2008-11-22T21:34:00.001+02:00</published><updated>2008-11-23T01:13:21.551+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edip Cansever'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Oda...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Gün günden odamın şeklini alıyorum&lt;br /&gt;İşliyorum bu iniltili varlığı yeniden&lt;br /&gt;Kimbilir, duyuyorum yazgısını belki de&lt;br /&gt;Kuru bir dal parçasını içinden yiye yiye&lt;br /&gt;Dal olan bir böceğin&lt;br /&gt;O garip yazgısını&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne ölüme benzer ne ölümsüzlüğe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edip Cansever...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3057789272164394246?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3057789272164394246/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3057789272164394246' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3057789272164394246'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3057789272164394246'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/oda.html' title='Oda...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-2067061422778959608</id><published>2008-11-21T00:47:00.002+02:00</published><updated>2008-11-23T01:19:07.113+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nilgün Marmara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;Bundan böyle baktığımda gömütsü ince boşluğa bile-&lt;br /&gt;mem martılar neye göre toplanırlar bilemem dizle-&lt;br /&gt;rim neden çözülür böylesine güçsüzleşir dolaşımı ka-&lt;br /&gt;nımın uyuşurum bunca değişken mavinin görümün-&lt;br /&gt;de uçarım ve karşı kıyı tehdit okunu kırdıkça suna-&lt;br /&gt;ğım orasıdır pek sık çiçeklerle ve cesetlerle giderim&lt;br /&gt;iyice daha sunmaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ödünç aldım kokunu kendi tenimde,&lt;br /&gt;sen kokuyor yüzeyi bedenimin&lt;br /&gt;her gözeneği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açar açmaz arkı daldı bir bir kelebek içeri,&lt;br /&gt;Döndün sandım beyazı görünce,&lt;br /&gt;Birleştirerek tenimden yayılan&lt;br /&gt;koku ile&lt;br /&gt;uçanın sonsuzluk imgesini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tutuyorum sevi çanını ellerimde,&lt;br /&gt;Vurgusu ben'e dönük, yankısı çocukluğa.&lt;br /&gt;Kendi ışıltısı deviniyor kendinde&lt;br /&gt;katlanarak doyumu&lt;br /&gt;töze doğru yayılıyor&lt;br /&gt;başkayla aramızdaki&lt;br /&gt;kimsesizliğe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi hayır derken&lt;br /&gt;sevişiyorum seviyle ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nilgün Marmara&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-2067061422778959608?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/2067061422778959608/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=2067061422778959608' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/2067061422778959608'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/2067061422778959608'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/blog-post.html' title='...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-1494957677205266951</id><published>2008-11-21T00:37:00.003+02:00</published><updated>2008-11-23T01:19:24.445+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ömer Serdar'/><title type='text'>Kaz Dağlarından Maviye Dek...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6666cc;"&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;herkesin gecesi diyelim&lt;br /&gt;şöyle başlasın&lt;br /&gt;önce ürperten karanlık bir yatak&lt;br /&gt;yolu yok uyuyacaksın&lt;br /&gt;kaz dağlarından maviye dek&lt;br /&gt;sana hüzzam makamında endişeler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimi zaman güneşli bir kıyısın&lt;br /&gt;yalnız bir çocukta&lt;br /&gt;zamanla kirleneceksin sintine atıklarından&lt;br /&gt;uzak denizlere özlemin yüzünden&lt;br /&gt;bir düş diyelim&lt;br /&gt;göreceksin&lt;br /&gt;yarı açık gözlerinde&lt;br /&gt;kara perdelere sürünen acıklı renkler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dev küvetinin içine mavi tıkıştırmış&lt;br /&gt;körfez ardındaki&lt;br /&gt;belden aşağısı beyaz dağlar&lt;br /&gt;tül gizeminde çekici&lt;br /&gt;gölgelerle koyulmuş yerleri&lt;br /&gt;bir iç deniz diyelim&lt;br /&gt;irkileceksin&lt;br /&gt;gece kıpırdayacak korkulu adımlardan&lt;br /&gt;üzerinde yürüyeceksin tedirgin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gittikçe ikileşeceksin&lt;br /&gt;gölgelerin güven giyinecek&lt;br /&gt;ay düşecek kimi yerlerine&lt;br /&gt;giysin maviye çalık ak desen&lt;br /&gt;duvar duvarlığını bilecek&lt;br /&gt;gece geceliğini&lt;br /&gt;sana sarıldıkça onun olacaksın&lt;br /&gt;kuşkuların yedi emin’ e emanet&lt;br /&gt;zorla alacak seni&lt;br /&gt;al halkalara bezenmiş bileklerinden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dönüşümler diyelim&lt;br /&gt;yalnızlık mı diyorsun&lt;br /&gt;diyorum ki&lt;br /&gt;dünyadaki tek yalnızsındır sen&lt;br /&gt;yüksek tepeler, yamaçlar, vadiler, düzlükler, kıyı kuşları, deniz kenarları&lt;br /&gt;ve suya yürüyen yengeçler, mercanlar, su canlıları&lt;br /&gt;karanlık suyladırlar&lt;br /&gt;tersine oluşumlarından&lt;br /&gt;çoğaltırlar bizleriyse&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir çırpıda geçti işte&lt;br /&gt;saat kalk çalıyor israfil’ in nefesinden&lt;br /&gt;geceden sıyrılabilirsin artık&lt;br /&gt;yeniden kavgalara, yeniden güneşlere&lt;br /&gt;sabahlara angın seslerini düşle uyanışının&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gelip geçti diyelim&lt;br /&gt;herkesin gecesi uykuların&lt;br /&gt;yolu yok yine gelecek&lt;br /&gt;balık kokusu, ağ sarmalı, saz kulübesi, çam gölgesi, tuz bedeni, güz hüznü&lt;br /&gt;ve tan söküşü, ay dönümü, can bedeni&lt;br /&gt;her sabahla yeniden gelecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;söz tükendi&lt;br /&gt;karada gece çoktan renk örtündü&lt;br /&gt;kasırgaların boz girdaplarında sabahlanamaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karanlık gece&lt;br /&gt;şimdi şen ve esen bir yurt gibi sarıl bana&lt;br /&gt;ki kulağıma fısıldadığın tüm adların&lt;br /&gt;hakkını vermeye sulara döneyim&lt;br /&gt;hükmünü vermeye döneyim&lt;br /&gt;kaz dağlarından maviye dek&lt;br /&gt;ölüm gibi sonu yok uyanışının&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömer Serdar&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-1494957677205266951?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/1494957677205266951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=1494957677205266951' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1494957677205266951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1494957677205266951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/kaz-dalarndan-maviye-dek.html' title='Kaz Dağlarından Maviye Dek...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-5063217698417597454</id><published>2008-11-12T15:34:00.002+02:00</published><updated>2008-11-23T01:20:19.842+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nilgün Marmara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Bana Doğru Gelen Kim?...</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Bana Doğru Gelen Kim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'BANA DOĞRU GELEN KİM? 'YA DA&lt;br /&gt;ŞİMDİKİ ZAMANDA&lt;br /&gt;BİR MOBİL, BİRİNCİ TEKİL ŞAHIS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dökülmüş bedenim kimyasına pirincin, yokedilerek kalsiyumun büyüsü yazgım belirlenmiş.&lt;br /&gt;Her an, hoş geldin diyorum bana doğru gelene, dalgalanan duygularımla. Sarkıyorum&lt;br /&gt;tavandan (bir tavan varmışçasına) yeryüzünün (varolduğunu umarak) renklerini bilmeme&lt;br /&gt;karşın - lal rengi, çivit mavisi ve sarı - ve onların yalanlamalarını - tutku, dinginlik ve ölüm -&lt;br /&gt;kendimle işaretliyorum yanı, yöreyi - bir aşağı bir yukarı, bir yukarı bir aşağı, sağ sol, sağ sol.&lt;br /&gt;Yönlerin bulanıklığında bir sorumluluk bu! Uluma geri tepiliyor böylece, bana doğru gelene&lt;br /&gt;karşı! Bir iskeletler zinciri tutuyor beni havada, uzay konusunda bir unutkanlık yüklemeye ve&lt;br /&gt;devindiğim cılız önlemleri yıkmaya çalışarak. Soğukkanlı bir çaba! Ben, kusursuz bir porte&lt;br /&gt;olmayı yeğlerdim, oysa. İşte şuracıkta, özlüyorum sol anahtarımı ve notalarımı. Umursamam,&lt;br /&gt;nereye dağılırlarsa dağılsınlar, daha sonra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik, hava akımının istencine boyun eğmişim, sinekler ırzına geçerken uzantılarımın,&lt;br /&gt;sürdürüyorum dansımı bu dikey tabut içre, günden geceye, geceden güne, ben tümünü ezip&lt;br /&gt;geçinceye ve 'Bana doğru giden kim? ' in yatay bilgisine ulaşıncaya dek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nilgün Marmara&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-5063217698417597454?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/5063217698417597454/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=5063217698417597454' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/5063217698417597454'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/5063217698417597454'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/bana-doru-gelen-kim.html' title='Bana Doğru Gelen Kim?...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-7568976622953330955</id><published>2008-11-10T11:41:00.004+02:00</published><updated>2008-11-23T01:23:17.758+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaan İnce'/><title type='text'>Gizdüşüm...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt;Boşlukta kemiklerin kanattığı karanlık: Sürekli,&lt;br /&gt;geceye bölünen saatlerin asıldığı yer. Kıyı boyunca&lt;br /&gt;çalınan sabah: Esrik tin. Sehpada unuttum başımı, us yitik.&lt;br /&gt;Divansızların bembeyaz ayetleri gibi peşin hüküm giydik.&lt;br /&gt;Gözlerim deniziğnesi.&lt;br /&gt;Kırıl benliğimin benli gözenekleri&lt;br /&gt;İçinde, sürgünlerin gizli sessizliği.&lt;br /&gt;Alnıma dayarım güz görümlük ömrümü, seherin cılız eliyle.&lt;br /&gt;Uzaktaki vahşi güle hüzün kokarım. Ve ölüm ardıma leke&lt;br /&gt;düşer, gözlerimden çekilen sıcaklık korkuluk yüzümde&lt;br /&gt;soğur soğur, iki kaş arasında yenilir kendine uzun yol.&lt;br /&gt;Çiçek tüter düşler karanlığı kısıp pencerede&lt;br /&gt;gök uçurtma çeker yıldız çölüne&lt;br /&gt;Bir ışık örtüsü açılacak göğe, acılaşan gecede; suya ateş&lt;br /&gt;düşüp kirpiklerime gömülecek, yüzüme sıkışmış erguvan&lt;br /&gt;ölüleri. Dilenci kızlara serpinti yağmurun kırık sesi.&lt;br /&gt;Ay batışı gözlere iki ezgi gibi hüzün çökerim, tetikte&lt;br /&gt;yalnız kalan gölgemle. Sıkıntımın yıldız sefası, n'olur&lt;br /&gt;kapatma kollarını, sakalıma basma sabah. Denk cepheli&lt;br /&gt;çalışmalar ederi kadar başlık paramız, asmayın bizi.&lt;br /&gt;Güvencin uçuşu, alabildiğine rüzgâr;&lt;br /&gt;gez arpacık göz tetikte.&lt;br /&gt;Ölüm açmazda bekleyen kuş seslerine sağanak: Bakire&lt;br /&gt;umutlar. Görünmez viranlığım. Çiğ damlacıkları...&lt;br /&gt;Soluğunda sevişen fesleğenlerin, üç kulaç kurşuni sudan&lt;br /&gt;gözlerini saran kokusu; sendeleyen hoş bir yaşam,&lt;br /&gt;inanç yüklü gülüşlerde. Gecenin sararmış mühründe billurlaşan&lt;br /&gt;sessizliğe dolunay doğarım.&lt;br /&gt;Düş artık yakamdan&lt;br /&gt;güneş kırıklarına dadanan sevda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaan İNCE&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-7568976622953330955?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/7568976622953330955/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=7568976622953330955' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7568976622953330955'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7568976622953330955'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/gizdm.html' title='Gizdüşüm...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-2611444511543392456</id><published>2008-11-08T03:45:00.002+02:00</published><updated>2008-11-23T01:23:53.355+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nilgün Marmara'/><title type='text'>Pavor Nocturnus Ya da Delikli Uykular...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Yüzü olmayan bir palyaço, elleriyle olmayan yüzünü örtüyor ve ağlıyor. İçerden ağlıyor ve ölüyor. Zaman yüzünü eskitemez çünkü yüzü yok! Yok yüzlü palyaçonun giysisi olması gerektiği gibi oysa, kabarık yakalar ve renk renk kareli tulumu. Yüzüyorlar, saydam ve ılık suyun içinde, şiddetle. Yukarıdan görülüyor bedenleri yarım, belden aşağıları yok. Hızla kayıyorlar sıvının içinden, adaya vardıklarında kollarıyla tırmanıyorlar kesik bedenlerini yukarı çekerek adamlar... Benle benim aramdaki farkı görebiliyor musun?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Nilgün Marmara&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-2611444511543392456?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/2611444511543392456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=2611444511543392456' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/2611444511543392456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/2611444511543392456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/pavor-nocturnus-ya-da-delikli-uykular.html' title='Pavor Nocturnus Ya da Delikli Uykular...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3809289074057859337</id><published>2008-11-08T03:42:00.001+02:00</published><updated>2008-11-23T01:24:21.566+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nilgün Marmara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Ancak Yazgıdır Bu...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;Sen ne getirdin bana çocukluğundan?&lt;br /&gt;şen kahkahalar ulumalar dona kalmalar mı?&lt;br /&gt;Üzüncün senin hangi çağrışımlara uzandı&lt;br /&gt;benim eskil saatlerimde?&lt;br /&gt;geçmişsiz ve geleceksiz suç sevinçleri,&lt;br /&gt;deniz kıpırtılarınca yürek dalgalanmaları?&lt;br /&gt;titreyerek uçurulan köpükten balonlar,&lt;br /&gt;anlık aşkın tasarımlar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nasıl bir ak konutun isteklendiricisi oldun&lt;br /&gt;anılarıma düz baktıran&lt;br /&gt;ah, ben pembe fistanımla kuşanırdım&lt;br /&gt;dantelalı tafta yumuşaklıkla&lt;br /&gt;savaşırdım kovmaya, çifte yetkeyi&lt;br /&gt;hiçlemeye annemi ve uykuyu&lt;br /&gt;öğle sonlarında ürkünç odaların!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diledin mi yanında tümden varolmayı an için&lt;br /&gt;ve bir kaç sonrasında hiç yokmuşçasına&lt;br /&gt;beklememeyi bir şey çevremdekilerin uyumundan başkaca?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yok böyle bir şey yok!&lt;br /&gt;sunduğun sağaltımı kaçkın bir geçmiş,&lt;br /&gt;sayrılık tutsağı bir gelecek duyumu bulanık,&lt;br /&gt;sisi varlığının üzünç kanıtı bir vaktin&lt;br /&gt;şimd'i_&lt;br /&gt;beni bağışlayan sarsan&lt;br /&gt;aşan bizleri mor birliktelik…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nilgün Marmara &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3809289074057859337?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3809289074057859337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3809289074057859337' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3809289074057859337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3809289074057859337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/ancak-yazgdr-bu.html' title='Ancak Yazgıdır Bu...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-1757930432951041106</id><published>2008-11-07T14:49:00.004+02:00</published><updated>2008-11-23T01:24:54.412+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Metin Altıok'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Rüzgarın Yırtık Yeri...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı,&lt;br /&gt;sen kimin yetimisin,&lt;br /&gt;kimi bekliyorsun durduğun yerde?&lt;br /&gt;sağır bir günün sonunda dilsiz bir gece&lt;br /&gt;sarıp sarmalıyor seni,&lt;br /&gt;gökyüzü gıcırtıyla kapanıyor üstüne.&lt;br /&gt;bak ömrün yarılandı,&lt;br /&gt;karanlığı kullanmayı öğrenmelisin.&lt;br /&gt;yazısı akmış ıslak bir sayfa elinde,&lt;br /&gt;yara bere içinde morarıyor şiirlerin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık tutunacak kimsen kalmadı,&lt;br /&gt;nasıl biliyorsan öyle düğümle zamanı.&lt;br /&gt;bütün ölümleri gör,&lt;br /&gt;birini evlat edin kendine.&lt;br /&gt;oysa sen, boş bir kabın taş darası.&lt;br /&gt;yine de denkleştirip gidiyorsun hayatı.&lt;br /&gt;tuzağa yem, hançere bağ oluyorsun.&lt;br /&gt;zehire katıyorlar seni, şair ne duruyorsun&lt;br /&gt;gemilere bin, trenlere atla.&lt;br /&gt;kimsenin umursamadığı, hiçbir işe yaramayan&lt;br /&gt;kaldır şu gereksiz tanıklığı ortadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne kadar tıkasan kulaklarını,&lt;br /&gt;duymamaya çalışsan&lt;br /&gt;göğsünde bir titreşimdir konuşmaları.&lt;br /&gt;görmesen seslerden anlıyorsun.&lt;br /&gt;kazdıkları çukuru, ördükleri duvarı.&lt;br /&gt;çakılısın buzdan çivilerle&lt;br /&gt;boynu bükük bir haçın üstünde.&lt;br /&gt;yerde buluyorsun kendini her sabah,&lt;br /&gt;yeniden gerilmek üzere,&lt;br /&gt;saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı&lt;br /&gt;daha ne bekliyorsun durduğun yerde?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;katmerli yalanı gördün, yalınkat gerçeği,&lt;br /&gt;bilicinin ürpererek söylediği&lt;br /&gt;sevgi gereksinimlerini gördün kimilerinin,&lt;br /&gt;tırnaklarını denemek için&lt;br /&gt;yılanın deri değiştirmesini,&lt;br /&gt;gülüşün kurdunu, sineğini gözün;&lt;br /&gt;yüreğinde bir ağaç gürültüyle devrilirken,&lt;br /&gt;aksayarak yürüyen umudun arkasından&lt;br /&gt;gülün kanayan hüznünü gördün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte tanıksın ölümün pazarlık ettiğine&lt;br /&gt;toptan ve perakende,&lt;br /&gt;pantolon ütüsünün keskinliğine,&lt;br /&gt;bozulup bütünlenmesine paranın,&lt;br /&gt;mevsimsiz bir çocuğun kekre yüzüne,&lt;br /&gt;yabancı işçiliğine martının&lt;br /&gt;deniz olmayan bir uzak ülkede,&lt;br /&gt;daha binlerce, binlerce şeye.&lt;br /&gt;yaz bunları ve imzala sana yetecekse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bana delik deşik bir yürekle&lt;br /&gt;pası küflü, çürümeyi söyle.&lt;br /&gt;yangın yerlerinin katran gözyaşlarını,&lt;br /&gt;bana göçüğün kırık kemiklerini,&lt;br /&gt;sancısını suyun, rüzgarın yırtık yerini&lt;br /&gt;ve bunlardan payına düşeni söyle.&lt;br /&gt;ne kadarı kaldı babandan,&lt;br /&gt;sen ne ekledin üstüne,&lt;br /&gt;acının sana getirdiği ürem ne?&lt;br /&gt;şair bana mutluluktan söz etme,&lt;br /&gt;beyaz baston kullanan bir dille.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte tanıksın daha nelere?&lt;br /&gt;testi gömüyorlar göğsüne eskisin diye,&lt;br /&gt;keçe gibi kimi zaman, parlatmak için&lt;br /&gt;bakır kaplara sürüyorlar seni&lt;br /&gt;şair hiçbir tansık bekleme,&lt;br /&gt;dolaş yıkıntılar, çöplükler içinde,&lt;br /&gt;sen ey gülünç ve deli mesih;&lt;br /&gt;ölmeyi bilmediğine göre,&lt;br /&gt;saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı&lt;br /&gt;pelteleşmiş yapışkan haçını&lt;br /&gt;ıslık çalarak sokaklarda sürükle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metin Altıok...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-1757930432951041106?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/1757930432951041106/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=1757930432951041106' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1757930432951041106'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1757930432951041106'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/rzgarn-yrtk-yeri.html' title='Rüzgarın Yırtık Yeri...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3839150194562972485</id><published>2008-11-07T01:44:00.001+02:00</published><updated>2008-11-23T01:25:33.691+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaan İnce'/><title type='text'>Gece Şiirleri...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;1. D E V R İ K Y Ü R E K S A V U N M A S I&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiy doladım kasnağına gecenin. Işıksızlığın hep&lt;br /&gt;yoksul yalnızlıklara çıkması doğurur o rüzgârı.&lt;br /&gt;Giz dizilmiş çardaklar incir kokulu, çiçek hattı&lt;br /&gt;gözlerine doğru. Kokunda korku. Kafka; mürekkebini&lt;br /&gt;içtiğim mevsimsiz aşk. Ölümün önünde yayılan;&lt;br /&gt;çıbanı yüzümün. Devrik yürek savunması ömrüm.&lt;br /&gt;Yaşlı bir adam vurgun yemiş. Kuşlar. Düşler.&lt;br /&gt;Kapılma saatleri, basamaklarında ateş yatan zaman&lt;br /&gt;merdiveninin dik soluğuna. Ve çekip giden bir ben,&lt;br /&gt;aynı denize, irkilen iskeleden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. I S S I Z L I K S Ü R Ü S Ü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcak bir buğu düşürdüler ceplerinden, kışın gelişini&lt;br /&gt;gözlerime yıkan gölgeler, ölüme giderken. Sonuna vardım&lt;br /&gt;ufuk renginin, gündüz rüyalarımda gördüğüm. Gün sayıyor&lt;br /&gt;kör eşgalim. Sönüyor gülüşüm, gülün bağrında ikindi vakti.&lt;br /&gt;Zaman çağlıyor, ömrümü biçmeden. Çölde ıssızlık sürüsü&lt;br /&gt;gecelerim. Pencerelerden akan yollarda usulca büyüyor&lt;br /&gt;hüzün. İsyan dumanları. Bir kıyı, boğulduğum. Suçluyum.&lt;br /&gt;Talan edilmiş sokaklara yeleler taktım, yenilgilerimi&lt;br /&gt;asmak için. Korku salmış düş dudaklarına. Üzgünüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. B U Y R U K&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecenin deniz kanatlarında, bir kuşun sesine dalmış&lt;br /&gt;düş topluyorum, gözlerime öpücük. Kendine açan bir ışığı&lt;br /&gt;emiyor kalbim. Kara tren, sisler durağında akıntısı&lt;br /&gt;kavuşmanın. Ten, sahili gurbetin. Dalga dalga köpürüyorum&lt;br /&gt;aşka. Buyruk: Tez boynu vurula!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. H A R İ T A&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haritası parçalandı ellerimde gecenin, bir yitiriş değil&lt;br /&gt;bu, sınırları tutamadım yerinde, gözlerime doldu sular,&lt;br /&gt;şimdi zaman oynak bir gölge. Nasıl başlasak geri dönmemek&lt;br /&gt;için? Hüzünkıran ardında saklanan kalbimle, artık, okyanuslara&lt;br /&gt;açılmak geçmeli içimden. Biliyorum. Ama kavuşmalar ayrılıktır&lt;br /&gt;bazen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaan İNCE&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3839150194562972485?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3839150194562972485/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3839150194562972485' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3839150194562972485'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3839150194562972485'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/gece-iirleri.html' title='Gece Şiirleri...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3580223648719171108</id><published>2008-11-06T01:44:00.002+02:00</published><updated>2008-11-23T01:26:53.760+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Akif Kurtuluş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Aşk ve Katil...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;uzaklık avutur&lt;br /&gt;ve sessizlik başlar acıtmaya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ihanet, ayrılığa borçlanmaktır&lt;br /&gt;bilinmez, kimden akar en çok kan orda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her aşk bir gün, kendi katilini bulur&lt;br /&gt;silah çeker biri, öteki ortak olur suça&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mecalim yok yeni cinayetlere, körelmiş maharetim&lt;br /&gt;bir kurbanım var ki, öldüm ölesi bende yaşar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şifrelerimi çözdüm, buydu son ustalığım&lt;br /&gt;gönlüm dehlizimde beni boş yere arar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün yakınlarımı buluşturdu vicdanım&lt;br /&gt;benden eksilen hakikat, fazlaymış artık hayata&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tek mülküm kaderimdi, vedalaştım&lt;br /&gt;unutulur emanette zaten, ruhum da&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;görgü tanıkları, posta güvercinleri, akbabalar&lt;br /&gt;aşk çekişen biri var olay yerinde, belki o aklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kundakladım gövdemi, ankazdan ibaretti o da&lt;br /&gt;parola sordu birbirine dağılmış parçalarım&lt;br /&gt;yüzüme sürmek için sakil sözler aradım&lt;br /&gt;iyice sürttüm çehremi toprağa,&lt;br /&gt;rengim atsın, aşınsın harflerim&lt;br /&gt;bir parem düşman olsun kırkına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ücramla çarpıştım yetmedi&lt;br /&gt;omuzbaşımla barıştım dinmedi&lt;br /&gt;kapattım sesimi, ışığımı söndürdüm&lt;br /&gt;yaktım, benden kalan ne varsa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;küllerimi bulduğum bu kuyu köşede&lt;br /&gt;bir hava kabarcığı altında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÖRDÜM:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beni uzaklık avutmuş&lt;br /&gt;sessizlik acıtmış seni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akif Kurtuluş&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3580223648719171108?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3580223648719171108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3580223648719171108' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3580223648719171108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3580223648719171108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/ak-ve-katil.html' title='Aşk ve Katil...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8102243560767450618</id><published>2008-11-06T01:30:00.001+02:00</published><updated>2008-11-23T01:27:13.039+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şükrü Erbaş'/><title type='text'>Sitem...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Ben ona sıkıntılı güz günlerinde&lt;br /&gt;Yedi renkli yaz yağmurları dilemiştim&lt;br /&gt;Kırmak istememiştim duygu filizlerini&lt;br /&gt;Büyük bir ustalıkla susturup içimdeki uğultuyu&lt;br /&gt;Rüzgarımı olanca yumuşaklığıyla salmıştım üzerine&lt;br /&gt;İncinmesin diye tek&lt;br /&gt;Acıyı bile ters yüz eden&lt;br /&gt;İncelikli bir gülümsemeyle yüzümde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ona gittikçe soğuyan zamanlarda&lt;br /&gt;Sıcacık bir sığınak olayım istemiştim&lt;br /&gt;İnsanlar içinde üşüdükçe&lt;br /&gt;Güvenle gelebileceği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşların kanatları neden vardır?&lt;br /&gt;Bir insan neden ağlar yarı yaşına gelince?&lt;br /&gt;Bulutlar gökyüzünün yükü müdür, süsü müdür?&lt;br /&gt;Tutsağı mıdır rüzgarın, sevgilisi midir?&lt;br /&gt;Konuşayım istemiştim bir yüreğin dilince&lt;br /&gt;Yanıtı olmayan sorularda boğmak istememiştim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ona sabah olamasam da&lt;br /&gt;Dingin bir ikindi olayım istemişimdir&lt;br /&gt;Herşeyin usul usul durulduğu saatlerde gelsin&lt;br /&gt;Yüzünde uçuk bir gülümsemeyle&lt;br /&gt;Yaslasın yorgunluğunu gövdemin yaşlı çınarına&lt;br /&gt;Serip üzerine yapraklarımın ağırlıksız yorganını&lt;br /&gt;Dinlendireyim istemiştim&lt;br /&gt;Üşütmek istememiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ona,sevgi bir büyük DeRiNDeNiZ&lt;br /&gt;Ömür bir köpüktür demiştim dalgaların ucunda&lt;br /&gt;Uçuşan kırılan dağlan çoğalan;&lt;br /&gt;Mavi resimler çizerek nemli bir sesle&lt;br /&gt;Kentin,yürüyüşüyle güzelleşen yollarına...&lt;br /&gt;Ne köpüksüz deniz,ne denizsiz köpük olur&lt;br /&gt;Ve kimse bilemez demiştim hangi kıyılara vuracağını...&lt;br /&gt;Alıp o ak köpüğü avuçlarıma,zamansız&lt;br /&gt;Öldürmek istememiştim,çarparak yüreğimin kayalarına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ona ne istemişsem bu yalnızlık aylarında&lt;br /&gt;Gecikmiş... İnce... Güzel ve uzak...&lt;br /&gt;Biraz da kendime istemiştim&lt;br /&gt;Sevgi adına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞÜKRÜ ERBAŞ&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8102243560767450618?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8102243560767450618/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8102243560767450618' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8102243560767450618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8102243560767450618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/sitem.html' title='Sitem...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-4485353345058323263</id><published>2008-11-05T15:30:00.002+02:00</published><updated>2008-11-23T01:28:32.833+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nilgün Marmara'/><title type='text'>Gizi Kazınmış Aynada Yüzyüze Geldiler...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Pencerede elmas tanecikler ve çevresinde delikler. Göz için. Deli. Çöl faresi. Kum bekçisi. Cımbız gözlü. İğne burunlu. Eskiden bir yıldızmış. Göğünü yitirmiş. Kumda şimdi. Falına bakıyor. Yeniden dönecek mi? Taneleri kimi zaman tek çıksın diye sayıyor. Olmuyor, çift çıkıyor. Bazen "çift" tutuyor içinden. Bu kez de tek çıkıyor. Bulamıyor gök kuma hangi sayıyla yazılmış. Geceleri iyice umutsuz, renk körü... Çölde her şey birbirine karışıyor. Yakınındaki ev bir canavar, kıpırtısız, tetikte. Penceresinde elmas tanecikleri var, bunun ayrımında. Ardında bir karaltı bazen; izleniyor, bunun da ayrımında. Cımbız gözlerini belli etmeden odaklıyor pencereye doğru, dönüp, dikeliyor. Işıklıysa zaman, maki şemsiyesinin gölgesine sığınıyor. Bulutlu günler saydığı, bir yana aktardığı kum taneciklerinden oluşan tepenin üzerine tünüyor. Paranoyak bir fare. Canavardan çok korkuyor. Çöle eklenmiş denize bakıyor geride duran elmas çerçeveyi unutmadan. Her ikisini de anlamıyor. İkiye ayırıyor tek ve çift gibi. Arkadaki canavarın sayısı tek, önünde açılan mavilik çift. Suya varamıyor, ıslanma korkusu var, eve de dokunamaz; her gün her gece orada tek başına; pencere; karaltı; canavar... Dehlize iniyor, ürpertiyle kıvrılıyor karanlığa. Çıkarsam, çıkarsam, bakacak aşağılayarak, anlayışsız, ezercesine, bakacak bana. Denize bakıyormuş gibi yapıyor beni izliyor, saydığım tanecikleri, şemsiyemi, dehlizime inen delikleri... Gözlerime bakıyor. Gözlerimi cımbıza benzetiyor, iğne burunlu diyor bana, deli diyor, kum bekçisi diyor, göğünü yitirmiş bir yıldız diyor bana, kumda fal baktığımı sanıyor, gök haritasındaki yerimi bulmaya çalıştığımı. Renk körüymüşüm, paranoyakmışım, umutsuzmuşum, korkuyormuşum denizden evden ondan. Dehlizimde tetikte beklediğimi düşünüyor, tedirgin olduğumu. Bilmez ki tüyle kaplanmış et ve kanda akışan hayvan erincini. Diş ve tırnak ve kıymık ve kürk ve hız ve kayma ve... Dişlerini gösterecek bir gün, maskesi düşecek diye düşünecek. Hayvan dişlerini. Hayvan güldü. Güldü hayvan, oysa bilemez. Öfke sanacak, saldırıdaki inceliği öfke bilecek, kin kabul edecek tümünü, dişi, tırnağı, kuyruğu, kürkü, hızı, kaymayı. Her gün her gece her an önünü ve ardını düşünüyor. Hiç bir düş kurmadan, yalnızca ön ve art. Art ve ön. Uluma ve dokunma korkusunu yenerse suya dalabilir, yüzebilir, dönüp canavara tırmanabilir. Pencerenin elmas taneciklerinden birine yakın durup bir deliğe yaklaşarak dişlerini gösterebilir. Öç alma duygusuyla yanarak "Neden büyüdünüz, genleştiniz, yayıldınız, gövdelerinizle, aletlerinizle, anlaklarınızla, aşklarınızla, ağlatılarınızla, güldürülerinizle, yüceliklerle, bayağılıklarla; bu yerküreyi nasıl iyeliğinizin bir yapıtı olarak algılıyor onu alt etmeye çalışıyorsunuz?" sorabilir. Neden ve nasılla, damarlarında akışan hınç dile, dişe gelir o zaman. Benden tiksiniyor. Donanımlı olduğumu sanıyor, kürkümün bir zamanlar olduğunu, sonra yok olduğunu varsayıyor.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Nilgün Marmara...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-4485353345058323263?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/4485353345058323263/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=4485353345058323263' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4485353345058323263'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4485353345058323263'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/gizi-kaznm-aynada-yzyze-geldiler.html' title='Gizi Kazınmış Aynada Yüzyüze Geldiler...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8013681876837926749</id><published>2008-11-01T01:17:00.003+02:00</published><updated>2008-11-23T01:28:58.372+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Georg Trakl'/><title type='text'>Geceye Şarkı...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SQuSecN-UlI/AAAAAAAAADQ/jEOsQ9PfGto/s1600-h/11hv5ia6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263461641181090386" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 239px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SQuSecN-UlI/AAAAAAAAADQ/jEOsQ9PfGto/s320/11hv5ia6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;1&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Bir nefesin gölgesinden doğma bizler&lt;br /&gt;Dolanıp durmaktayız terk edilmişliklerde&lt;br /&gt;Bizler, yani sonrasızlıkta yitirilenler,&lt;br /&gt;Kurbanlarız, adandıklarımızı bilmezcesine.&lt;br /&gt;Dilenciyiz sanki, yok benim diyebileceğimiz,&lt;br /&gt;Kapalı kapılar önünde birikmiş delileriz.&lt;br /&gt;Körler gibi kulak kabartmışız, içinde&lt;br /&gt;Fısıltılarımızın yitip gittiği sessizliğe.&lt;br /&gt;Hedefi olmayan yolcularız bizler,&lt;br /&gt;Bulutlarız, rüzgârlarda dağılan,&lt;br /&gt;Ya da ölümün soluğunda üşüyen çiçekler,&lt;br /&gt;Yerimizden kopartılmayı beklemekteyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Varsın, son acılar da somutlaşsın bende,&lt;br /&gt;Savunmuyorum kendimi, ey karanlık güçler.&lt;br /&gt;En büyük sessizliğin yolu sizlerden geçer,&lt;br /&gt;O yoldan yürürüz en serin gecelere.&lt;br /&gt;Soluğunuzla daha sesli alevlere boğmaktasınız beni,&lt;br /&gt;Sabır! Yıldızlar kora dönüşürken, düşler kaymakta&lt;br /&gt;Bize adlarını söylemekten kaçınan diyarlara,&lt;br /&gt;Oralara ancak feda edersek girebiliriz düşlerimizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Sen ey kapkara yürek, ey karanlık gece,&lt;br /&gt;Kimdir yansıtan, en kutsal zeminlerinizi,&lt;br /&gt;Ve kötücülüğünüzün son vadilerini?&lt;br /&gt;Acılarımız karşısında donup kalmış maske -&lt;br /&gt;Acılarımız ve hazlarımız karşısında&lt;br /&gt;Taştan bir gülümseme boş maskenin dudaklarında&lt;br /&gt;Bir kaya, bütün ölümlülerin çarpınca kırıldığı,&lt;br /&gt;Üstelik varlığı bize bile kapalı.&lt;br /&gt;Ve sonra dikildiğinde karşımıza bir yabancı düşman,&lt;br /&gt;Alaylarıyla aşağılayarak ölesiye didinmemizi,&lt;br /&gt;O zaman daha bir hüzünlü olur şarkılarımız ezgileri&lt;br /&gt;İçimizde ağlayan ise kalır anlaşılamadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Sensin, sarhoşluğu geçiren Şarap,&lt;br /&gt;Ben, şimdi güzel danslarla kanamaktayım&lt;br /&gt;Ve taçlandırmak zorundayım acımı çiçeklerle!&lt;br /&gt;Bağrındaki en derin anlamın istediği buysa, ey gece!&lt;br /&gt;Kucağındaki bir arpın telleriyim sanki,&lt;br /&gt;Ve son acılarım uğruna şimdi&lt;br /&gt;Senin karanlık şarkın boğuşmakta yüreğimde,&lt;br /&gt;Beni ölümsüz kılıp, bir şişe çevirmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Bu huzur - ey derin huzur!&lt;br /&gt;Yok artık dini bütün çan sesleri,&lt;br /&gt;Sen, ey acıların tatlı anası, sen -&lt;br /&gt;Barışın, sanki ölümün enginliği.&lt;br /&gt;Sar o serin ve sevecen ellerinle,&lt;br /&gt;Sar bütün yaraları -&lt;br /&gt;Böylece içten kanasınlar yalnızca -&lt;br /&gt;Sen, ey acıların tatlı anası!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Bırak, suskunluğum senin şarkın olsun!&lt;br /&gt;Ne ifade edebilir ki fısıldayışları sana,&lt;br /&gt;Hayatın bahçesinden ayrılmış bir yoksulun?&lt;br /&gt;Bırak, hiç adın olmasın iç dünyamda -&lt;br /&gt;Ruhumda oluşmuş, ama düşlerden yoksun,&lt;br /&gt;Artık sesi kalmamış bir çan gibi,&lt;br /&gt;Tatlı gelini acılarımın,&lt;br /&gt;Ve uykularımın sarhoş gelinciği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Toprakta ölüşlerini duydum çiçeklerin,&lt;br /&gt;Ve havuzların sarhoş yakınmalarını,&lt;br /&gt;Bir de çanların söylediği bir şarkıyı,&lt;br /&gt;Gece, ve fısıldayan bir soru;&lt;br /&gt;Ve bir yürek - yaralanmış ölesiye,&lt;br /&gt;Yoksul günlerinin ötesinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Suskundu karanlık, beni söndürdüğünde,&lt;br /&gt;Gün ortasında ölü bir gölgeydim -&lt;br /&gt;O zaman çıkıp mutlulukların evinden&lt;br /&gt;Yürüdüm gecenin derinliklerine.&lt;br /&gt;Şimdi bir gölge oturmakta yüreğimde,&lt;br /&gt;Bir gölge, hissetmeyen günün çoraklığını -&lt;br /&gt;Ve dikenler gibi sana doğrulup gülümseyen,&lt;br /&gt;Senden, yalnız senden yana, ey gece!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Ey gece, acılarımın önündeki dilsiz kapı,&lt;br /&gt;Gör artık bu karanlık yara izinin kanadığını&lt;br /&gt;Ve kabından taşmak üzere olduğunu çektiklerimin!&lt;br /&gt;Ey gece, ben hazırım artık!&lt;br /&gt;Ey gece, unutmuşluğun bahçesi, darmaduman,&lt;br /&gt;Yoksulluğumun dünyaya kapalı ihtişamında,&lt;br /&gt;Salkımlarla, dikenli çelenkler de solmakta,&lt;br /&gt;Gel, ey en yüce zaman!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Bir zamanlar gülmüştü içimdeki şeytan.&lt;br /&gt;Ben, bir ışıktım parıltılı bahçelerde,&lt;br /&gt;Oyunlarla dansların eşliğinde,&lt;br /&gt;Bir de aşkın şarabı, başımı uyuşturan.&lt;br /&gt;Bir zamanlar ağlamıştı içimdeki şeytan.&lt;br /&gt;Ben, bir ışıktım sancılı bahçelerde,&lt;br /&gt;Kadere boyun eğişin eşliğinde,&lt;br /&gt;Parıltısıyla, yoksulluğun evini nura boğan.&lt;br /&gt;Şimdi ağlamadığına ve gülmediğine göre o şeytan,&lt;br /&gt;Yitip gitmiş bir gölgeyim bahçelerde&lt;br /&gt;Ve ölüm karası eşliğinde,&lt;br /&gt;Boş gece yarısının sessizliğiyle dolaşan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Zavallı gülümsemem sana ulaşma çabasında,&lt;br /&gt;Hıçkıran şarkım ise yitip gitmekte karanlıkta.&lt;br /&gt;Artık yolumun sonuna varmak, tek istediğim.&lt;br /&gt;Bırak gireyim senin tapınağına.&lt;br /&gt;Bir zamanlar ki gibi, çılgınca ve dindarca&lt;br /&gt;Ve sessiz bir duayla önünde eğileyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Geceyarısının derinliğinde, sen&lt;br /&gt;Ölü bir sahilin suskun denizin yanında,&lt;br /&gt;Ölü bir sahil: Bir daha asla!&lt;br /&gt;Gece yarısının derinliğinde, sen&lt;br /&gt;Gece yarısının derinliğinde, sen&lt;br /&gt;Gökkubbesin, bir zamanlar yıldızının parladığı,&lt;br /&gt;Bir Gökkubbe, artık hiç bir Tanrı'nın çiçek açmadığı.&lt;br /&gt;Gece yarısının derinliğinde, sen&lt;br /&gt;Gece yarısının derinliğinde, sen&lt;br /&gt;Döllenmeden kalansın sıcak bir rahimde,&lt;br /&gt;Ve hiç can bulamamış, öylece!&lt;br /&gt;Gece yarısının derinliğinde, sen&lt;br /&gt;GEORG TRAKL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeviri : Ahmet Cemal&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8013681876837926749?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8013681876837926749/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8013681876837926749' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8013681876837926749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8013681876837926749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/geceye-ark.html' title='Geceye Şarkı...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SQuSecN-UlI/AAAAAAAAADQ/jEOsQ9PfGto/s72-c/11hv5ia6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3393897120440593700</id><published>2008-10-23T00:04:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:29:40.048+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yılmaz Odabaşı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılar'/><title type='text'>Notaları Kurşunlanmış Bir Şarkıdır Yalnızlık...</title><content type='html'>&lt;strong&gt;“Le Bruyere, bir yerlerde, ‘yalnız olmamak gibi büyük bir mutsuzluk!’ der. Kendi kendilerine katlanamamaktan korkarak kalabalıkta kendilerini unutmaya koşanları uyandırmak ister sanki.Bir başka bilge, yanılmıyorsam Pascal da,‘neredeyse bütün dertler odamızda kalmayı bilmememizden geliyor başımıza’ der; böylece, içekapanış hücresinde, mutluluğu devinmede, bir de yüzyılımızın deyimiyle kardeşcil diye adlandırılabileceğimiz bir fuhuşta arayanları getirir usumuza.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Baudelaire-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Yalnızlığın Atlası:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat, çarpar ya ağırlığını camlarına evlerin, ışıklara aldanmayın, evler de yalnızlıktır, evler de...Siz çekersiniz gece büyür, gece çeker de bazen siz küçülürsünüz; geceler yalnızlıktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızlığın tablosunu çizer ufukta biri, atlasını yalnızlığın uzak sularda bir gemici; birileri sınırlar koyar, haritalar basar biri… Oysa harita basan bütün matbaalar suçlu, bütün silgiler yalancıdır.Haritalar yalnızlıktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaç bin ışık yıl uzağız belki de en uygar gezegene.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay tutulur-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sa ay orda bir yalnızlıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızlıktır emzirdiğimiz göz göre göre...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerkürenin son jesti insanın dehşet yalnızlığı olacak. Biz yine de çiçekleri sulamayı unutmayalım, ama yalnızlığımız çiçeklere de kalmaya- cak...Bu gezegen her gün milyonlarca ton ağırlaşıyor; her gün aşksız, azıksız azalıyoruz. Azalıyoruz, çoğalıyoruz; ikisini birlikte tartsak azlığımız çok gelecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerkürenin son jesti insanın dehşet yalnızlığı olacak! Bunu bilmek için kutsal kitaplara gerek yok; işte hiç de kutsanmayan bir kitap bile bunu söylü- yorsa, inanın, yalnızlığımız kitaplara da sığmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;III&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ölüdenizdir yalnızlık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çınarın upuzun gölgesidir çınar boylu yalnızlık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atlasına akbabalar, haramiler tüner de&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendi olmakta diretir yine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IV&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her insanda birden doğan, ama can çekişip ölemeyen yalnızlık. Herkes bir evrede anlar bunu; kimileri de menapozlarda, antropozlarda, bir gözaltında, uzun bir yolculukta ya da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dal değil, köktür yalnızlık; kurumuş olmalıdır ve bir daha yeşermez…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;V&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okyanuslar analarıdır denizlerin; gökyüzünün anası yok: Gökyüzü yalnızlıktır. Kurt dağında, kuzu sürüsünde, çoban kavalında yalnız.Kalabalık, kabarık verirsin kavgalarını; bin yumruğun tek olup göğe doğrulduğu günlerde de, akşam, dönerken evine filen kadarsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazıyorsan, duyarlığınla yalnızsın kendi derininde; duyarlığınla suya ya- zılan sözlerle... En az yalnızlık çeken şairlerdir yine de; bölüşürler seslerini bir- lerle, ikilerle, beşlerle, ama beşlerle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O, sevgiyi kendi için istiyor; sevgisiyle yalnız.Onu değil, ben sevgimi seviyorum, sevgimle yalnız...Yalnızlığı deşiyorum yapayalnız, yapayalnız! Sonra bölüyor, bölüşüyor, topluyor, çarpıyor ve çıkarıp giysilerimizi birer birer sevişiyoruz; susup kalıyoruz belki, çekip gidiyoruz, ama geride kalanın adını yalnızlık koymaktan neden ürküyoruz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte kadınlar da, erkekler de doymaz uzuvlarıyla birer yalnızlıktır...Doğasının insana ihane- tidir yalnızlık; özünde yaşamın da, ölümün de birer ihanet olduğunu kavradığımızda sorun yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VII&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek kişilik kalabalıktır aşk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk tek kişiliktir; ikinci kişiye bilet yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinin yayasıdır aşkta ikinci kişi, kendinin mayası;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herkes kendi sevgisini sever...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk nedir İncil’e göre? Nedir Tevrat’a, Zebur’a, Kur’ân’a göre?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kitaplardaki aşklar, küfürler neyin rengine göre?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsandır, insan aslolan: İnsana göre!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bedeni o kıyısızlığa bırakma saati geldiğinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gitmek bir yalnızlıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün gitmeler yalnızlıktır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalmaya göre...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VIII&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevginin ve cesaretin cesetleriyle günler ağır ve kirli, tortusunu bırakırken ömrümüze; günler düşlerimize, özlemlerimize... Uzaklığın şakağında kaç namlu kim bilir yakın olmasın diye?Sonra biz, burada uçurumlara teslim gençliğimizle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IX&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En rezil parayla insan arasındaki yalnızlıktır; hiçbir inanç, hiçbir ideoloji, hiçbir aşk, hiçbir kitap bu yalnızlığın kurallarını bozamıyor.Bu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;da bir yalnızlıktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yalnızlık bir yağmura benzer...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmurdan önce biz, bütün çılgınlıkları bir bir bölüştük. Bir bir türküleri, telaşlı koşuşları; silahları, tabuları, ayrılıkları; çoğaltıp yalnızlığı-mızı feodal tekkelerde, ellerimizin üzerinde bir el bile yokken bölüştük vuruşları.Sonrası geceydi ve yalnızdık çoğalttık susuşları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmura yakalandığımız gece-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ye çarptık; geceye hiçbir şey olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama biz paramparçaydık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve hayat gaspetti o vakur duruşları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;XI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hâlâ dağların üstünde, zambakların içinde işte şu hayat; destan ve yalnız hayat!Yalnızlığa halay halay ellerim; kırılası, kırılası ellerim! Benim ellerim, yuh ellerim, şair ellerim... Kalemini silahıyla koruyan; kalemi de, silahı da yalnız ellerim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yalnızlık bir yağmura benzer.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmurlarda sırılsıklam ellerim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;XII&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha birileri bir yerlerde yaralardan söz ediyor; sonra binlerce ses o bir sesin üstüne, belki de yüzbinlerce... Ama kime anlatılır ki yara, orada yara olarak yalnız.Yarayı anlatan, anlatırken; yara ise orada yara olarak yalnız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Destan ve yalnızdır hayat kırılası ellerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes kendine göre bir yalnızlıktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;XIII&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi ki doğmadınız hiç doğmayanlar ya da doğması olasılık kalanlar. Doğarken, biz de spermdeki olasılık kadardık; o olasılıkla doğmak veya doğmamak üzere yalnızdık. Şimdi yaşamak ve ölmek hâlâ bir olasılıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep mengenede, kederde en çok da yaşamak bir olasılıktır.Sevişmek ey, yaşamak bir olasılıktır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;XIV&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızlığı sevişirken eksiltiyor, eskitiyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve eskiyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seviştiğim gece emzirdiğim gecedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özümü katarım ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceyi kanatırım, gece beni kanatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceyi kanatırız, gece bizi kanatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceler insanlığımız,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insanlığımız yalnızlıktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;XV&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giderek insanlaşıyor, uygarlaşıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve insansızlaşıyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Görgü tanıklarının ifadelerine göre”:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dağınık yüzü günlerin ter ve keder içinde;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zanlıları her sabah o resmi geçitlerde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte hayatlarımız intiharların ve cesaretlerin sustuğu yerde; hayatları-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mız diğer hayatların da cesetleriyle...Hayatlarımızda kimselerin bilmediği yalnızlıklar; ama kimseler bilse de, bilmese de yalnızlık var ey bütün yal- nızlıklar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;XVI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi travestiler kalçalarında ve slikon göğüslerinde biriken yorgunlukla Dante’nin “İlahi Komedya”sını konuşuyorler sperm kokan duvarlarla...O yır- tık, yamalı ve yaralı sevgilerden, o kaypak sevgililerden, servetlerden geride hep namuslu bir orospum oldu benim de; tünediler yalnızlığıma hüzünlü bir yüzle o gecelerde...Sonra günlerin de üzerinde bir hayat; sürgit yoğunlukların, yorgunlukların, öfkelerin üstünde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;XVII&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi güzel bir deniz karşımda; korkunç çırpıntılı, dehşetli mavi bir deniz tutmuş da bir ucundan b(akıyor) uzaklara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzak, uzaklığında,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben kendi yakınlığımda yalnızım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ortalarda olsam da ortalı yalnızlıktır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;XVIII&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle yakın uzaklıklarda hep yalnızlıklar ve “yalnız değiliz” derken de yalnız!İşte cesetler ve cesaretler içinde aynadaki suretimi tuzla buz ediyorum; keder ırmakları akıyor ortasından...Birden bir kırlangıç sürüsü kanat çırpıyor uzaklara; yollara ve yolculara bakıyorum da, şarkıların kırık dökük notaları saçılmış sokaklara. Herkes kendine göre bir şarkıyı tutturmuş yangınlar orta- sında!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;/Y a n g ı n l a r o r t a s ı n d a&lt;br /&gt;n o t a l a r ı k u r ş u n l a n m ı ş b i r ş a r k ı d ı r y a l n ı z l ı k.../&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3393897120440593700?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3393897120440593700/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3393897120440593700' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3393897120440593700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3393897120440593700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/10/notalar-kurunlanm-bir-arkdr-yalnzlk.html' title='Notaları Kurşunlanmış Bir Şarkıdır Yalnızlık...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-5345272712467520870</id><published>2008-10-22T23:12:00.002+03:00</published><updated>2008-11-23T01:30:17.987+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edip Cansever'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Flash...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;Hava poyrazladı yağmur yağacak&lt;br /&gt;Yanıp yanıp sönüyor ışıklandırılmış gözlerin&lt;br /&gt;Yukarda&lt;br /&gt;Küle gömülmüş bir elma gibi gökyüzü&lt;br /&gt;Patladı patlayacak&lt;br /&gt;Olanca hışmıyla kentin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sensin&lt;br /&gt;Akıyor ön dişlerin beyaz beyaz yanıma&lt;br /&gt;Her şey rengine göre kanar bilirsin&lt;br /&gt;Tırnakların pembeye boyanmış bir koy gibi&lt;br /&gt;Pespembe kanar&lt;br /&gt;Ve her bir renkte kanayan gözlerin&lt;br /&gt;Çınlatır Eluard’ın mısralarını orada&lt;br /&gt;“İçinde uçtuğum gözlerin&lt;br /&gt;Yolların gidişine&lt;br /&gt;Dünyanın dışında bir anlam verdi.”&lt;br /&gt;Demek oluyor ki bu dünyada olmak öyle derin&lt;br /&gt;Öylesine anlamlı ki insan&lt;br /&gt;Bizse bu anlamın işçilerinden ikisi&lt;br /&gt;Yağmur yağacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarı karanlık odamız, üstelik soğuk&lt;br /&gt;Isıtıcı bir soğuk bu, değişik&lt;br /&gt;Sensin, bir yüzümde geziniyor şimdi yüzün&lt;br /&gt;Bir elimizdeki kitaplarda&lt;br /&gt;Şiirler okuyoruz bugün&lt;br /&gt;Limanlık bir deniz gibi kıpırtısız önümüzdeki taş masa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykuya yatmış gibi bütün balıklar&lt;br /&gt;Gemileri kaptansız tayfasız&lt;br /&gt;Gidip gidip geliyor kimi zaman da&lt;br /&gt;Anayurduna dağlara&lt;br /&gt;Şiirler okuyoruz bugün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlandık da ondan mı&lt;br /&gt;Susarak katlanıyoruz her mutsuzluğa&lt;br /&gt;Saatlendiriyoruz günü&lt;br /&gt;Bölüyoruz dakikalara&lt;br /&gt;Bir hiç oluncaya kadar bölüyoruz onu.&lt;br /&gt;Bölüyoruz yani bütün mutsuzluklara&lt;br /&gt;Bir yaprak saniyesi geçiyor usul usul&lt;br /&gt;Penceremizden&lt;br /&gt;Mavi mavi hatmiler parlıyor dışarıda&lt;br /&gt;Dışarıda küçük bahçemizde&lt;br /&gt;Ayak izleri gibi gökyüzünün&lt;br /&gt;Hatmiler&lt;br /&gt;Bırakıyoruz bu sessiz uyuma kendimizi&lt;br /&gt;Derken bir mavi damar, bir dudak büküş&lt;br /&gt;İyi anlaşılamayan bir ses sokaktaki&lt;br /&gt;Çırpına çırpına yükselen duman&lt;br /&gt;Bir tutam saçın öne düşüşü&lt;br /&gt;Sanki bir sardunya bir yaz boyu ne kadarcık uzarsa&lt;br /&gt;Kaça alınırsa bir tükenmez kalem&lt;br /&gt;Doluyor içimize öyle&lt;br /&gt;Hayatın birdenbire anlaşılması gibi bir duygu gürültüsü&lt;br /&gt;Yağmur yağacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşını çoktan aştım Orhan Veli’nin&lt;br /&gt;Ölümle duruyorsa eğer yaşlanmak&lt;br /&gt;Onun bir sonbahar yağmuruna gömülü ölüsü&lt;br /&gt;Yağdı yağacak&lt;br /&gt;“Ölünce kirlerimizden temizlenir&lt;br /&gt;Ölünce biz de iyi adam oluruz...”&lt;br /&gt;Sade ve ince&lt;br /&gt;Dünyaya uzun parmaklarıyla dokundu dokunacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yorulduğun zaman söyle&lt;br /&gt;Susalım, hiç konuşmayalım istersen&lt;br /&gt;Sussak da, hiç konuşmasak da, sözlerin senin&lt;br /&gt;Açık denizler gibidir zaten elimde&lt;br /&gt;Her zaman ama her zaman bir kıyıyı sezdiren&lt;br /&gt;Hatırlıyorum da kelimelerini bir bir:&lt;br /&gt;Şairlerin flaşları kalpleridir&lt;br /&gt;Dışarıya da parlamalı biraz&lt;br /&gt;Kaldı ki ben içimde gezinmekten yoruldum&lt;br /&gt;Sensin, iyi anlarsın beni&lt;br /&gt;Gözlerine başka türlü bakıyorum&lt;br /&gt;Ben bütün gözlere başka türlü bakıyorum şimdi&lt;br /&gt;Nemli bir tülbent olup buğulanıyor&lt;br /&gt;Ve yaslı ve mahzun&lt;br /&gt;Ve devrilmiş bir boya kabı gibi de yoğun&lt;br /&gt;Memleketimin gözleri&lt;br /&gt;Yağmur yağacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle bir yağmur ki bu, bilirsin&lt;br /&gt;Dam saçak demeyecek, yağacak&lt;br /&gt;Yağacak bir hışım gibi canevine kentin&lt;br /&gt;Kalplerimiz küle gömülmüş elmalar gibi&lt;br /&gt;Patladı patlayacak&lt;br /&gt;Alacak sonunda kendi rengini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edip Cansever&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-5345272712467520870?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/5345272712467520870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=5345272712467520870' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/5345272712467520870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/5345272712467520870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/10/flash.html' title='Flash...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3218616251101918866</id><published>2008-10-22T18:58:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:30:44.810+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Konstantinos Kavafis'/><title type='text'>Duvarlar...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;strong&gt;Düşünmeden, acımadan, utanmadan&lt;br /&gt;kocaman yüksek duvarlar ördüler dört yanıma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve şimdi oturuyorum böyle yoksun her umuttan.&lt;br /&gt;Beynimi kemiriyor bu yazgı, hep bu var aklımda;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa yapacak bunca şey vardı dışarda.&lt;br /&gt;Ah, önceden farketmedim örülürken duvarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ne duvarcının gürültüsü, ne başka ses.&lt;br /&gt;Sezdirmeden, beni dünyanın dışında bıraktılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konstantinos Kavafis&lt;br /&gt;Çev.: Herkül Millas ve Özdemir İnce)&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3218616251101918866?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3218616251101918866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3218616251101918866' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3218616251101918866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3218616251101918866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/10/duvarlar.html' title='Duvarlar...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8834569029473723845</id><published>2008-10-22T18:28:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:31:04.068+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Charles Baudelaire'/><title type='text'>Gönüllü Ölü...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;Koyu bir çamur bulup solucanlara uysam,&lt;br /&gt;Bir derin çukur kazsam canım için cihanda,&lt;br /&gt;Serip kart kemikler’mi,bi yatsam,bi uyusam,&lt;br /&gt;Bataklığa gömülmüş timsah gibi nisyanda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nefretim vasiyetler,nefretim kabirler tüm.&lt;br /&gt;Avuç açacağıma bidamlacık yaş için,&lt;br /&gt;Sağken,akbabaları başıma üşürürüm,&lt;br /&gt;Gölkanlara belensin o cenabet cesetim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurtlar,gözsüz-kulaksız,benim kankardeşlerim,&lt;br /&gt;Bolahenk feylesoflar,daldölleri leşlerin,&lt;br /&gt;İşte size bir ölü,güloynar ve gönüllü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örenimin üstünde fırdönün gönlünüzce!&lt;br /&gt;Var mı ölümden öte ölüye bir işkence,&lt;br /&gt;Ölümü seçmiş madem ölülerle bu ölü?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;Charles Baudelaire&lt;br /&gt;(Çev.:Can Yücel)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8834569029473723845?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8834569029473723845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8834569029473723845' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8834569029473723845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8834569029473723845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/10/gnll-l.html' title='Gönüllü Ölü...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-753965254964255521</id><published>2008-10-15T02:42:00.002+03:00</published><updated>2008-11-23T01:31:42.403+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gökçehan Daçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Yalnızlık-Unplugged... Bölüm I - Addictus</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SPUsLYn3HvI/AAAAAAAAAC4/Xn2LGWh1Wuc/s1600-h/My_mind___my_heart.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257156714124746482" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SPUsLYn3HvI/AAAAAAAAAC4/Xn2LGWh1Wuc/s320/My_mind___my_heart.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;"Yazgısını, göçebe rüzgarların ellerinden kurtarıp da gelen bir kadın tanımıştım...&lt;br /&gt;Unuttuğumu hatırlatmıştı, onlar yaşam diyorlardı bunun adına..."&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Yanık tütün kokusuyla biterken bir düş,&lt;br /&gt;Geceye rengi hüznüm veriyor.&lt;br /&gt;Yüzümde izi olanlardan kaç tanesi tutuyor ellerimi…&lt;br /&gt;Eski bir masalın son hecesiyim, eskimeyen hüzünlü Aşk kurgusu...&lt;br /&gt;Dudaklarında benden kalma ıssız bir tebessüm taşırdı o kadın&lt;br /&gt;göçebe rüzgarların ellerinden kurtarıp yazgısını,&lt;br /&gt;Beşinci mevsimde gelmişti&lt;br /&gt;Şiir susmuş&lt;br /&gt;Yalnızlık, kan kusmuştu Hiç beklenmedik an gibiydi gelişi&lt;br /&gt;umulmadık rüzgar,&lt;br /&gt;lodosun savrulan kışı...&lt;br /&gt;tozlanmış sevinçlere benziyordu&lt;br /&gt;yüzümün o tarifsiz bakışı...&lt;br /&gt;unutmuştum gülmeyi çaldığında kapımı,&lt;br /&gt;ellerinin üstüne kaç yüz asır saymıştım oysa bilmeden,&lt;br /&gt;korkularıyla yeltensin diye o puslu gecede&lt;br /&gt;tüm surların kapısını vermiştim kan rengiyle ateşe. geldiği mevsim, ödünç verdiği nefesiyle&lt;br /&gt;terk bırakıp geriye,&lt;br /&gt;öylece gitti… Şimdi, eşsiz bir iştahla paylaşırcasına mirasımı&lt;br /&gt;en seçkin günahlarıyla sokuluyorlar,&lt;br /&gt;bir ölünün soluğuna...&lt;br /&gt;ve bu kuytu sofralıkta paramparça kalıyorum geriye&lt;br /&gt;üşüşme tenler dokundukça acıyor içim... Dokun Phleyas’ın kızı!&lt;br /&gt;tut moraran ellerimi! kes bileklerimden!&lt;br /&gt;Dudaklarıma yalan bir itiraf bırak da git&lt;br /&gt;Kalbime yetim olmayan hüznü bırak, öyle git.&lt;br /&gt;Hala tırnaklarımın içinde, soğumuş terimdesin&lt;br /&gt;Sen, bir infazın tek dilsiz şahidisin Avuçlarına ağlamak isterken&lt;br /&gt;ve bir ölümlünün dizlerinde ölmeden uyumak derken!&lt;br /&gt;şimdi senin dizlerinde ölüm arzusunda hayat...&lt;br /&gt;gücün kaldıysa dokun gözlerime, tanı acını … Kimi yaşadığımı değil,&lt;br /&gt;Kimi öldüğümü sorsunlar bana.&lt;br /&gt;Bütün mutsuz sirk palyaçolarına kaldırıyorum kadehimi&lt;br /&gt;Bütün kalmayı seçenlere,&lt;br /&gt;emekli asilere bu yüzyıl;&lt;br /&gt;devşirme aşkların ve en içten ihanetlerin devri,&lt;br /&gt;Gözyaşı ucuz sirke tadındaysa kimilerinin&lt;br /&gt;ve şizofren bir kurguyla işleniyorsa&lt;br /&gt;bir aşk ya da cinayet&lt;br /&gt;suçlamıyorum..&lt;br /&gt;biliyorum onlar daha masum&lt;br /&gt;yalancı şahit aramıyorlar en azından.&lt;br /&gt;ve işte bu yüzden,&lt;br /&gt;kaç varoluşsa feda etmeye hazırım şimdi&lt;br /&gt;sırf bu yok oluşa inat… Gidenlere de kızmıyorum&lt;br /&gt;Hesaplar karıştı karışalı nefeslerine,&lt;br /&gt;Sevişmeler terine milimetrik&lt;br /&gt;Hileli ruletlerde kazanıyor adalet&lt;br /&gt;Metropolde Aşklar böyle yaşanıyor!&lt;br /&gt;Kurtarılmış bölgelerde korkaklar onursuz ve Aşksız yaşlanıyor&lt;br /&gt;Gidenlere kızmıyorum sevgili! sen bile gittin...&lt;br /&gt;Şimdi biraz ay, ondan çok geceyim... &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Gökçehan Daçe...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-753965254964255521?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/753965254964255521/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=753965254964255521' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/753965254964255521'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/753965254964255521'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/10/yalnzlk-blm-i-addictus.html' title='Yalnızlık-Unplugged... Bölüm I - Addictus'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SPUsLYn3HvI/AAAAAAAAAC4/Xn2LGWh1Wuc/s72-c/My_mind___my_heart.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-6996297947009189073</id><published>2008-10-15T02:33:00.006+03:00</published><updated>2008-11-23T01:31:59.598+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gökçehan Daçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Yalnızlık-Unplugged... Bölüm II - Fragilis</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SPUtABzLG4I/AAAAAAAAADA/cGKzWijLemM/s1600-h/Calling_darknes_by_Jolyn.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257157618531244930" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SPUtABzLG4I/AAAAAAAAADA/cGKzWijLemM/s320/Calling_darknes_by_Jolyn.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;“Kıdemli Cesetlerden Kadavra Olmaz”&lt;br /&gt;"Üşüyor musun dedim&lt;br /&gt;Hayır, sadece korkuyorum dedi, sonra o derin sessizlik oldu... Aslında üşüyordu, belki ikimiz de korkuyorduk. Uzun zaman geçti üstünden, birkaç kış soranlara üşümediğimi söyledim..."&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Hatırımı soran banka dekontlarına yürek dolusu sevgiler&lt;br /&gt;ve ben senkronize ayrılık metinleri yazıp oynuyorum şu aralar.&lt;br /&gt;Maddenin bulut haliyim&lt;br /&gt;Kara iklimlerinden daha çok üşütmüyor yoksunluk&lt;br /&gt;Miktarsız kafein, sayısız sigara&lt;br /&gt;Araf’ta beş mevsim on üç ay insomnia…&lt;br /&gt;Ey kırılgan kalp! Hadi ne olduğunu anlat!&lt;br /&gt;ödem topluyor gece yarısı düşler&lt;br /&gt;gündüzleri sigortacılar&lt;br /&gt;geceleri, uyurgezer çocuklar çalıyor kapımı&lt;br /&gt;uykusuz, umutsuz ve&lt;br /&gt;örselenmiş düşleriyle çalıyorlar&lt;br /&gt;bilinmedik korkularıyla... Açamıyorum kapılarımı (senin) ardından&lt;br /&gt;mecazsız karışmak isterken sana&lt;br /&gt;bir geminin jilete duyduğu uçsuz nefret olup sızıyorum&lt;br /&gt;pıhtılaşmış kanımdan...&lt;br /&gt;Miktarsız hüzün, dikiş tutmayan yara&lt;br /&gt;yıkanıp terinde, karışmaktı hayat toprağa&lt;br /&gt;ama sen gittin… Ölürsem, tek bir tütsü yaksınlar Tiber kıyılarında&lt;br /&gt;Yağmurlu bir akşam vakti&lt;br /&gt;sac üstünde ekmek kokusuyla uğurlasınlar&lt;br /&gt;ve tüm sanrılarımı benimle gömüp o derin sulara,&lt;br /&gt;adı Aşktı desinler,&lt;br /&gt;Soyadı vurgun yemiş deniz yıldızı... Ötelenmiş mazi&lt;br /&gt;ertelenmiş gelecek&lt;br /&gt;Silahımda beklenmeyen tutukluk&lt;br /&gt;Kauçuk tenlerde öğle uykularıydı yoksulluk Sargı bezlerime yayılıyor bir aşkın mağlubiyeti&lt;br /&gt;düş yorgunu gözlerime atıl bir sus karışıyor sessizliğinin ardından&lt;br /&gt;ve söyle, öksüz sevinin merhametsiz öznesi!&lt;br /&gt;neden böyle, neden sıkıca sarılmak istiyorum hala?&lt;br /&gt;neden…&lt;br /&gt;(t)uzağında yağmur olup yanıyorum,&lt;br /&gt;bu ısrar ölüm getirir...&lt;br /&gt;ve sen yağmurlar yanmaz zannederken&lt;br /&gt;ıslak kirpiklerimden başlıyorum tutuşmaya geceleri Asimetrik bir yalnızlık bu!&lt;br /&gt;Günah gibi bir yalnızlık&lt;br /&gt;Bulaşıcı, yüreksiz,&lt;br /&gt;dört duvar bir yalnızlık... Yapraklar ve kadınlar kaldırımlarda soluyor&lt;br /&gt;Aşk gözlerde başlayıp,&lt;br /&gt;Örselenmiş düşlerde, başka tenlerde ecel buluyor&lt;br /&gt;biliyor musun;&lt;br /&gt;Gidenlere de kızmıyorum,&lt;br /&gt;sen bile gittin!&lt;br /&gt;mutsuz sirk palyaçolarına benden selam söyleyin&lt;br /&gt;gidenlere&lt;br /&gt;ve bir de adımı ezberleyen tüm dilsiz şahitlere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökçehan Daçe...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-6996297947009189073?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/6996297947009189073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=6996297947009189073' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/6996297947009189073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/6996297947009189073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/10/yalnzlk-unplugged-blm-ii-fragilis.html' title='Yalnızlık-Unplugged... Bölüm II - Fragilis'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SPUtABzLG4I/AAAAAAAAADA/cGKzWijLemM/s72-c/Calling_darknes_by_Jolyn.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3489085336789711191</id><published>2008-10-09T17:50:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:32:22.218+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sylvia Plath'/><title type='text'>Bayan Lazarus...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#336666;"&gt;İşte yine yaptım&lt;br /&gt;Her on yılda bir&lt;br /&gt;Böyle bir tane beceririm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tür ayaklı mucize, tenim&lt;br /&gt;Bir Nazi lamba siperliği kadar parlak,&lt;br /&gt;Sağ ayağım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy kadar hafif&lt;br /&gt;Yüzüm ifadesiz, incecik&lt;br /&gt;Yahudi kumaşından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çözün kundağı&lt;br /&gt;Ah, sevgili düşmanım.&lt;br /&gt;Korkutuyor muyum? -&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burnu, göz bebekleri, 32 dişi yerli yerinde mi?&lt;br /&gt;Acı nefesi&lt;br /&gt;Ertesi gün yok olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakında, çok yakında&lt;br /&gt;Vahim bir öldür gücü&lt;br /&gt;Evimde, etimde olacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ben işte gülümseyen bir kadın.&lt;br /&gt;Daha sadece otuzunda.&lt;br /&gt;Ve kedi gibi dokuz canlıyım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu Üçüncü Sefer.&lt;br /&gt;Ne lüzumsuzluk&lt;br /&gt;On yılda bir imha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ne çok iplik.&lt;br /&gt;Çekirdek yiyen kalabalık&lt;br /&gt;İtişir içeri görmek için&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerimi ayaklarımı çözmelerini -&lt;br /&gt;Muhteşem soyunmalar.&lt;br /&gt;Baylar, bayanlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar ellerim benim,&lt;br /&gt;Bunlar dizlerim.&lt;br /&gt;Bir deri bir kemik olabilirim, farketmez,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de onlardandım, tek tip kadın işte&lt;br /&gt;İlk seferinde on yaşındaydım.&lt;br /&gt;Kazaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci seferinde istedim&lt;br /&gt;Bitirip gitmeyi ve hiç daha dönmemeyi.&lt;br /&gt;Üstüstüme kapaklandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıpkı bir midye gibi.&lt;br /&gt;Tekrar tekrar bağırmaları gerekti çağırmaları&lt;br /&gt;Ve üstümden ayıklamaları inci gibi parlak yapışkan&lt;br /&gt;Solucanları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölmek&lt;br /&gt;Bir sanattır, herşey gibi.&lt;br /&gt;Özellikle iyi yaparım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ölürüm ki, cehennemden gelir gibi olurum.&lt;br /&gt;Bir ölürüm ki, adeta hakikaten olurum.&lt;br /&gt;Sanki gider gibi bir davete.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu yapmak çok kolay bir hücrede&lt;br /&gt;Ölmek ve kımıldamamak&lt;br /&gt;Ölüyü oynadığım tiyatroda sıranın gelmesi gibi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneşli bir günde geri gel&lt;br /&gt;Aynı yere, aynı yüze, zalim&lt;br /&gt;Eğlenen çığrışlara:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Mucize!'&lt;br /&gt;İşte bu yere yıkar beni.&lt;br /&gt;Ama bir bedeli var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yara izlerime bakmanın, bir bedeli var.&lt;br /&gt;Kalbimi dinlemenin ----&lt;br /&gt;Hakikaten çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bedeli var, çok büyük bir bedeli var.&lt;br /&gt;Bir sözün, veya bir dokunuşun.&lt;br /&gt;Ya da biraz kanımı akıtmanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tutam saçımın veya elbisemden bir parçanın.&lt;br /&gt;Eee, Herr Doktor.&lt;br /&gt;Eee, Herr Düşman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin eserinizim ben,&lt;br /&gt;Paha biçilmez,&lt;br /&gt;Altın topu bebeğinizim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çığlığa eriyen&lt;br /&gt;Dönüyorum ve yanıyorum.&lt;br /&gt;Gösterdiğiniz alakaya aldırmadığımı sanmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kül, kül -&lt;br /&gt;Külü eşele bak.&lt;br /&gt;Etten kemikten eser yok----&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kalıp sabun&lt;br /&gt;Bir nişan yüzüğü&lt;br /&gt;Altın bir diş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herr Tanrı, Herr Şeytan&lt;br /&gt;Savulun&lt;br /&gt;Savulun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küllerin arasından&lt;br /&gt;Doğrulurum kızıl saçlarımla&lt;br /&gt;Ve çıtır çıtır adam yerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sylvia PLATH&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeviren : Enis AKIN&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3489085336789711191?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3489085336789711191/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3489085336789711191' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3489085336789711191'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3489085336789711191'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/10/bayan-lazarus.html' title='Bayan Lazarus...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-617972230631596623</id><published>2008-10-05T03:08:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T03:10:03.841+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ingeborg Bachmann'/><title type='text'>Lezzetsiz...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Hiçbir şey hoşuma gitmiyor artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapmam gereken&lt;br /&gt;Bir eğretilemeyi mi süslemek&lt;br /&gt;Badem yapraklarıyla?..&lt;br /&gt;Söz dizimini&lt;br /&gt;Bir ışık huzmesinde çarmıha mı germek?..&lt;br /&gt;Kim kafa patlatacak&lt;br /&gt;Böylesine gereksiz şeyler üzerine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir anlayışa vardım&lt;br /&gt;Var olan&lt;br /&gt;Sözcükler aracılığıyla&lt;br /&gt;(en alt sınıflar için)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açlık&lt;br /&gt;Utanç&lt;br /&gt;Göz yaşları&lt;br /&gt;Ve&lt;br /&gt;Karanlık…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temizlenmemiş hıçkırıklarla,&lt;br /&gt;Çaresizlikle&lt;br /&gt;(ve çaresizlikten önce bile umarsız)&lt;br /&gt;Onca sefalet,&lt;br /&gt;Hastalık ve pahalık yüzünden ,&lt;br /&gt;İdare etmek zorundayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazıyı değil,&lt;br /&gt;Kendimi ihmal etmekteyim.&lt;br /&gt;Başkaları becerebiliyorlar,&lt;br /&gt;Tanrı bilir ya&lt;br /&gt;Sözcüklerden yardım almayı.&lt;br /&gt;Ben, kendimin desteği değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapmam gereken&lt;br /&gt;Bir düşünceyi mi tutuklamak&lt;br /&gt;Ve götürmek aydınlatılmamış bir cümlenin hücresine?..&lt;br /&gt;Gözleri ve kulakları mı ihya etmek&lt;br /&gt;Birinci sınıf sözcük lokmalarıyla?..&lt;br /&gt;Bir halkın libidosunu araştırmak&lt;br /&gt;Sessiz harflerimizin sevgi değerlerini mi saptamak?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapmam gereken&lt;br /&gt;Doluya tutulmuş bir kafayla,&lt;br /&gt;Şu elin yazmaktan katılmışlığıyla,&lt;br /&gt;Üç yüz gecenin basıncı altında,&lt;br /&gt;Kağıdı mı yırtıp atmak,&lt;br /&gt;Ve örgütlenmiş sözcük operalarını silip atmak&lt;br /&gt;Bir çırpıda, yıkarak: ben sen o&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz siz?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Öyle yapılsın. Öyle yapsınlar başkaları.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim payıma gelince, yitip gitsin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ingeborg Bachmann&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çv : Ahmet Cemal&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-617972230631596623?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/617972230631596623/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=617972230631596623' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/617972230631596623'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/617972230631596623'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/10/lezzetsiz.html' title='Lezzetsiz...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-7162592975777691688</id><published>2008-10-01T23:30:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:32:43.368+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küçük İskender'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Kurşun Deliği...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;gittiğin cennette ferhat olcaksın&lt;br /&gt;bir gözün burca dayanacak&lt;br /&gt;'kederli kelimeler değil&lt;br /&gt;kuvvetli kelimeler kullanmalı'&lt;br /&gt;diye&lt;br /&gt;öğüt verdim sessizce onlara ve kendime.&lt;br /&gt;'kederli kelimeler yeterli şey'dir&lt;br /&gt;ve&lt;br /&gt;kederli kelimeler sakardır muhtemelen'&lt;br /&gt;mars'la venüsün çarpıştığı ipte öptüm onları.&lt;br /&gt;-ağızlarında mayalı denizatı yeşili&lt;br /&gt;yamanmaz göğüste açılan kurşun delikleri-&lt;br /&gt;düştüğü anda kalan kalın camlı dudaklarıma&lt;br /&gt;ihtiraslı büyük yeminler serptiler&lt;br /&gt;kusursuz kuzgun elleriyle.&lt;br /&gt;-buna biraz mustafa demeli-&lt;br /&gt;duman duman kavak ağaçları&lt;br /&gt;kavak kavak duman ağaçları&lt;br /&gt;hiç bir su yıkamak istemedi devasa tenlerini&lt;br /&gt;ve aşarak çok masum çok bakışlarındaki&lt;br /&gt;yosunlu, titrek dikenli telleri&lt;br /&gt;ve silahlarına dek koşup ve sonra gerilerek ansızın&lt;br /&gt;ruhlarına doğru fırlattım çalıntı gezegenimi!&lt;br /&gt;biliyorum, inanmadılar, inanamadılar&lt;br /&gt;bir kuş korkup kaçarken avuçlarından&lt;br /&gt;nasıl terk ederse tek kanadını&lt;br /&gt;onlar da öyle çaresizdiler&lt;br /&gt;koymadılar koyu tadın ortak adını..&lt;br /&gt;yüzümüzde: boynu kırık kedi saatleri&lt;br /&gt;uyandığımdan beri annem yoktu&lt;br /&gt;'suçsuzluğumdan daha iyisiniz' dedim onlara&lt;br /&gt;'çocukluğumdan daha yukarıda, daha marifetli'&lt;br /&gt;giemezdim&lt;br /&gt;ayaklarım beni tanımıyordu&lt;br /&gt;-buna biraz çirkin kadın kabartması demeli-&lt;br /&gt;ışıklı, ışıklı bir eşarp gibi döne döne&lt;br /&gt;sarıldılar çatlak heykelime.&lt;br /&gt;ayın kraterlerine gözyaşı dolarken öptüm onları.&lt;br /&gt;yok, kederli kelimeleri yormamalı bu gece&lt;br /&gt;uzun sürdü misafirliğim, ben şahsıma dönmeliyim&lt;br /&gt;karanlık, karanlıklal bir arp gibi lime lime.&lt;br /&gt;yüzümüzde: melankoliyi te'yid saatleri&lt;br /&gt;'beni içakıntılarınıza alın' dedim onlara&lt;br /&gt;'beni doruklarınızdaki karın terine takın'&lt;br /&gt;'ben bir taya verdim kalbimi(al yarattıklarını)&lt;br /&gt;ve bir kalp aldım ondan(ve billur klavuzumu)&lt;br /&gt;gökkuşağını geçirdim dikiş iğnesinin deliğinden&lt;br /&gt;gövdemi gövdelerinize dikerken ağlatmayın beni'&lt;br /&gt;yok, kederli kelimeleri yormamalı bu gece&lt;br /&gt;zira, hürriyet hoş görmüyor sendelememi.&lt;br /&gt;-buna biraz ters falso demeli-&lt;br /&gt;uzundular&lt;br /&gt;kararlı ama mahsundular&lt;br /&gt;bir korkunun geçmesi gibi tetiği&lt;br /&gt;törpüleri aratmayan genç umutlarıyla&lt;br /&gt;esrarengiz ama yorgundular&lt;br /&gt;biliyorum, inanmadılar&lt;br /&gt;duman duman kavak ağaçları&lt;br /&gt;kavak kavak duman ağaçları&lt;br /&gt;senfonik hislerine ölü toprağı serptiler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük İskender &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-7162592975777691688?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/7162592975777691688/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=7162592975777691688' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7162592975777691688'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7162592975777691688'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/10/kurun-delii.html' title='Kurşun Deliği...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-7648749265699041435</id><published>2008-09-23T16:21:00.005+03:00</published><updated>2008-11-23T01:35:39.896+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nilgün Marmara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Gökkuşağının Darağacı...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SNjtpvDejaI/AAAAAAAAACg/CcYJzValVrI/s1600-h/denisim_limbobydemonratqq4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249206666961784226" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SNjtpvDejaI/AAAAAAAAACg/CcYJzValVrI/s320/denisim_limbobydemonratqq4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff9900;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Şimdi'nin bedeni yok,&lt;br /&gt;Yontuyor geçmiş bilgisiyle&lt;br /&gt;gelecek belki olur diye taşı,&lt;br /&gt;taşını kokluyor&lt;br /&gt;yontu dağılıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi'si yitik&lt;br /&gt;bundan boyuyor&lt;br /&gt;boyuyor evine aldığı&lt;br /&gt;ağacın üzerine tüneyip&lt;br /&gt;duvarını, tavanını, geçmişi&lt;br /&gt;ve geleceği ve her yanını;&lt;br /&gt;dal kırılıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi'si yitik&lt;br /&gt;diziyor diziyor notalarını,&lt;br /&gt;göğe ışık üzerine boncuklarını,&lt;br /&gt;ucuza getiriyor varlığını&lt;br /&gt;sonsuzun sessizliğiyle&lt;br /&gt;sonlunun gürültüsü arasında,&lt;br /&gt;O bitirince kıyısında gezindiği&lt;br /&gt;yol çöküyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi'si yitik&lt;br /&gt;bundan yazıyor&lt;br /&gt;yazıyor enine boyuna&lt;br /&gt;içini ve dışını ve yeri&lt;br /&gt;ve göğü ve suyu,&lt;br /&gt;bindiği kadırga&lt;br /&gt;o inince batıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağustos 87&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nilgün MARMARA&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-7648749265699041435?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/7648749265699041435/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=7648749265699041435' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7648749265699041435'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7648749265699041435'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/09/gkkuann-daraac.html' title='Gökkuşağının Darağacı...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SNjtpvDejaI/AAAAAAAAACg/CcYJzValVrI/s72-c/denisim_limbobydemonratqq4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3784797565697449038</id><published>2008-09-22T22:40:00.002+03:00</published><updated>2008-11-23T01:33:25.726+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edip Cansever'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Tragedyalar III...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;EPİSODE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü bu kahverengi akşam saatlerinde&lt;br /&gt;Her şeyi en soğuk ölçülere vuruyoruz&lt;br /&gt;Bir uzak han kavramına. Hanların&lt;br /&gt;Rahmindeki bir yolcuya, bir semendere&lt;br /&gt;Ve soğuk bir çağdan geçiyoruz.&lt;br /&gt;Çağlardan&lt;br /&gt;Başımızda siyahtan bir hale.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KORO&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birdenbire yapayalnızsanız her yerde&lt;br /&gt;Ve bundan korkuyorsanız&lt;br /&gt;En küçük şeylerden bile.&lt;br /&gt;Örneğin birine saati sorsanız&lt;br /&gt;Karşıdan karşıya geçseniz bir caddede&lt;br /&gt;Sesinizi alçaltıp dikkatle bakaraktan çevrenize&lt;br /&gt;Biriyle bir şeyler konuşsanız&lt;br /&gt;Ve her gün kitaplar, dergiler alsanız.&lt;br /&gt;Postacı her gün mektup getirse&lt;br /&gt;Sözgelimi bir resmi dairede&lt;br /&gt;Fazlaca oyalansanız&lt;br /&gt;Şöyle bir iki otobüs kaçırsanız üst üste, neden olmasın&lt;br /&gt;Kaldı ki, hiçbir şey yapmasanız bile&lt;br /&gt;Tuhaftır&lt;br /&gt;Sanki herkes kuşkuyla bakacaktır yüzünüze.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve işte bir lokantaya girdiniz, garsonla çene aldınız&lt;br /&gt;Şarapla yiyecek bir şeyler söylediniz, hepsi bu kadar&lt;br /&gt;Biraz da güldünüzdü aklınızdan geçen bir şeye&lt;br /&gt;Ya gülünç bir olaya, ya önemsiz bir söze&lt;br /&gt;Ama az ötede düğmeleriyle oynayan&lt;br /&gt;Ve yiyen tırnaklarını bir adam&lt;br /&gt;Duraksız sizi izliyordur belki de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da bir dernekte üyesiniz, azıcık mutlusunuz&lt;br /&gt;Ya da küçük bir memur bir banka servisinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durmadan suçlusunuz&lt;br /&gt;Durmadan suçlusunuz&lt;br /&gt;Durmadan suçlusunuz ve artık kendinizi&lt;br /&gt;Gücünüz yok ödemeye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giderek siz oluyorsa bütün bir kalabalık&lt;br /&gt;Yüzünüz yüzlerine benziyorsa, giysiniz giysilerine&lt;br /&gt;Ansızın bir hastanın kendini iyi sanması gibi&lt;br /&gt;Gücünüz yetse de azıcık bağırsanız&lt;br /&gt;Bir yankı: durmadan yalnızsınız&lt;br /&gt;Durmadan yalnızsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EPİSODE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani bizim hiç korkmadığımız şeyler&lt;br /&gt;Doğrusu en çok korktuğumuz şeylerdir gerçekte&lt;br /&gt;İçimizde kahverengi bir dağ ölüsü yatar&lt;br /&gt;Bir yarasa ayaklanır.&lt;br /&gt;Aç gözlü bir kuş&lt;br /&gt;Varır kocaman bir şey olmanın bilincine&lt;br /&gt;Birden bir ses biçiminde, radyomuzun içinde&lt;br /&gt;Duyurur iki caz parçası arasından biri&lt;br /&gt;Ya gülünç bir yas töreni&lt;br /&gt;Ya toptan bir öldürme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de&lt;br /&gt;Soğumaya yüz tutmuş bir fincan sütlü kahve&lt;br /&gt;Dönüşür ellerimizde kanlı, kırbaçlı&lt;br /&gt;Bastırılmış bir greve, yırtılmış dövizlere&lt;br /&gt;Örneğin üç yüz ölü, bir o kadar yaralı&lt;br /&gt;Ve sömürge şapkalı ve sten tabancalı&lt;br /&gt;Gözü dönmüş biriyle&lt;br /&gt;O güvenlik manşetleri birtakım gazetelerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani bizim hiç korkmadığımız şeyler&lt;br /&gt;Belki en çok korktuğumuz şeylerdir gerçekte&lt;br /&gt;Ki bütün işkenceler, ezinler ve kırımlar&lt;br /&gt;Damlayan bir musluktur yerine göre&lt;br /&gt;Yoksa bir enkaz altında bir ölüm&lt;br /&gt;Ya da puslu bir havada, bir cinayette&lt;br /&gt;Bir ölüm&lt;br /&gt;Ölümün anlamı ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KORO&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin hiç korkmadığınız şeyler ya da hep öyle sandığınız&lt;br /&gt;Beslenir kimi zaman da sevgilerle&lt;br /&gt;Çok içten bir selamla ve içten bir gülümsemeyle&lt;br /&gt;İşte her sabah rastladığımız birinin&lt;br /&gt;Durakta, yolda, işyerinde&lt;br /&gt;Ya da bir meyhanenin-kuytu bir köşesinde&lt;br /&gt;Yıllarca süren o dostça ilişkinin&lt;br /&gt;Ve hatta bir sevgilinin&lt;br /&gt;Yerine&lt;br /&gt;Kin dolu gözleriyle bir ölüm yargıcı gibi&lt;br /&gt;Biri&lt;br /&gt;Kapkara giysilerle, özenti bir zincirle&lt;br /&gt;Öyle&lt;br /&gt;Dikilmiş sorguya çekiyorsa sizi&lt;br /&gt;Ve sakın sormayın işte: bir hesap yanlışlığı mı, değil mi&lt;br /&gt;Vakit yok öğrenmeye.&lt;br /&gt;Canım en basiti, arkanızdaki bir duvarın&lt;br /&gt;Mineler, sarmaşıklar, o yaban gülleriyle&lt;br /&gt;Örtülü bir duvarın ansızın&lt;br /&gt;Kanlı, kireçli bir taş yağmuru halinde&lt;br /&gt;Korkunç bir silah olduğunu yerine göre&lt;br /&gt;Düşünün&lt;br /&gt;Ve sakın sormayın işte: bir hesap yanlışlığı mı, değil mi&lt;br /&gt;Vakit yok öğrenmeye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da bir düşte yürüyor gibi&lt;br /&gt;Islak mavi bir sabahtı, açtınız pencerenizi&lt;br /&gt;Şöyle bir gerindiniz, gökyüzüne baktınız&lt;br /&gt;Tutarak sapından bembeyaz bir karanfili&lt;br /&gt;Sevinçle okşadınız&lt;br /&gt;Ve içerde kahvaltınız bekliyordu sizi&lt;br /&gt;Öyle ki, kahvenizi içiyordunuz, birazdan çıkacaktınız&lt;br /&gt;Tam o sıra kapının zili&lt;br /&gt;Tuhaf şey .. Bu saatte .. kim olabilir ki&lt;br /&gt;Ve işte az önce aldınızdı gazeteleri&lt;br /&gt;Öyleyse?&lt;br /&gt;Yaktınız bir sigara daha, kapıya yöneldiniz&lt;br /&gt;Bırakıp masaya kahvenizi&lt;br /&gt;Kilidi çevirdiniz, açtınız kapıyı&lt;br /&gt;Usulca&lt;br /&gt;Bir kurşun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birden o zamansız, o yersiz başdönmesi&lt;br /&gt;Hani av araçları satılan bir dükkân vardı&lt;br /&gt;İçi doldurulmuş çulluklar, kardelen çiçekleri&lt;br /&gt;Bir kurşun!&lt;br /&gt;Geçerken uğrardınız, iyiydi, cana yakındı&lt;br /&gt;Yeleğinden çıkmazdı elleri&lt;br /&gt;Bekârdı, umutsuzdu, yalnızdı&lt;br /&gt;Ve belki..&lt;br /&gt;Bir kurşun!&lt;br /&gt;Sormayın kendinize: bir vahşet mi bu, değil mi&lt;br /&gt;Düştünüz sırtüstü yere ve işte avlandınız&lt;br /&gt;Sadece avlandınız&lt;br /&gt;Ağız dil bilmez söylemeyi. ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ötede&lt;br /&gt;Islak mavi bir sabahtı.&lt;br /&gt;Gökyüzü&lt;br /&gt;Bembeyaz karanfiller, pencere&lt;br /&gt;Kahveniz, masanız, kahvaltınız&lt;br /&gt;Bir yankı&lt;br /&gt;Ve bütün çay fincanları: durmadan yalnızsınız&lt;br /&gt;Durmadan yalnızsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AĞIT&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün bitti. Saat kaç. Bitecek mi bir gün savaşımız.&lt;br /&gt;Hak edilmiş hüzünlerimiz olacak mı bizim de&lt;br /&gt;Dönüp dönüp arkamıza baktığımız&lt;br /&gt;Bir dünya kalıntısı üstünde&lt;br /&gt;Hak edilmiş hüzünlerimiz olacak mı bizim de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KOROBAŞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha bir süre böyle&lt;br /&gt;Silahlar eleştirecek sizi belki de&lt;br /&gt;İşte siz&lt;br /&gt;Toplayıp susacaksınız içinizdeki ölüleri&lt;br /&gt;Bakmadan geçeceksiniz o duvar diplerine&lt;br /&gt;Gözleriniz olacak, yüzünüz, elleriniz&lt;br /&gt;Ne korku, ne kin, ne de yenilme&lt;br /&gt;Ve asıl günleriniz olacak, günleriniz&lt;br /&gt;Duyup da bilmediğiniz. bilip de tatmadığınız&lt;br /&gt;Dünyanın tekdüzenli renginde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edip Cansever...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3784797565697449038?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3784797565697449038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3784797565697449038' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3784797565697449038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3784797565697449038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/09/tragedyalar-iii.html' title='Tragedyalar III...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-4642540369086511886</id><published>2008-09-22T21:08:00.002+03:00</published><updated>2008-11-23T01:34:00.336+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edip Cansever'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Tregedyalar IV...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;&lt;strong&gt;LUSİN&lt;br /&gt;.................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Elini verir misin, elini?&lt;br /&gt;Benim anladığımca sen&lt;br /&gt;Bir başına yüceltmek istiyorsun kendini&lt;br /&gt;Bu böyle olunca da, o zaman&lt;br /&gt;Şaşırma bir gün mutluluk yerine&lt;br /&gt;Daha hiç denenmemiş bir acıyla karşılaşırsan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir acıyla.. daha hiç denenmemiş!.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Bak işte, en soylu isteklerle odama geliyorsun&lt;br /&gt;Ve düşün, insanlığının en alımlı katında&lt;br /&gt;Her şey bu kadar doğal, her şey bu kadar güzelken&lt;br /&gt;Sorarım, neden böyle yabancı kalıyorum sana?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Bilemem ki Stepan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Bak Lusin, çünkü ben sevmiyorum kadınları&lt;br /&gt;Bu tuhaf alışkanlığı, bu gereksiz yakınlığı&lt;br /&gt;Sense bencillik diyeceksin buna. Ya da&lt;br /&gt;Bir zevk düşkünlüğü diyeceksin. Oysa hiçbiri değil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Peki, ya nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Olsa olsa bunca çıkmazı&lt;br /&gt;Sürdürmek benimkisi bir zevk biçiminde boyuna&lt;br /&gt;Ve yaratmak yeniden bütün iğrendiklerimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Kaçınılmaz bir yalnızlık seninkisi. Ayrıca&lt;br /&gt;Katı, ilgisiz, iğreti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Ve diyebilirsin ki Lusin, soyu kalmamış hayvanlar gibi&lt;br /&gt;Öyle bir buz çağını yaşıyorum da&lt;br /&gt;İçkiyle aşıyorum, içkiyle çözüyorum bu cehennemi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey istemeden gerçekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Belki de bir bilinci yoğunlaştırıyorum böylece&lt;br /&gt;Doğarak acılarıma her an yeniden&lt;br /&gt;Ve kendini kanatan bir bıçak gibi işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Anlıyorum Stepan, ne var ki, ben de&lt;br /&gt;Çıkmalı diyorum bu boğuntudan&lt;br /&gt;Bu yanlış orospuluktan, bilmiyorum&lt;br /&gt;Bana yardım edebilir misin? Daha doğrusu&lt;br /&gt;Bir yol gösteren değil, bir uğrak&lt;br /&gt;Olabilir misin bana?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Sadece bir anlaşma! Ne çıkar anlaşsak da biz&lt;br /&gt;Ve bütün anlaşmaların dünyada&lt;br /&gt;Sanırım bir anlamı var: yok gibiyiz hepimiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Öyleyse yalnız da değilsin sen. Ayrıca&lt;br /&gt;Tutsaksın yalnızlığına Stepan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Bunu yadsımıyorum ki Lusin. Yadsımıyorum da&lt;br /&gt;Demek istiyorum ki, sen de yalnızsın benim gibi&lt;br /&gt;Biz ikimiz de yalnızsak.. ve işte bu durumda&lt;br /&gt;İki kişilik bir yalnızlık olmaz mı bizimkisi?&lt;br /&gt;Yok sanki bir şey yapacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Belki de var.. ama nasıl?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Zorlasak mı acaba bizim olmayan&lt;br /&gt;Görünmez bir mutluluğun yollarını&lt;br /&gt;Her türlü acılarla yılmadan&lt;br /&gt;Savaşsak mı geleceği kurtarmak için&lt;br /&gt;Ama gelecek ne Lusin, bilmem ki&lt;br /&gt;Bilsem bile ne çıkar, o zaman da ben neyim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Düşündüm ben Stepan. Düşündüm daha önce de&lt;br /&gt;Diyorum bir geneleve gitmeli&lt;br /&gt;Hiç değilse bir karşıkoyma biçimi. Ve belki&lt;br /&gt;O yalanlardan, o yalan ilişkilerden&lt;br /&gt;Daha önemli bu, kim bilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Bence bu kurtuluş yolu değil. Gerçi her şeyin hakkını vermeli.&lt;br /&gt;Üstelik kaygılanmadan&lt;br /&gt;Ama bir tükenme duygusu, ölümsü bir yılgınlık da&lt;br /&gt;Olabilir seninkisi. Öyleyse karar vermeli&lt;br /&gt;Bir çözüm yolu mu bu, değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Hep böyle baş eğmek mi? İstemiyorum bunu Stepan&lt;br /&gt;Düşmeli bir çirkinliğin içine. Ve yavaş yavaş&lt;br /&gt;Aşmalı çirkinliği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Bak Lusin, şu da var ki, genelevse gideceğin yer senin&lt;br /&gt;Zaten bir genelevde yaşıyor gibisin&lt;br /&gt;Her türlü çirkinliğin içinde&lt;br /&gt;Her türlü düşmanlığın, her türlü bencilliğin&lt;br /&gt;İçinde anlaşıyorsun vuruşaraktan&lt;br /&gt;Ve kırılaraktan durmadan&lt;br /&gt;Öyleyse bir kurtuluş bu mu? Bana kalırsa&lt;br /&gt;Ölümünü içinde taşıyan bir isyan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;İsyandı tanrıya başkaldırmak da. Öyleyse&lt;br /&gt;Ben şimdi neye inanacağım&lt;br /&gt;Yalnızsam, beni yalnız bırakan&lt;br /&gt;Ve yalnız değilsem, kararsız bir yargıç olan&lt;br /&gt;Başkalarına mı?&lt;br /&gt;Yoksa kendime mi Stepan, ne dersin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Korkunçtur, bana kalırsa adımıza&lt;br /&gt;Hazırlanmış bir oyun var bizim&lt;br /&gt;Hepimizi yalnız bıraktıkları bir oyun&lt;br /&gt;Ve bilirler, insanlar yalnız kaldıkça&lt;br /&gt;Konuştukları dil de değişir&lt;br /&gt;Sonunda hiç anlaşamazlar. Öyle ki&lt;br /&gt;Bir zaman parçası içinde, bir durumun&lt;br /&gt;Değişmez akışında, tekdüze&lt;br /&gt;Kalırlar bir sıkıntı avcısı gibi&lt;br /&gt;Ve bir gün anlarlar ki, bir güc değildir artık yalnızlık&lt;br /&gt;Ve bunu anlayınca, işte o zaman Lusin&lt;br /&gt;Aşıvermek isterler bu zamanla durumu&lt;br /&gt;Koşarlar, koşarlar, tam sınıra gelince&lt;br /&gt;Sanki o tel örgülere yapışmış gibi&lt;br /&gt;Bir duman oluverirler ya da kaskatı&lt;br /&gt;Bir kömür parçası, bir ceset..&lt;br /&gt;Nedir bu durumda insanın anlamı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Aşmalı bu durumu Stepan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Duymuyorum ben acılarımı. Ve yitirdim çoktan&lt;br /&gt;Yitirdim bütün karşıtlıkları. Ne umut&lt;br /&gt;Ne umutsuzluk, ne hiçbir şey&lt;br /&gt;Kurtaramaz varlığımı benim. Ve yoğun bir anlamsızlığın içinde&lt;br /&gt;Sanki renksiz, boyutsuz&lt;br /&gt;Ve göksüz, zamansız bir evrende&lt;br /&gt;Tek çıkar yol yaşamaksa Lusin&lt;br /&gt;Yaşıyorum ben de kaygısız&lt;br /&gt;Değişmez bir anlamsızlığı böylece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Yani bir çıkmazı sürdürüyorsun kısaca&lt;br /&gt;Bu yitiriş kendini, bu çöküş&lt;br /&gt;Sanki bir üstünlük duygusu veriyor sana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Bense bir yalnızlık tarihini örüyorum ustaca. Ve gelecekteki&lt;br /&gt;Bir önseziyi kuruyorum şimdiden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Asıl iş bir sonuca varmakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Varabilir misin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Öyleyse çok uzun bir yol bu doğrusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Bir konyak daha içer misin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Ayrılalım Stepan, belki biz anlaşıyoruz ama&lt;br /&gt;İlkemiz ayrı yaşamak&lt;br /&gt;Ve ne varsa işte bu ayrılıkta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STEPAN&lt;br /&gt;Adım Stepan, Lusin. Yani ben&lt;br /&gt;Bir satranç oyuncusu olamam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUSİN&lt;br /&gt;Elini ver Stepan, ne de olsa bir anlaşmadır bu&lt;br /&gt;Belki de bir anlaşmadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IV&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Bir insan yaşanmamışlığı bulunca&lt;br /&gt;Onu artık hiç kimse anlatamaz&lt;br /&gt;Kalır sonsuz gücünün buyruğunda&lt;br /&gt;Ve bütün kesinliklerin üstünde, yalnız&lt;br /&gt;Dolaşır bir ateşböceği gibi kendi aydınlığında).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tragedyalar IV / Edip Cansever&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EPİSODE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya alkol olmasaydı. Bir uzun bardaklarımız vardı. Herkes&lt;br /&gt;birbirinden artardı&lt;br /&gt;Bulanık, bungun artardı&lt;br /&gt;Kuru gök, kuru bir yağmur bırakırdı sesimize&lt;br /&gt;Çok uzaklarda çok düşündüğümüz bir şey solar solar solardı&lt;br /&gt;Meyhaneler biraz olsun solardı&lt;br /&gt;İmgeler ve bütün çözüm yolları. Bardaklar&lt;br /&gt;Bardaklar, o uzun bardaklar, dişi alkoller yani&lt;br /&gt;Çiftleşip bırakırlardı sesimizi&lt;br /&gt;Sirkler ve bütün sirkler, atlıkarıncalar öyle&lt;br /&gt;Çılgınca dönerlerdi sesimizde&lt;br /&gt;Biz bütün görme gücüyle görürdük sesimizi&lt;br /&gt;Renksizdi&lt;br /&gt;Ve nasıl kirliydi ki, her günkü kuşkulardan&lt;br /&gt;Her türlü engellerden, aşklardan ve kurallardan&lt;br /&gt;- Sesimizi duyuyor musunuz. Hayır!&lt;br /&gt;- Sesimizi duyuyor musunuz. Evet!&lt;br /&gt;Yani işte böyle biz&lt;br /&gt;Tek anlamlı iki söz parçası olan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz bir de çok eski zamanlardan kalmış olurduk. Ve bir de&lt;br /&gt;Sert içkiler içerdik - Bu tuhaf akşamları kim çizdi&lt;br /&gt;Öyküsü tanrılardan ve açık denizlerden derlenen&lt;br /&gt;Bu tuhaf akşamları kim çizdi&lt;br /&gt;Güçlü bir soluk tarafından ve hırsla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kirli&lt;br /&gt;Ve büyük bir sirk çadırı gibi, uçsuz bucaksız&lt;br /&gt;Bu tuhaf akşamları kim çizdi&lt;br /&gt;Biz içkiler içerken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz içkiler içerken cam kapılar yeryüzünü keserdi&lt;br /&gt;Düşük organlarıyla kadınları keserdi&lt;br /&gt;Biz içkiler içerken&lt;br /&gt;Kesilince giderdi&lt;br /&gt;Cam kapılar dönerdi, dünyacığımız kanardı&lt;br /&gt;Cam kapılar dönerdi&lt;br /&gt;Gökboyu giderlerdi bir saydamlığı akıtıp&lt;br /&gt;Doğanın gizlerine ve bütün rahimlere&lt;br /&gt;Gökboyu giderlerdi&lt;br /&gt;Tezgâhlar bira çekerdi&lt;br /&gt;Tezgâhlar bira çekerdi, çürük ot oralarda kokardı&lt;br /&gt;Çürük ot, çürük ot..&lt;br /&gt;Oralarda kokardı&lt;br /&gt;Sonra hep eski zamanlardan kalmış olurduk, o tenha&lt;br /&gt;Bahçelerde, tasvirlerde, bir garip kum sarılığında&lt;br /&gt;Olmuş olurduk&lt;br /&gt;Sonra birden çağımıza girerdik. O çılgın&lt;br /&gt;Atlarımız, örtülerimiz alkolden&lt;br /&gt;Anılarımız, içgüdülerimiz&lt;br /&gt;Ve büyük çıplaklığımız alkolden&lt;br /&gt;Alkolse biraz olsun alkolden yaratıldığımız&lt;br /&gt;Tanrımız bilincimiz tanrımız&lt;br /&gt;Çağımıza girerdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağımıza girerdik, kaygan ve boyutsuz bir anlam biçiminde&lt;br /&gt;Kurumuş bir kan kokusu ağzında&lt;br /&gt;Kemikten bir av borusu tadında&lt;br /&gt;Ağrılı bir hayvanın benekleri üstünde&lt;br /&gt;Çağımıza girerdik&lt;br /&gt;Çağımıza girerdik, çiftleşip bırakırdık çağımızı&lt;br /&gt;Bırakınca giderdik&lt;br /&gt;Bırakınca giderdik. Sonra her şey giderdi. Ve artık&lt;br /&gt;Bir silah patlasa, bir kurşun&lt;br /&gt;Doğayı baştanbaşa kanatan&lt;br /&gt;Bir kurşun olurdu. İçkilere dönerdik.&lt;br /&gt;Çünkü başka ne vardı, alkoller bizi yıkardı&lt;br /&gt;Sığ denizler gibiydi alkol, geçerdi üstümüzden&lt;br /&gt;Ve birden bırakırdı bizi&lt;br /&gt;Biz öyle kalırdık da çakıllamış ve beyaz&lt;br /&gt;Seslerimiz birbirinden artardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü yalnız o vardı, o alkol biçiminde olmak&lt;br /&gt;O sonsuz buruşukluk&lt;br /&gt;O sonsuz buruşukluk: ya alkol olmasaydı&lt;br /&gt;Ya alkol olmasaydı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve alok olmasaydı biz ölümsüz kalırdık&lt;br /&gt;Dayanılmaz acısında bir ölümsüzlüğün&lt;br /&gt;Biz öylece kalırdık&lt;br /&gt;İmgelerin ve bütün çözüm yollarının bir öte dünyasında&lt;br /&gt;Yani bir gerilimde, her şeyin bir kavram olup aktığı kanımızda&lt;br /&gt;Oralarda&lt;br /&gt;Sevişirken kalırdık&lt;br /&gt;Akarsular alkollere girer kalırdı&lt;br /&gt;Balıklar soğuk soğuk devinirdi, kalırdı&lt;br /&gt;İçe ingin gözlerimiz vardı, kalırdı&lt;br /&gt;Bir sessizlik gününün durmadan kutlandığı&lt;br /&gt;Oralarda kalırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü yalnız o vardı, o alkol biçiminde olmak&lt;br /&gt;O sonsuz buruşukluk&lt;br /&gt;O sonsuz buruşukluk: ya alkol olmasaydı&lt;br /&gt;Ya alkol olmasaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes nerelerden olsa biraz sarkardı&lt;br /&gt;Bir şeyden, bir olaydan, korkunun ilk yerinden&lt;br /&gt;İşkenceler biraz olsun sarkardı&lt;br /&gt;Ve duvar kâğıtları sarkardı ve sinek pislikleri, ampuller&lt;br /&gt;İntihar zabıtları sarkardı&lt;br /&gt;Evraklar, çekmeceler&lt;br /&gt;Telefonlar biraz olsun sarkardı&lt;br /&gt;Ve sesler örtmek için sesleri, sarkardı&lt;br /&gt;Ve eller&lt;br /&gt;Çürükler, sinir uçları&lt;br /&gt;Bir korkunçluk gününün durmadan kutlandığı&lt;br /&gt;Sert duvarlar beyaz beyaz kanardı&lt;br /&gt;Ve polis müdürleri sarkardı kuşkunun ilk yerinden&lt;br /&gt;Belki de bir cümleden: bütün işkencelere rağmen konuşmaz!&lt;br /&gt;Diye harfler öyle öyle sarkardı&lt;br /&gt;Ve cezaevleri sarkardı ve ıslak tabutlukar&lt;br /&gt;Ve kurallar sarkardı, yasalar sonra sarkardı&lt;br /&gt;Bir şeyden, bir olaydan, acının ilk yerinden&lt;br /&gt;Herkes nerelerden olsa biraz sarkardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KORO&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerin ve bütün eylemlerin biraz olsun sarktığı&lt;br /&gt;Sizi yok saymaya geldiklerinin anlamıyla&lt;br /&gt;Şimdi bir anlama geldiğigiller çağı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EPİSODE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya alkol olmasaydı. Bir uzun bardaklarımız vardı. Herkes&lt;br /&gt;birbirinden artardı&lt;br /&gt;Bulanık, bungun artardı&lt;br /&gt;Kuru gök, kuru bir yağmur bırakırdı sesimize&lt;br /&gt;Çok uzaklarda çok düşündüğümüz bir şey solar solar solardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edip Cansever&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-4642540369086511886?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/4642540369086511886/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=4642540369086511886' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4642540369086511886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4642540369086511886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/09/tregedyalar-iv.html' title='Tregedyalar IV...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-1997877262754536091</id><published>2008-09-12T17:45:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:34:43.425+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nilgün Marmara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Düşü Ne Biliyorum...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;Kimdi o kedi, zamanın&lt;br /&gt;eşyayı örseleyen korkusunda&lt;br /&gt;eğerek kuşları yemlerine,&lt;br /&gt;bana ve suçlarıma dolanan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gök kaçınca üzerimizden ve&lt;br /&gt;yıldız dengi çözüldüğünde&lt;br /&gt;neydi yaklaşan&lt;br /&gt;yanan yatağından aslanlar geçirmiş&lt;br /&gt;ve gömütünün kapağı hep açık olana?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yedi tül ardında yazgı uşağı,&lt;br /&gt;görüldüğünde tek boyutlu düzlüktür o&lt;br /&gt;ve bağlanmıştır körler&lt;br /&gt;örümcek salyası kablolarla birbirine&lt;br /&gt;sevişirken,&lt;br /&gt;iskeletin sevincini aklın yangınına&lt;br /&gt;döndüren, fil kuyruğu gerdanlıklarla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de, o, zaman kedisi&lt;br /&gt;pençesi ensemde, üzünç kemiğimden&lt;br /&gt;çekerken beni kendi göğüne,&lt;br /&gt;bir kahkaha bölüyor dokusunu&lt;br /&gt;düşler maketinin,&lt;br /&gt;uyanıyorum küstah sözcüklerle:&lt;br /&gt;Ey, iki adımlık yerküre&lt;br /&gt;Senin bütün arka bahçelerini&lt;br /&gt;gördüm ben!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nilgün Marmara...&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-1997877262754536091?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/1997877262754536091/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=1997877262754536091' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1997877262754536091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1997877262754536091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/09/d-ne-biliyorum.html' title='Düşü Ne Biliyorum...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8749427612977203717</id><published>2008-09-07T18:24:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:35:57.478+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cesare Pavese'/><title type='text'>Acı...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333300;"&gt;Sokaklarda dolaşacağım yorgunluktan tükenene dek&lt;br /&gt;yalnız yaşamayı bileceğim ve geçen her yüzün&lt;br /&gt;gözlerine gözlerimi dikmeyi ve aynı kalmayı.&lt;br /&gt;Damarlarımda beni aramaya çıkan bu serinlik&lt;br /&gt;sabahları hiç böylesine gerçek olarak yaşamadığım bir&lt;br /&gt;uyanış: Yalnızca, kendimi bedenimden daha güçlü&lt;br /&gt;Duyuyorum&lt;br /&gt;ve sabahıma daha soğuk bir titreme eşlik ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yirmi yaşında olduğum sabahlar uzak.&lt;br /&gt;Ve yarın, yirmi bir: yarın sokaklara çıkacağım,&lt;br /&gt;her taşı ve göğün çizgilerini anımsıyorum.&lt;br /&gt;Yarından sonra insanlar beni yeniden görmeye başlayacak&lt;br /&gt;ve ayağa dikilmiş olacağım ve durup&lt;br /&gt;vitrinlerde kendime bakabileceğim. Bir zamanların sabahları&lt;br /&gt;gençtim ve bunu bilmiyordum, geçenin ben olduğumu&lt;br /&gt;bile bilmiyordum- bir kadın, kendi kendisinin&lt;br /&gt;efendisi. Bir zamanlar ki zayıf çocuk&lt;br /&gt;yıllar süren bir ağlayıştan uyandı:&lt;br /&gt;şimdi sanki o ağlayış hiç olmamış gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yalnızca renkleri algılıyorum. Renkler ağlamıyor,&lt;br /&gt;bir uyanış gibi: yarın renkler&lt;br /&gt;dönecek. Her kadın sokağa çıkacak,&lt;br /&gt;her beden bir renk- çocuklar bile.&lt;br /&gt;Açık kırmızı giyinmiş bu beden&lt;br /&gt;onca solgunluktan sonra kendi hayatına yeniden kavuşacak.&lt;br /&gt;Çevremde bakışların kaydığını hissedeceğim&lt;br /&gt;ve kendim olduğumu bileceğim: bir bakış fırlatarak&lt;br /&gt;kendimi insanlar arasında göreceğim: Her yeni günle&lt;br /&gt;yollara çıkacağım renkleri arayarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cesare Pavese&lt;br /&gt;(Çev: Kemal Atakay)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8749427612977203717?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8749427612977203717/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8749427612977203717' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8749427612977203717'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8749427612977203717'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/ac.html' title='Acı...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-7850616153938605760</id><published>2008-09-03T13:51:00.007+03:00</published><updated>2008-11-23T01:37:32.051+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hale İzgi Özçiçek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılar'/><title type='text'>Suskunun Yazısı...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SNbExws3mZI/AAAAAAAAACY/gMFNRgo5XbQ/s1600-h/Nemo_by_Shadowelve.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5248598774912620946" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SNbExws3mZI/AAAAAAAAACY/gMFNRgo5XbQ/s320/Nemo_by_Shadowelve.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330099;"&gt;&lt;strong&gt;Yazabiliyorken ellerim,görebiliyorken gözlerim ,yüreğimin kolları&lt;br /&gt;sarabiliyorken gönül şehrimi,kalem dağılmadan kağıda akışkan bir üç nokta&lt;br /&gt;ile gidiyorum gidebildiğimce...Bitti diyemeden söze tekrar başlıyor kelâm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve&lt;br /&gt;araya sindirdiğim bunca bağlaçla yürüyor yazı yazgısınca...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kuş kanadında uçabiliyorken gönlüm bazen, içtikçe susadığımı görüyorum&lt;br /&gt;pınar başında,bu tuz ,bu susuzluk ,gitgide kuşlara bakışımı&lt;br /&gt;arttırıyor...Kuş olup uçuyorum belki de gönlümce...ya da vurgun yer gibi&lt;br /&gt;dibe çöküyor kentlerim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir deniz arıyorum belki de,sözün tam burasında...dalgasında haşinlik&lt;br /&gt;olan...yosun kokan her adımında...ve kalbi olan herkes ,kalbinde denizine&lt;br /&gt;hasret sanki...Öyle yakın ki karşı kıyı ve öyle uzak ki güneş...deniz&lt;br /&gt;kızlarını anımsatıyor denizli her masal...yakamozlar arıyor Yunuslar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yazı yazgısında kararlı yol alabiliyorken...kararsız da olan tüm yazılar&lt;br /&gt;noktada kalamıyor bunca üç noktadan sonra...Hep bir öncenin bir sonrası,bir&lt;br /&gt;son anında bir öncesi var...ezeli,evveli gittikçe uzayan yollar...bu yazı bu&lt;br /&gt;yazgıda bitmez ki hiç...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir mavi tutunuştu her şeyim hiçbir şeyinde...&lt;br /&gt;Bir uçuş ,bir kanat açıştı mavideki her şey...&lt;br /&gt;Hiçbir şeydi..&lt;br /&gt;Her şeydi...&lt;br /&gt;var edenin var ettiği kadar mavi...&lt;br /&gt;Düşler,düştü ellerimden ...düş oldu&lt;br /&gt;yoktu ki zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç beklemezken ,hep beklemezken&lt;br /&gt;sonunda vara vara yine kendime vardım ..içime...&lt;br /&gt;meğer ki kalbimizmiş...&lt;br /&gt;kalpteymiş ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aşk bahane olmazlarıyla ve olurlarıyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hale İzgi Özçiçek&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-7850616153938605760?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/7850616153938605760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=7850616153938605760' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7850616153938605760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7850616153938605760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/09/suskunun-yazs.html' title='Suskunun Yazısı...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SNbExws3mZI/AAAAAAAAACY/gMFNRgo5XbQ/s72-c/Nemo_by_Shadowelve.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-5923620923446435484</id><published>2008-08-29T23:50:00.003+03:00</published><updated>2008-11-23T01:37:47.225+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Figen Yarar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Şiirin Boynunda Yağlı Urgan...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SLhhjLiaxcI/AAAAAAAAACA/6SyjoGAOeXI/s1600-h/Cloud_Nine_by_SAB687.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5240045423466038722" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SLhhjLiaxcI/AAAAAAAAACA/6SyjoGAOeXI/s320/Cloud_Nine_by_SAB687.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;"biz"in boynuna asıldı Güvercin gerdanlığı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;sözlerin kurunca darağacını&lt;br /&gt;özümün yandı canı&lt;br /&gt;ve ayaklanınca deli kanım&lt;br /&gt;isyanım çekti çatkısını&lt;br /&gt;şiirin boynuna geçti yağlı urgan&lt;br /&gt;ve&lt;br /&gt;"biz"in boynuna asıldı Güvercin gerdanlığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne can kaldı geriye&lt;br /&gt;ne de canan&lt;br /&gt;dik başlı bir çocuktu arta kalan&lt;br /&gt;sürgüne gitmiş gözleriyle&lt;br /&gt;ağır bir ezgi gibi&lt;br /&gt;hıçkırarak ağlayan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karayelden bile kara gözüm artık&lt;br /&gt;dörtnala koşuyorken öfkem&lt;br /&gt;ilk kez ayaza vurmuyor&lt;br /&gt;varlığınla buz tutmuş tenim&lt;br /&gt;huzur veriyor rüzgar&lt;br /&gt;dağıtıyor okşayarak saçlarımı&lt;br /&gt;ve biliyor musun&lt;br /&gt;ilk kez ısınıyorum&lt;br /&gt;sarılıp yalnızlığıma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bundan böyle savaşım anılarla&lt;br /&gt;her hatırlanışında&lt;br /&gt;bir cinayet daha işleyeceğim&lt;br /&gt;ki biliyorum suç ortağınım artık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve sen&lt;br /&gt;kök saldı bir kere içine varlığım&lt;br /&gt;her gün vicdanında yeşeren&lt;br /&gt;yeni bir filizi budayarak yaşlanacaksın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi dizginle gücün yeterse zamanı&lt;br /&gt;ki harcananlar uğruna aksın nedemet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;05/Nisan/2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Figen YARAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**ilkbahar geldiğinde deylem vadilerinde kar beyazlığında ölü güvercinler bulunurmuş.&lt;br /&gt;Söylenene göre sevgilerinden ötürü&lt;br /&gt;öldürürlermiş birbirlerini ve boyunlarında&lt;br /&gt;kan damlalarından bir zincir (Güvercin Gerdanlığı)taşırlarmış parlak kırmızı...!!!**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ernst W. Heine &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-5923620923446435484?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/5923620923446435484/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=5923620923446435484' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/5923620923446435484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/5923620923446435484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/08/iirin-boynunda-yal-urgan.html' title='Şiirin Boynunda Yağlı Urgan...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SLhhjLiaxcI/AAAAAAAAACA/6SyjoGAOeXI/s72-c/Cloud_Nine_by_SAB687.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-1794837306741627633</id><published>2008-08-29T18:05:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:38:18.688+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sylvia Plath'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;Gümüşüm ve doğruyum. Önyargılarım yok&lt;br /&gt;Gördüğüm her şeyi yutuveririm bir anda&lt;br /&gt;Olduğu gibi, aşkın veya nefretin sisiyle kaplı değilim&lt;br /&gt;Zalim değilim, içtenim yalnızca&lt;br /&gt;Küçük bir tanrının gözüyüm, dört köşeli.&lt;br /&gt;Çoğu zaman karşı duvarın üzerinde düşüncelere dalarım&lt;br /&gt;Pembedir duvar, benekli. Öyle uzun zaman baktım ki ona&lt;br /&gt;Kalbimin bir parçası olduğunu düşünüyorum. Fakat titriyor.&lt;br /&gt;Yüzler ve karanlık ayırıyor bizi tekrar tekrar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bir gölüm. Bir kadın eğiliyor üzerime,&lt;br /&gt;Erimimi arıyor gerçekte ne olduğunu anlamak için&lt;br /&gt;Sonra bu yalancılara dönüyor, mumlara veya aya.&lt;br /&gt;Sırtını görüyorum ve sadakatle yansıtıyorum sırtını&lt;br /&gt;Gözyaşlarıyla ve bir el hareketiyle ödüllendiriyor beni&lt;br /&gt;Önemliyim onun için. Geliyor, gidiyor.&lt;br /&gt;Her sabah onun yüzü alıyor karanlığın yerini&lt;br /&gt;İçimde genç bir kızı boğdu ve içimde genç bir kadın&lt;br /&gt;Havalanıyor ona doğru günden güne, korkunç bir balık gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sylvia Plath...&lt;br /&gt;(Çev.: TozanAlkan)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-1794837306741627633?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/1794837306741627633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=1794837306741627633' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1794837306741627633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1794837306741627633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/08/gmm-ve-doruyum.html' title=''/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3763215860809645027</id><published>2008-08-29T01:34:00.005+03:00</published><updated>2008-11-23T01:42:30.037+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edip Cansever'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Bilmez miyim Hiç...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SLcoHbImH8I/AAAAAAAAABo/jvoEOudLW5E/s1600-h/roadme6ib0tsgs4.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5239700799476867010" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SLcoHbImH8I/AAAAAAAAABo/jvoEOudLW5E/s320/roadme6ib0tsgs4.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Bilmez miyim hiç bütün bu sözler ne der ona&lt;br /&gt;Bu sözler ve bu sözlerin içinde çırpınan uzaklıklar&lt;br /&gt;Dolaşıyorum bir başıma, ortalıkta kimsecikler yok&lt;br /&gt;Kıyılar da bomboş, kır yolları da&lt;br /&gt;Soluğumu duyuyorum ara sıra, bir onu duyuyorum&lt;br /&gt;Duymuyorum belki de, biliyorum yalnızca&lt;br /&gt;Ayaklarımın altında yaban naneleri, kekikler&lt;br /&gt;Yol kenarında bir kapı, tahta&lt;br /&gt;Peki, kim yitirmiş evini, ya da&lt;br /&gt;Hangi yitikle yok olmuş o yapı&lt;br /&gt;Kimbilir&lt;br /&gt;Vuruyorum yokuş aşağı, kıyıya&lt;br /&gt;Bir taşın üstüne oturuyorum&lt;br /&gt;Ben oturur oturmaz&lt;br /&gt;Çıkıyor kuytularından bütün görünümler&lt;br /&gt;Ve ufak bir oyun oynuyor bana doğa&lt;br /&gt;Alıp alıp götürüyor gözlerimi bıkmadan&lt;br /&gt;Kısalıp uzayan bir çift yılan balığını andıran gözlerimi&lt;br /&gt;Güneşin şavkından yuvarlanan çakıllara&lt;br /&gt;Tam o sıra bir vapur yanaşıyor iskeleye uzun sürecek bir sonbahar taslağı gibi&lt;br /&gt;Denize yeni sürülmüs bir tarlaya benziyor, uyanık, diri&lt;br /&gt;Ve işin tuhafı bense&lt;br /&gt;Alışıyorum gittikçe&lt;br /&gt;Her gün bir parça daha alışıyorum yalnızlığıma&lt;br /&gt;Ürperiyorum bir ara arkamdaki ayak sesinden&lt;br /&gt;Ve bu yüzden mi bilmem&lt;br /&gt;Durup bir süre çevreme bakar gibi yapıyorum&lt;br /&gt;Sürüyle kus havalanıyor defnelerin içinden&lt;br /&gt;Sürüyle, evet, hatırlıyorum birden&lt;br /&gt;Nicedir unutmuşum saymayı bile günleri&lt;br /&gt;Dağılıp gitmişler herbiri bir yana&lt;br /&gt;Kuşlar gibi, onlar da&lt;br /&gt;Benimse ne gidecegim bir yer&lt;br /&gt;Ne de özlediğim bir şey var&lt;br /&gt;Öyleyse neden yazıyorum bu sözleri ona&lt;br /&gt;Bu biraz sevdaya benzeyen, biraz da sevdasızlığa&lt;br /&gt;Böyle gelişigüzel, böyle kırık dökük&lt;br /&gt;Sanki hiç kimselerin kullanmadığı bir gün kalmış bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun bir cumartesiyi hatırlıyorum, saat on iki&lt;br /&gt;Dalıp gidiyorum, düsünüyorum da, saat on iki&lt;br /&gt;Bir sigara yakıyorum, bir kağıda bir iki dize yazıyorum&lt;br /&gt;Yerini iyi bilen, onurlu bir iki sözcük daha&lt;br /&gt;Ama hiç kımıldamıyor, akrep de, yelkovan da&lt;br /&gt;Yani tam böyle birşeye benziyor zaman&lt;br /&gt;Yılgın ve çarpıcı renkler içinde pek kımıldamayan&lt;br /&gt;Çıkageliyor sonra, saat on iki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlıyorum&lt;br /&gt;Yaşam elbette uzun biz duyabildikçe sevgiyi&lt;br /&gt;Yalnızca bunun için uzun&lt;br /&gt;Yani sevgiyle de sevebilir insan, sevdayla da&lt;br /&gt;Örneğin&lt;br /&gt;Bir sevgiyi yontup onarmak için&lt;br /&gt;Döğüşmek de sevgidir&lt;br /&gt;Ve benim bildiğim kadarıyla&lt;br /&gt;Her şeydir bir insan, her şeydir&lt;br /&gt;Yalandır kısalığı yaşamın&lt;br /&gt;Ve özellikle insan dediğimiz şey&lt;br /&gt;İnançlı bir insan soyunun parçasıysa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda baş basa kalıyoruz gene&lt;br /&gt;Baş başa kalıyoruz doğayla ben&lt;br /&gt;İşte az önce yağmur da başladı, cumartesi günlerden&lt;br /&gt;On temmuz cumartesi&lt;br /&gt;Bir vapur daha kalkıyor iskeleden&lt;br /&gt;Ve yağmur hızlanıyor biraz&lt;br /&gt;Uzanıp yatsam diyorum otların üstünde çırılçıplak&lt;br /&gt;Tam öyle yapıyorum&lt;br /&gt;Şimdi yağmuru seviyorum, şimdi yağmuru seviyorum, yağmuru seviyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edip Cansever... &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3763215860809645027?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3763215860809645027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3763215860809645027' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3763215860809645027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3763215860809645027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/08/bilmez-miyim-hi.html' title='Bilmez miyim Hiç...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SLcoHbImH8I/AAAAAAAAABo/jvoEOudLW5E/s72-c/roadme6ib0tsgs4.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-6811254322063198766</id><published>2008-08-25T20:40:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:39:00.810+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaan İnce'/><title type='text'>Dönüşüm...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;gecenin tazeliğidir ağır havada uçuşan&lt;br /&gt;umut çığlıklarıdır ve sevinç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;el işçisi ustalığıyla ses verir sahra'nın rengine&lt;br /&gt;bir zenci aklanır, gece beyaza boyanır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maskeler dağıtılır, ölüm giydirilir üzerime&lt;br /&gt;omuriliğimde bir su samuru kemirir benliğimi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;acı çekmenin ötesindeyim&lt;br /&gt;çürüyorum yokolmanın arifesinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;siyah camlar takılır gözlerime&lt;br /&gt;ve ölüm dansları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çiçeğe dönüşecek mi gül kuşu&lt;br /&gt;karanfil kırlangıca&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaan İnce&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-6811254322063198766?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/6811254322063198766/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=6811254322063198766' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/6811254322063198766'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/6811254322063198766'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/08/dnm.html' title='Dönüşüm...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8097096000640460595</id><published>2008-08-25T16:24:00.003+03:00</published><updated>2008-11-24T01:49:09.121+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ömür Nihan Akçalı'/><title type='text'>Biz Ve O...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;I.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(ömür; yokuş yukarı çıkmaksa eğer, delilik; çıkman gereken yokuştan inmektir..&lt;br /&gt;batarken ayakların kuma, bir gül iliştirmelisin kamburuna; bir aşk, bir adam, bir ölü ve bir yalnızlık yaratmalısın cinnetinden, yoksul kalırsın bu kandırmacaların yoksa...&lt;br /&gt;her deli en az bir kez sevdiğine inandırmalı kendini...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazılmadık hiçbir şey yok&lt;br /&gt;dedi ve çekildi minberden kız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir insanın milyonlarca düşü vardı&lt;br /&gt;milyon insanın evrenlerce yükü&lt;br /&gt;ama aynı yumurtadan da olsalar&lt;br /&gt;ayrı parmak izleri bırakmazlar mıydı sayfalara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa yakıyorum şiirlerimi / kriminolojik izlerimi / emarem suskunluğum&lt;br /&gt;saçlarım uzamayı unutalı beri&lt;br /&gt;urgan da yapmıyorum isyanımı / itaatkar bir avcıyım / avım kanlı ağızların tuzağı&lt;br /&gt;dedi ve kapandı mabedine kız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(yaptıklarınızı hiç unutmayacağım,&lt;br /&gt;diye söylenen ihtiyar bir kadın geçti kökleri camekânların ardındaki boyunları sıkan ağaçlı yoldan masallar anlatarak...büyük düşlerdi yitirdiklerimiz...&lt;br /&gt;y a ş a m a k küçültüyordu bizi...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiç bir tarih düşülmedi âna...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen son kuşların sesisin,&lt;br /&gt;sana doğru açılan en son kapım&lt;br /&gt;bilemeyeceksin, bir daha geri dönmeyeceğimi&lt;br /&gt;inerken eteklerinden doruğunun hazzıyla&lt;br /&gt;kız ölüleri ve devrimci sloganlar bırakacağım ardımsıra&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;acımayacaksın,&lt;br /&gt;tadın yoktu zaten senin / küs doğdun küs öleceksin&lt;br /&gt;izafiyetinde köpüklü gözyaşları tadacağım,&lt;br /&gt;kırmızı, kalem ve şarapla örtülü hüzün dolu geceler&lt;br /&gt;bilemeyeceksin bir daha, geri dönmeyeceğimi&lt;br /&gt;dedi ve sarsılan öfkesini yuvaladı sevgisine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;('sevgim hiç eksilmedi ' diyebildi satır aralarına sıkıştırdığı altı çizilesi cümlelerde...sevgimin yanına iliştirdiğim itimatım, hürmetim, hayranlığım eridi, ehemle mühimin taraklandığı bu alemde...&lt;br /&gt;'özlediğinde gelme öyleyse' dedi, iğneli bir topu tutan kız, yelemden son tüyü yolarken sesim çıkmadı hiç...&lt;br /&gt;güneşsiz ve susuzduk,&lt;br /&gt;sustuk,&lt;br /&gt;biz susunca geriye sadece şiir kaldı...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;III.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerimi avcuna al,&lt;br /&gt;bu kuşların mavi kanallarda parladığı gün&lt;br /&gt;kanatlarından ahiret havadisleriyle muştulandığımızda&lt;br /&gt;götür beni ona, sen de gel, ya da kal orada...&lt;br /&gt;yazılmadık hiçbir şey kalmamış olabilir&lt;br /&gt;ama seni ölüm gibi sevmem de ilk değildi zaten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seni sonsuz bedevi,&lt;br /&gt;seni ezanlı sabahlarca&lt;br /&gt;seni kıtalararası zamanlarca&lt;br /&gt;bekleyeceğim güllerin solduğu hazan mevsiminde umutla&lt;br /&gt;dedi ve içine fısıldadı hicranını kız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yankılanan dumanımda,&lt;br /&gt;ayak parmaklarımı acıtan ters terlik ömrüm&lt;br /&gt;mürekkebi bitmiş yalnızlıklar kartezyeniyim&lt;br /&gt;son sahnede perde inmesin diye inlediğim...&lt;br /&gt;şehir rüzgarları kuruturken dudaklarımı&lt;br /&gt;kendimi bilinmez soluklara atıyorum hasterim eylülî...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seni çok unuttum ben&lt;br /&gt;en çok seni özlerken&lt;br /&gt;sürüler geçti serüvenlerini bırakarak etime&lt;br /&gt;ortalama hiçbir şeye inanmadım yine de&lt;br /&gt;ne kıyıcığına kandım, ne de enginini arzuladım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(sendin, etin arzuladığı zevkler kapısından hızla geçen...&lt;br /&gt;koridorları ağır ağır sindirmedin içine, vardığın odaların sarhoşluğuyla; yanıldın...&lt;br /&gt;günah küçük bahçelerde kırbaçlanacaktı, değişim ivedi yaşanırsa yıkım olacaktı,&lt;br /&gt;sustuk,&lt;br /&gt;biz susunca geriye sadece bedel kaldı...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir gün hiç kimse üzülmesin diye&lt;br /&gt;hem de hiç kimse üzülmeden&lt;br /&gt;gideceğim hiç kimseden&lt;br /&gt;dedi ve ağladı kız depremler içinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IV.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cesetlerin kokusu tambûri bir gecede sızarken aramıza&lt;br /&gt;ne olur kalk&lt;br /&gt;giyin geceliğini&lt;br /&gt;bir zambak gibi eğil sulara&lt;br /&gt;sular ki sidik tortusu&lt;br /&gt;göğsünde dört zamanlık sancın&lt;br /&gt;tümör yalnızlıklar büyümese de neşende&lt;br /&gt;ölüm&lt;br /&gt;kanında usul usul salınacaktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;("herkes gibi yaşasana sen "* yankılarında kırık orgazmı vaktin...çözümsüz kapama yaşamını ... kalk ...&lt;br /&gt;ne olur kalk...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayağa kalkıp, ayakta kalmak istiyorum&lt;br /&gt;bir büyük sessizlik olmazdan evvel&lt;br /&gt;ilk kez dinlemek istiyorum kendimi&lt;br /&gt;dedi ve ayaklandı zindanında kız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yürüdün içime&lt;br /&gt;tırnaksızlığımın pençesindeydim&lt;br /&gt;sen yollarımı döşedin tuzaklarınla...&lt;br /&gt;yönsüzdü suratsızlığım / her elde başka dokunuşlarla başkalaşıyordum&lt;br /&gt;bilemezdin.../ bilemedik&lt;br /&gt;o en güzelindeydin çağının... / bilemedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yüklü katarların gıcırtısı gibi yorgun geçse de ömrün&lt;br /&gt;hep gül istedim&lt;br /&gt;'gülüşün;&lt;br /&gt;o bir kadını bir anda kız yapan&lt;br /&gt;yanaklarının kavisinde iki küçük dünya sunan&lt;br /&gt;gökyüzü gülüşlüm'&lt;br /&gt;bilmeyeceksin bir daha geri dönmeyeceğimi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;V.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kibrit gibi titredim / yaralı bir çocuğun masallarına kanarken&lt;br /&gt;koynumda namusunu ören saçsız kız&lt;br /&gt;kuş adımlarında bir kule bir ev ve bir deniz çiz hıdırellezde&lt;br /&gt;özlediğin taş, toprak, su değil bilirim&lt;br /&gt;vuran çanda ezan sesi&lt;br /&gt;bacaksız deniz böceği, iyotlu acısı&lt;br /&gt;bir elsizin iskambil kozunda mahfuz kaldı sevdası...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ki yanağıma sıcağı değmedi sinenin&lt;br /&gt;boz tüylü bir deveydin hörgücünde taş mezarlar taşıyan&lt;br /&gt;hece hece gülen fransız kirpiklerin&lt;br /&gt;en aşık olanı unutup,&lt;br /&gt;riyaydı bilirim&lt;br /&gt;seni han kapılarında bekleyeceğim yalancı saki(n)...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tek dostum sendin daimi gök&lt;br /&gt;dedi ve çıldırtan güzelliğini savurdu küllerinden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VI.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iki kültürün karmaşık kızı&lt;br /&gt;çitlerine eğilemem uzatma çiçeklerini&lt;br /&gt;ruhun topalsa istanbuldandır ,&lt;br /&gt;tenin yanıyorsa türkülerdendir ,&lt;br /&gt;yüreğin çatırdamaya başlamışsa / ülkene dönmen gerekmektedir&lt;br /&gt;ardıç ağaçları, zeytin dalları ve erik çiçekleriyle bekleyeceğim seni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iki yeryüzü ve tek gök vadedemem sana&lt;br /&gt;bir aynam var üçümüzün bakışını saklayan yanlızca&lt;br /&gt;sekizinci yılda, sekizi düşlerken&lt;br /&gt;sırlı camın ardında bırakma beni&lt;br /&gt;kimsesizim / tükenirim...tuzla eriyen salyangoz böceğinim...&lt;br /&gt;duymak istediklerini söyleyemem&lt;br /&gt;şimdi beni dinleyecek misin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;söylenmemiş tek bir söz olamaz&lt;br /&gt;dedi ve kapattı hiddetle kapıyı kız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sustuk,&lt;br /&gt;biz susunca geriye sadece gazap kaldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(yaşam arkası arkasına kapanan kapıların yankısıyla yinelendi...&lt;br /&gt;"yeniden başlamalarla geçti ömrümüz / iyimserliklerimizi duvarlara çarptılar"**&lt;br /&gt;..tanrı hırçın bir çocuktu,tuzunu serpiyordu bütün dünyaya, her acı yeniden üreme şevki katıyordu ölmesini bilmeyene,&lt;br /&gt;oysa en çok ölüm yakışıyordu şairlere, tuzla acıyla şiirde...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VII.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kınalı gelin parmaklarıyla alev alev rakkase&lt;br /&gt;ne olur kalk&lt;br /&gt;ve kuşan kefenini gelinliğince&lt;br /&gt;yağmura durmuş yüreği sıkıca avcunda&lt;br /&gt;o sisli kederiydi dağıttığı&lt;br /&gt;"karakterimiz kaderimizdir"***&lt;br /&gt;dedi ataları, atalarımız bir irtihal biçmişti gençliğine...&lt;br /&gt;oysa gözleri hiç de ölü değildi&lt;br /&gt;ela iki elmas çürüyen yüzünde&lt;br /&gt;'buradayım, sizi bekliyorum' diyordu isli kazanları homurdarken zebanilerin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalkıp bir bardak su veriyordum sana&lt;br /&gt;liflerini, yapraklarını, dallarını, köklerini suluyordum saksında&lt;br /&gt;susamışsın&lt;br /&gt;yüzünü avcuma alıyordum / yüzün çiçek&lt;br /&gt;yüzün taş oluklarda kurban saflığında&lt;br /&gt;iri gözlerini dikiyordun / tavana&lt;br /&gt;'tavana bakmak iyiydi, tavanda kalmamak şartıyla...'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'o iyi midir' diyordun&lt;br /&gt;soluğunda yanıtını hiç de merak etmeyen işkilsiz kesinti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;susuyorduk&lt;br /&gt;biz susunca geriye sadece gam kalıyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'onu yazdım' / 'ona ağladım' / 'onu özledim'..&lt;br /&gt;diyordun son nefesinle&lt;br /&gt;çamurlu bir yağmura kayıyordu yüzümüz&lt;br /&gt;usumuzda kabusların diriliyordu / sanrıların sancılı&lt;br /&gt;boş mezarları çınlatan kız ölüleri yan yana uzanıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(odamızda eşyalarla oynaşan mum, sarsıntıyla bir büyüyüp bir küçülüyordu, gözbebeklerimiz de bu ritme uyuyordu... fakat odada olan ne gözlerimiz ne de ruhlarımızdı artık...uzak gecelere dalmış, sendeliyorduk...sırtımız, çatlayan vazo, soğuğu usul usul çeken...düşlerimizde binlerce ses, görüntü karmaşasından ,ölümü hisseden kara sinekler gibi hiçbir görüntüye hiçbir sese konamadan, telaşlı bir gençlikten geçiyorduk, bir atın yavan kuyruğunu yemezden evvel...&lt;br /&gt;doğum gibi ölümün de hiçbir şatafatı yoktu ; herşeyi anlamlı kılma çabası olan sefahat düşkünlerini düşünürken, aklıma düşen közün kokusuyla irkildim...&lt;br /&gt;şehir ölülerine ve evlerine gömülmüştü,&lt;br /&gt;sen gitmiştin....)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VIII.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;siyahı yarattı beşer / döne yakıla parçalandı anılar&lt;br /&gt;bütün renkler kirlendi birden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir büyük büst gibi devrilirken geçmişim&lt;br /&gt;gençliğimin ince sızısı tının&lt;br /&gt;bir sonraki güne dağılırdı toprağım&lt;br /&gt;bedeni damarlarından sarsılan suyu tuzun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kirpikleri, opal çenesi, baldırları&lt;br /&gt;güçlü bir kadının o en çok kabaran tüylü ve ihtişamlı hayvana benzediği an&lt;br /&gt;kumunda herşeyden korkmanın tuhaf elzemi&lt;br /&gt;içinin dehlizlerinde anahtarlarını bir bir pasa salıp&lt;br /&gt;gitmiştin...&lt;br /&gt;belki de&lt;br /&gt;hiç gelmemiştin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen küçük kadın&lt;br /&gt;yanaşma kız&lt;br /&gt;dünyaya iğnelenmiş ucuz ve kaba broşlar kadar parlayacaksın&lt;br /&gt;bütün yıldızlarınla dön&lt;br /&gt;orada üçümüz de su perileri gibi yanacağız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(ölüleri bol kentin, kaygan yağmurlarıyla aydınlanan kaldırımlarına bakıyorum şimdi,&lt;br /&gt;iki karpuz ışığı taşıyan iri memeli sokak lambalarına...kunduz gecelerdeyim / kurumsal sorumluklarımı unutup, disiplinsiz çocukça sevinçlerle hırpalanıyorum...yapıtlarım dediğim enkazımda gömüt sızılarla çürüyor,o çok bilindik sualle dışlıyorum içselliğimi ;&lt;br /&gt;'varoluşumuzu manalı kılan nedir'...&lt;br /&gt;soru işaretleri kıvrılırken usuma&lt;br /&gt;'sen ve şiirlerin' dedi kaktüslü teras&lt;br /&gt;'iki gelecek korkutmasın seni&lt;br /&gt;her ikisi de insanî&lt;br /&gt;ya çocuklarını, ya da şiirlerini büyüteceksin&lt;br /&gt;seçim sensin'...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mangalın öteki yüzünü çevirdim birden,&lt;br /&gt;çeyrek asırlık ömrüm bir de böyle yansın diye&lt;br /&gt;cevşen asılı saati taşıyan duvar sıfır beşi vurdu&lt;br /&gt;çamurlarla sıvalı kederim dökülürken kerpiç bedenimden ,&lt;br /&gt;birden&lt;br /&gt;dünya ne kadar kimsesizdi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen ne kadar kimsesizdin, birden...&lt;br /&gt;ben ne kadar kimsesizdim birden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iki küçük saksıda boşluğa sarktı boyunlarımız, birden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sustuk,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz susunca geriye sadece gürültü kaldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25.06.2005 / İzmir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Attila İlhan / Ağustos Çıkmazı&lt;br /&gt;**Attila İlhan / Yorgunlar Sendikası&lt;br /&gt;***Herakleitos&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömür Nihan Akçalı &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8097096000640460595?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8097096000640460595/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8097096000640460595' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8097096000640460595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8097096000640460595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/08/biz-ve-o_25.html' title='Biz Ve O...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-7569723936657279660</id><published>2008-08-22T16:45:00.004+03:00</published><updated>2008-11-23T01:39:31.967+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Octavia Paz'/><title type='text'>Gitmek ve Gelmek Arasında...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SLcr8Jk7b9I/AAAAAAAAAB4/9VSzuZxWWlw/s1600-h/ay3yz2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5239705003831816146" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SLcr8Jk7b9I/AAAAAAAAAB4/9VSzuZxWWlw/s320/ay3yz2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SK7DIrRIa3I/AAAAAAAAABc/m2IsGrZGcQs/s1600-h/5000000008620512.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Gün gitmek ve kalmak arasında sallanır,&lt;br /&gt;aşık olmuş kendi saydamlığına.&lt;br /&gt;Dairesel öğleden sonrası şimdi bir körfezdir&lt;br /&gt;dünyanın sarsıldığı hareketsizlikte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey görülebilir ve herşey kaçamaklı,&lt;br /&gt;herşey yakında ve dokunulamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kâğıt, kitap, kurşun kalem, cam,&lt;br /&gt;dinlenir adlarının gölgesinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman zonklayan şakaklarımda tekrar eder&lt;br /&gt;aynı değişmeyen kan hecesini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işık kayıtsız duvarı çevirir&lt;br /&gt;hayalet gibi bir yansımalar tiyatrosuna.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ortasında bulurum kendimi bir gözün,&lt;br /&gt;gözetleyerek kendimi onun boş bakışında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;An dağılır. Hareketsiz,&lt;br /&gt;Kalırım ve giderim: Bir duraklamayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeviren: Vehbi Taşar&lt;br /&gt;İspanyolcadan Çeviren: Eliot Weinberger&lt;br /&gt;Not: Octavia Paz 1990 Nobel Edebiyat ödülünü kazanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-7569723936657279660?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/7569723936657279660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=7569723936657279660' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7569723936657279660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7569723936657279660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/08/gitmek-ve-gelmek-arasnda.html' title='Gitmek ve Gelmek Arasında...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SLcr8Jk7b9I/AAAAAAAAAB4/9VSzuZxWWlw/s72-c/ay3yz2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-9213080246363999450</id><published>2008-08-21T01:58:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:40:54.142+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Metin Altıok'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Bir Acıya Kiracı...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;sen ey kendiyle yetinen;&lt;br /&gt;fosforun yeri gece.&lt;br /&gt;ne yapar gecesiz ateşböceği?&lt;br /&gt;belki anlamsız ve delice&lt;br /&gt;kumrunun inanılmaz yuvası&lt;br /&gt;bir direğin tepesinde.&lt;br /&gt;ama boşluktur biraz da&lt;br /&gt;bir kuşu biçimleyen.&lt;br /&gt;bence böyle seni bilemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen ey kendiyle yetinen;&lt;br /&gt;ne derlerse desinler&lt;br /&gt;su eğimine gidecek.&lt;br /&gt;sen şaraba banılmış ekmek;&lt;br /&gt;deltasıyız bütün sözlerin&lt;br /&gt;ve söz sonunda bak nasıl&lt;br /&gt;senle bana gelecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen yarım kalmış bir aşkın&lt;br /&gt;kaçınılmaz sürgünü,&lt;br /&gt;katlanan göğsündeki kayaya&lt;br /&gt;sen orda şimdi bir hüznü köpürt,&lt;br /&gt;ben bir çocuğa su vereyim burda.&lt;br /&gt;ben ki kiracıyım bir acıya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen imzalarsın sabah akşam&lt;br /&gt;defterini bensizliğin,&lt;br /&gt;bense kanla öderim&lt;br /&gt;kirasını kaldığım evin.&lt;br /&gt;bir takvimi tersten açardık&lt;br /&gt;eğer isteseydin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen ey kendiyle yetinen;&lt;br /&gt;artık suyumuz bulanık,&lt;br /&gt;bir güneş bile olsa sonunda&lt;br /&gt;yolumuz kırık, önümüz karanlık&lt;br /&gt;ve ağır tuğrası alnımızda&lt;br /&gt;padişah yalnızlığın&lt;br /&gt;ama yine de umudumuz kalabalık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metin Altıok...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-9213080246363999450?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/9213080246363999450/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=9213080246363999450' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/9213080246363999450'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/9213080246363999450'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/08/bir-acya-kirac.html' title='Bir Acıya Kiracı...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-4694928534901922513</id><published>2008-08-18T16:51:00.003+03:00</published><updated>2008-11-23T01:41:21.784+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sylvia Plath'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Boyunayım...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003300;"&gt;ama enine olmayı tercih ederdim.&lt;br /&gt;ben kökünü toprağa batırmış bir ağaç değilim&lt;br /&gt;taşları ve o ana sevgisini emen&lt;br /&gt;bu yüzden büyüyemiyorum parlak yapraklara her nisan,&lt;br /&gt;bir çiçek tarhının güzelliği de olamadım ne yazik ki&lt;br /&gt;sanki özenle boyanmıs ve kendi payına düşen hayranlarını kabul eder gibi,&lt;br /&gt;pek yakında bütün yapraklarından birer birer döküleceğini bilmeden.&lt;br /&gt;benimle karşılaştırılırsa, ölümsüz sayılır bir ağaç&lt;br /&gt;ve bir çiçek o kadar uzun boylu değildir belki, ama kalkışmanın anlamını bilir,&lt;br /&gt;bense ömrünü bir ağacın, cesaretini istiyorum bir çiçeğin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu gece, yıldızların o sonsuz incelikte ışıkları altında,&lt;br /&gt;ağaçlarla çiçekler serin kokularını serperlerken havaya.&lt;br /&gt;aralarında yürüdüm, hiçbiri farkıma varmadan.&lt;br /&gt;uykuya dalmadan düşünürüm de bazen&lt;br /&gt;ben de onlar gibiyim aslında –&lt;br /&gt;düşüncelerim bulanır sonra.&lt;br /&gt;uzanıp yatmak, daha doğal geliyor bana.&lt;br /&gt;sınırı olmayan sohbet yürürlüğe girdiği zaman, gökle aramızda.&lt;br /&gt;ve son kez uzanıp yattığımda bir gün ben asıl o zaman yararlı olacağım:&lt;br /&gt;o gün ağaçlar bana bir kez olsun dokunabilecek ve benimle ilgilenecek vakti olacak çiçeklerin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sylvia Plath&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003300;"&gt;Çev: Enis Akın&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-4694928534901922513?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/4694928534901922513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=4694928534901922513' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4694928534901922513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4694928534901922513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/08/boyunaym.html' title='Boyunayım...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-7030057448055305291</id><published>2008-08-16T02:07:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T02:08:28.111+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahmet Muhip Dranas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Köpük...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Oyun bitti ve her şey yerini buldu.&lt;br /&gt;Akşamla ebedi kızlar anne oldu.&lt;br /&gt;Aynalara bakma, aynalar fenalık;&lt;br /&gt;Denizi, sonsuz olanı düşün artık.&lt;br /&gt;Bir gün beni hatırlayabilirsin ancak,&lt;br /&gt;Güzelsem soyabilirsin çırılçıplak;&lt;br /&gt;Oradayım hep ben, orada, derinde,&lt;br /&gt;Gemilerin ihtiyar köpüklerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Muhip DRANAS&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-7030057448055305291?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/7030057448055305291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=7030057448055305291' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7030057448055305291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7030057448055305291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/08/kpk.html' title='Köpük...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-1251242549151938726</id><published>2008-08-12T22:48:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:42:11.438+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edip Cansever'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka ...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Ne çıkar siz bizi anlamasanız da&lt;br /&gt;Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar&lt;br /&gt;Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şey ! Kadınlar geçtiği o kadın kokusu anlarında&lt;br /&gt;Yıkanmış, mayhoş ve taranmış duygularıyla&lt;br /&gt;Dönüşür içimizde az menekşe, bir sarmaşık&lt;br /&gt;Menekşe, hadi neyse, mor deriz sarmaşıklara&lt;br /&gt;Mor deriz, mor bilinir çünkü, bir yandan güneşler kurur&lt;br /&gt;Her yandan güneşler kurur, sanki yaz günüyledir&lt;br /&gt;Bir adam kayboluyordur bir taşra sıkıntısıyla&lt;br /&gt;Deriz ki, "şuram ağrıyor" bir de, "başım dönüyor", "yanıyor&lt;br /&gt;avuçlarım"&lt;br /&gt;Belki de bir çığlık mı bu, bu seziş, bu yakınma&lt;br /&gt;Bir çığlık, hem de nasıl, katılmış, donmuş,yaşıyorcasına&lt;br /&gt;Uzansak ellerimizde uzansak avuçlarımızda, bir çığlık&lt;br /&gt;Nedir mi ellerimiz-korkunçtur bir elin bir köşesinde insan&lt;br /&gt;olmalarıyla-&lt;br /&gt;Korkunçtur insan olmalarıyla kıyısında bir yüreğin&lt;br /&gt;Kıyısında gibi yangından, çok karanlıktan geçilmez caddelerin&lt;br /&gt;Ve korkunç anlamsız gözlerinde ha dünya ha bir park&lt;br /&gt;bekçisinin&lt;br /&gt;Korkunçtur insan olmaları, bir ceset, suda bir şapka gibi&lt;br /&gt;sallanaraktan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitmeyen bir selam gibi, hastayken, inceyken, yalnızlıklarda&lt;br /&gt;aranan&lt;br /&gt;Korkunçtur-bunu anlıyoruz-bir yüzün en çoğul beyazında&lt;br /&gt;Korkunctur insan olmaları güz ortalarında, eriyen türbe&lt;br /&gt;ışıklarında&lt;br /&gt;Ve korkunçtur eriyip kaybolmaların bir köşesinde insan&lt;br /&gt;olmalarıyla&lt;br /&gt;Korkunçtur korkunç!&lt;br /&gt;Diyerek: ben kimim, kime anlatıyorum, neyi anlatıyorum&lt;br /&gt;ayrıca&lt;br /&gt;Neyim ben, bu olanlar ne, ya kimdir tüketen isteklerimi&lt;br /&gt;Tüketen kim. Hani görmeden daha, sezmeden herşeyin bittiğini&lt;br /&gt;Ama ne zaman saçları kurularken çok eski bir alışkanlıkla&lt;br /&gt;Çökerken üstümüze bir sözün, bir gümüş kupanın o sebepsiz&lt;br /&gt;inceliği&lt;br /&gt;Ansızın bir ürperişte: bitti mi herşey bitti mi&lt;br /&gt;Yoo, hayır! öyleyse kimdir tüketen isteklerimi&lt;br /&gt;Bir rüzgar, duyulup binlercesi birden bir rüzgar&lt;br /&gt;Birakıp giden beni bir kenara, bir uzağı, yada bir boşluğu bırakır&lt;br /&gt;gibi&lt;br /&gt;Ve ben ki hazırımdır bir süre unutulmaya&lt;br /&gt;Ama hep sorulur gibidir benden: ben şimdi ne yapsam acaba.&lt;br /&gt;Ben şimdi ne yapsam, ben şimdi ne yapsam kaç kere yalnız&lt;br /&gt;Hem bunu kaç kere söylemek, ne türlü söylemek adına&lt;br /&gt;Eskimiş fırçalarda, kırılmış şişelerde, tozlanmış ilaç kutularında&lt;br /&gt;Okunmaz kitaplarda, uzaksı giyişlerde çocuksuz avlularda&lt;br /&gt;Anlamsız kahvelerde, bir yolun çok ucunda, asılmış koyun&lt;br /&gt;butlarında&lt;br /&gt;Ben şimdi ne yapsam, ben işte ne yapsam kaç kere yalnız&lt;br /&gt;Kaç kere yalnız, ama kaç kere yalnız, gene kaç kere insan&lt;br /&gt;olmalarımla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapansam, evlere kapansam, yıkanmış bir deniz bulacaksam orada&lt;br /&gt;Anılar bulacaksam- anılar mi dediniz ? ne sesli bir vuruşma&lt;br /&gt;Odalar bulacaksam, odalarda kadınlar, çiçekler, çok aynalar&lt;br /&gt;Rakılar, gene rakılar, kırıklar sonsuz yaralar&lt;br /&gt;Bulacaksam orada, bir koltuğu bir koltuğa doğru&lt;br /&gt;Bir yüzü bir yüze, bir eli bir ele doğru yaklaştıran çocuklar&lt;br /&gt;Sinekler bulacaksam, kaskatı yapan boşluğu, sinekler&lt;br /&gt;Zorlanmış bir gülüşten-iğrenip birden-kusmalar, bulantılar&lt;br /&gt;Bulacaksam belki de: susanlar, bilmem ki niye susanlar&lt;br /&gt;Ölüler bulacaksam-ölü gözleri onlar, cesetler, giderek dışa&lt;br /&gt;vurmalar&lt;br /&gt;Ne dedik, dışa vurmalar mı, yani ilk aydınlığı mı ölümün&lt;br /&gt;Ölümün ilk aydınlığı mı, ne dedik, sahi biz ne deseydik bu&lt;br /&gt;konuda&lt;br /&gt;Ne deseydik bilmiyorum, ama var bu kadarcık birşey insanın&lt;br /&gt;sonsuzunda&lt;br /&gt;Bu kadarcık bir şey-İyi ya, peki, şimdi kim var sırada&lt;br /&gt;Sakın haaaa!. biz yoğuz, bizi unutun, yok deyin adımıza&lt;br /&gt;Yok deyin çünkü biz..biz işte korkuyoruz ne güzel korkumuzla&lt;br /&gt;Ne güzel ellerimizle.. Başlayın, hadi başlasanıza&lt;br /&gt;Örneğin bir kahve falı ? Az müzik ? Diyorum biraz İskambil!..&lt;br /&gt;Ama hiç seslenmeyelim-seslenmeyelim-içimizden oynayalım&lt;br /&gt;ayrıca&lt;br /&gt;- Dört kişiyiz!&lt;br /&gt;- Hayır on!.&lt;br /&gt;- Bin kişiyiz!&lt;br /&gt;- Bana kalırsa..&lt;br /&gt;Ne kadarcık bir fark var bizimle bütün insanlar arasında&lt;br /&gt;Öyleyse başlayalım: Koz kupa! Ah şu sinek onlusu bire bir&lt;br /&gt;unutulmaya&lt;br /&gt;Çayınız soğuyacak! Çayınız mı dediniz ? Ne tuhaf biraz&lt;br /&gt;anlıyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Üç karo!&lt;br /&gt;- Pas diyorum!&lt;br /&gt;- Susalım baylar, dört kupa!&lt;br /&gt;Ah şu sinek onlusu! Koz kupa! Çayınız mı dediniz ? Susalım!&lt;br /&gt;Susalım-Niye susalım-Anılar mı dediniz ? Ne sesli bir&lt;br /&gt;vuruşma!&lt;br /&gt;Ya sonra ? Bırakın şu sonrayı, bilmem ki nedir o sonra&lt;br /&gt;Gene mi, başladınız mı ? peki şimdi kim var sırada&lt;br /&gt;Sakın haaaa!. biz yoğuz, bizi unutun, yok deyin adımıza&lt;br /&gt;Yok deyin çünkü biz..biz işte korkuyoruz ne güzel korkumuzla&lt;br /&gt;Ne güzel ağzımızla.. Yok canım, ben var ya, istiyorum sırada&lt;br /&gt;olmayı istiyorum-Sahi mi- ama isterseniz siz olun&lt;br /&gt;Siz olun, biz olalım kim olacak ? -Hep böyle oyalansanıza&lt;br /&gt;Yani "Şu sinek onlusu, susalım baylar, koz kupa."&lt;br /&gt;Gibi oyalansanıza&lt;br /&gt;Biraz oyalansanıza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir oyun başka olamaz oyundan gibi&lt;br /&gt;Bir söz başka olamaz sözden gibi&lt;br /&gt;Bir şey başka olamaz şeyden gibi&lt;br /&gt;Tam öyle gibi, varıyor gibi bir mutluluğa&lt;br /&gt;Ne gelir elimizden insan olmaktan başka&lt;br /&gt;Ne gelir elimizden insan olmaktan başka&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne çıkar siz bizi anlamasanız da&lt;br /&gt;Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar&lt;br /&gt;Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şey ! Kimse bir gün gözlerimi sevmeyecek korkuyorum&lt;br /&gt;Bir yaşlı kadın en erkek boyutunda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisiyle çiftleşecek kaç kere yalnız&lt;br /&gt;Kaç kere yalnız, kaç kere şaşırmış, bitkin kaç kere&lt;br /&gt;Bir ölgün ses bulacak sesinden çok uzaklarda&lt;br /&gt;Vardır ya, hani bir yer, uzakta çok uzakta&lt;br /&gt;Ölüm mü- yok canım, çok sesli bir evrende çok erken daha&lt;br /&gt;Üstelik bilmiyoruz da, doğrusu bilmiyoruz, ölüm mü, bunu&lt;br /&gt;hiç bilmiyoruz&lt;br /&gt;Diyoruz: yaşasak çıkmazları, sevişsek olmayanlarla&lt;br /&gt;Tavşansı sıçramalarla bitirsek şu ormanı&lt;br /&gt;Böylece, niye olmasın, işte bir orman daha&lt;br /&gt;Sanki bir gölgeye geldik; yorulduk, acıktık, susadık biraz&lt;br /&gt;Ve doyduk, ve içtik, ayıldık bir anlamda&lt;br /&gt;Ayıldık ve sorduk, baktık ki hep ormandayız&lt;br /&gt;Kaç kere ölmemişiz, kaç kere sormamışız, bu kaçıncı dalgınlığımız&lt;br /&gt;Yani kaç sesli bir evrende kaç kere yalnız&lt;br /&gt;Ne ölmek, ne ansımak! sadece yaşamakla&lt;br /&gt;Tam öyle gibi.. Demeyin: eh, biraz yorulsak da&lt;br /&gt;Demeyin, sakın haa, yok şu kadar bir şey insanın sonsuzunda&lt;br /&gt;Biz şimdi ne yapsak, biz şimdi ne yapsak, biz işte biraz&lt;br /&gt;bilmiyoruz ya&lt;br /&gt;Diyoruz: yaşasak çıkmazları, sevişsek olmayanlarla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(1961)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edip Cansever...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-1251242549151938726?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/1251242549151938726/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=1251242549151938726' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1251242549151938726'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1251242549151938726'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/08/ne-gelir-elimizden-insan-olmaktan-baka.html' title='Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka ...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8870738082730001747</id><published>2008-08-12T15:10:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:42:52.886+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ela Dinçer'/><title type='text'>Suç-um...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;“mea culpa!”*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayaklarına iplerden yol örmüş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sökül diyor /sökül de kusayım utancın kapkara gırtlağına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayaklarına iplerden yollar örmüş /bilse boşlukta gezinen düğümü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“en içindeki”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(çözülecek karşımda)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ıı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oyluklarıma gizlenen kara çocukların dilindeki türkü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dökül diyor suya /avuçlarımız ak-lansın/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa düğüm vurdum-duymaz /kussan da duymaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;susmuş akamaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ııı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;/secdenin alın yazısına dokunuyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aklıyorum kendimi tanrının günahlarından&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(çözülsün dili karşımda)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ıv&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düğüm düğümlendikçe çoğalıyor ip ayaklarında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;v&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kadrimi bildim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;suç-umu ibraz ettim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dilimi düğümledim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elimi keşf-ettim ten evreninde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;günümü gördüm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gecemi düş-tüm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yolumu zamanladım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalbimi durdurdum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bıraktım iğdeleri dalında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kokuya eğildim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çiçeği konuştum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(dile gelsin dedim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nerede kalmıştık bu cehennem ateşini yakmada /dilde gezinmede /ıslak toprağın çamurunu tene bulamada /ipi ayağa yol-suz kılmada /susmanın çığlığında /iki kişilik yalnızlıkta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vıı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sökül diyor ipe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-tanrının günahlarını ben işledim- diyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;/aldırmadan yol oluyor içime&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vııı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çatırdasın idil eğlediğim bu-dala&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;suçlu benim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ela Dinçer...&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8870738082730001747?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8870738082730001747/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8870738082730001747' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8870738082730001747'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8870738082730001747'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/su-um.html' title='Suç-um...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8001414343813961802</id><published>2008-08-09T01:55:00.002+03:00</published><updated>2008-11-23T01:43:11.531+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahmet Muhip Dranas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Olvido...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;Hoyrattır bu akşamüstüler daima.&lt;br /&gt;Gün saltanatıyla gitti mi bir defa&lt;br /&gt;Yalnızlığımızla doldurup her yeri&lt;br /&gt;Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,&lt;br /&gt;Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan&lt;br /&gt;Lavanta çiçeği kokan kederleri;&lt;br /&gt;Hoyrattır bu akşamüstüler daima.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar&lt;br /&gt;Unutuşun o tunç kapısını zorlar&lt;br /&gt;Ve ruh, atılan oklarla delik deşik;&lt;br /&gt;İşte, doğduğun eski evdesin birden&lt;br /&gt;Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,&lt;br /&gt;Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik&lt;br /&gt;Ve cümle yitikler, mağlûplar, mahzunlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir&lt;br /&gt;Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir;&lt;br /&gt;İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı&lt;br /&gt;Hatırlar bir gün bir camı açtığını,&lt;br /&gt;Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu,&lt;br /&gt;Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı...&lt;br /&gt;Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla&lt;br /&gt;Halay çeken kızlar misali kolkola.&lt;br /&gt;Ya sizler! ey geçmiş zaman etekleri,&lt;br /&gt;İhtiyaç ağaçlı, kuytu bahçelerden&lt;br /&gt;Ayışığı gibi sürüklenip giden;&lt;br /&gt;Geceye bırakıp yorgun erkekleri&lt;br /&gt;Salınan etekler fısıltıyla, nazla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebedi âşığın dönüşünü bekler&lt;br /&gt;Yalan yeminlerin tanığı çiçekler&lt;br /&gt;Artık olmayacak baharlar içinde.&lt;br /&gt;Ey, ömrün en güzel türküsü aldanış!&lt;br /&gt;Aldan, geçmiş olsa bile ümitsiz kış;&lt;br /&gt;Her garipsi ayak izi kar içinde&lt;br /&gt;Dönmeyen âşığın serptiği çiçekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya sen! ey sen! Esen dallar arasından&lt;br /&gt;Bir parıltı gibi görünüp kaybolan&lt;br /&gt;Ne istersin benden akşam saatinde?&lt;br /&gt;Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın,&lt;br /&gt;Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın;&lt;br /&gt;Hatıraların bu uyanma vaktinde&lt;br /&gt;Sensin hep, sen, esen dallar arasından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey unutuş! kapat artık pencereni,&lt;br /&gt;Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;&lt;br /&gt;Çıkmaz artık sular altından o dünya.&lt;br /&gt;Bir duman yükselir gibidir kederden&lt;br /&gt;Macerası çoktan bitmiş o şeylerden.&lt;br /&gt;Amansız gecenle yayıl dört yanıma&lt;br /&gt;Ey unutuş! kurtar bu gamlardan beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Muhip Dranas&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8001414343813961802?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8001414343813961802/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8001414343813961802' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8001414343813961802'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8001414343813961802'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/08/hoyrattr-bu-akamstler-daima.html' title='Olvido...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-4300575297164171415</id><published>2008-08-04T02:20:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T02:21:22.170+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahmet Muhip Dranas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Ağrı...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;&lt;strong&gt;Vardım eteğine,secdeye kapandım;&lt;br /&gt;Koşup bir koluna sımsıkı abandım.&lt;br /&gt;Karlı başın yüce dedikleyin yüce,&lt;br /&gt;Sükûn içindeki heybetin gönlümce.&lt;br /&gt;Devce yapında ilk rahatlığı duydum.&lt;br /&gt;Şifası mı ne ki ruha bu ilk yudum&lt;br /&gt;Hayâl arkasında boş çırpınışların&lt;br /&gt;Sen uygun bir vakti gelince rüzgârın&lt;br /&gt;Sonsuzluğa doğru kalkacak sihirli&lt;br /&gt;Bir gemisin göklerde demirli&lt;br /&gt;Ve ben rıhtımında bekleyen tek yolcu...&lt;br /&gt;Düşüncemizin en haksız, en korkuncu;&lt;br /&gt;Açan o ağulu çiçek delilikte,&lt;br /&gt;Gir sır mezara cesetle birlikte,&lt;br /&gt;Şüphe; o bin çeşit çilenin yemişi,&lt;br /&gt;Yılan ağzındaki elma... Ey, ateşi&lt;br /&gt;En derin yerinde gizli gizli yanan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seyrediyor ruhum kar balkonlarından&lt;br /&gt;İnsanın göresi olmaz manzarayı&lt;br /&gt;Ve aklın o uçsuz bucaksız sarayı&lt;br /&gt;Yıkılıyor... Duygu bir kartal hızıyla&lt;br /&gt;Fırlıyor engine sevinç avazıyla&lt;br /&gt;Bulutlar ne güzel bulutlardır onlar,&lt;br /&gt;Hep öyle başımın üstünde dursunlar&lt;br /&gt;Menekşe rengi, kan rengi, toprak rengi...&lt;br /&gt;Asılı kalsın hep bu yağmur hevengi.&lt;br /&gt;Dünyayı saran bu gece ne gecedir,&lt;br /&gt;Yıldızlardan yağan ışık ne incedir!&lt;br /&gt;Yansın o yıldızlar, bitinceye kadar&lt;br /&gt;En derin uykular, en tatlı uykular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey, gökperdelere şahlanan tanrısal!&lt;br /&gt;Eteklerindeyiz işte. Ve bir masal&lt;br /&gt;İçinden gelmişiz sana, atlı yaya,&lt;br /&gt;Attığımız okta kısmeti bulmaya.&lt;br /&gt;Yitik, perişandır elbet bencileyin&lt;br /&gt;Pişmanlığın ırgat olup geceleyin&lt;br /&gt;Günle bahtın çağrısına koşan kişi.&lt;br /&gt;Ah, iç sıkıntısı! sen ettin bu işi.&lt;br /&gt;Zevk, o yosma kadın eski bir bahçede&lt;br /&gt;Ayaküstü günah işlenen gecede&lt;br /&gt;Bir susuzluk kadehi sunmuştu bana:&lt;br /&gt;Yüzümü maskesiz gösteren ilk ayna.&lt;br /&gt;Yel alsın götürsün bütün o geçmişi,&lt;br /&gt;Büyülü kadehin zehrinden içmişi&lt;br /&gt;Serin yalanında kandırmaz her pınar.&lt;br /&gt;Dindirir miydi ki en tatlı rüzgârlar&lt;br /&gt;Bende gizli gizli başlamış ağrıyı:&lt;br /&gt;Bu, rüzgâr ve gemi uğramaz bir kıyı&lt;br /&gt;Ya da bir teknede açılmış bir delik;&lt;br /&gt;Hangi pencereye koşarsan ahretlik&lt;br /&gt;Bir gökyüzü, siyah, güneşten habersiz,&lt;br /&gt;Her adım attığın yeri basan bir sis.&lt;br /&gt;Hangi yana baksam onu görüyorum:&lt;br /&gt;İnancın kaydığı bir dipsiz uçurum;&lt;br /&gt;Günah kapılarının aralandığı,&lt;br /&gt;Tanrıların bile avaralandığı&lt;br /&gt;Şaşkın, çaresiz bir insan kaderince.&lt;br /&gt;Güneş! güneş! güneş! ey, ölümsüz ece!&lt;br /&gt;Sana tapınanlar kardeşimdi benim;&lt;br /&gt;Güneş! güneş! ben sana doğru gelenim,&lt;br /&gt;Kucakla beni, tanrıça, sev, sar beni,&lt;br /&gt;En yırtıcı, en aç hayvanların ini&lt;br /&gt;İçimin göz görmez mağaralarıma gir&lt;br /&gt;Senin girmediğin yerde haset, kibir&lt;br /&gt;Dert, kin, yalan, ölüm, korku ve işkence,&lt;br /&gt;Çakal seslerinden örülmüş bir gece,&lt;br /&gt;Teneşir başında oynaşan çirkinler&lt;br /&gt;Engerek düğümü doğuran gelinler,&lt;br /&gt;Zina şöleninde beynin nöbet nöbet&lt;br /&gt;Cehennem halayı çeken bin iskelet&lt;br /&gt;Ve yaprak indiren ağaçlar baharda...&lt;br /&gt;Senin bağışından yoksun kucaklarda&lt;br /&gt;Çocuklar kertenkeleyle bir biçimde.&lt;br /&gt;Ağrı'ya eş bir dağ olsaydı içimde&lt;br /&gt;İlkin şu gönlüme doğardın her sabah,&lt;br /&gt;Daha her yer geceyken sarardın, gümrah&lt;br /&gt;Sarı saçlarınla benim varlığımı,&lt;br /&gt;Kendimde taşırdım kendi taptığımı...&lt;br /&gt;Ağrı'ya eş yüce bir dağ yok içimde&lt;br /&gt;Ne kadar cüceyim dert ve sevincimde!&lt;br /&gt;Kaplamış gözümün gördüğü her ufku&lt;br /&gt;Umutsuz, zifiri bir gece, bir korku.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah, yazık ki bütün insanlık güneşsiz.&lt;br /&gt;Ey ateş, nasıl da seni yitirmişiz!&lt;br /&gt;Bu yalnız inilti esen manzaradan&lt;br /&gt;Bir çaresiz ay'dır sallanan aradan;&lt;br /&gt;Işık tuttuğu her şey bir taze yara.&lt;br /&gt;Onmaz bu gece. Bırak karanlıklara!&lt;br /&gt;Can yiğitliği yitirmiş, kalp aşkı&lt;br /&gt;İlenişlerinden insanın bir şarkı&lt;br /&gt;Tutmuş dört yanı, bir çirkin ağıt, eski...&lt;br /&gt;Ah güç de değildi bahtiyarlık belki;&lt;br /&gt;Üstümüzde deniz gibi bir gökyüzü&lt;br /&gt;Altında her kalbe esenlik payı var;&lt;br /&gt;Bizimdir, yelken açmış giden bulutlar,&lt;br /&gt;Vurup alnımıza serin gölgesini,&lt;br /&gt;Bizimdir bu koku, bu renk dolu sini&lt;br /&gt;Üstünde seslerle ışıklar kamaşan;&lt;br /&gt;Bizimdir bu zafer, bu beste ve bu şan.&lt;br /&gt;Şu aydın, ferah ve rahat gök altında&lt;br /&gt;Her kazazedenin müjdesi bir ada,&lt;br /&gt;Her gülüşe ayna bir gölek kenarı;&lt;br /&gt;Koparırken elin taze meyvaları&lt;br /&gt;Öyle kolaydı ki yaşıyorum demek;&lt;br /&gt;Soframıza konmuş bu doyulmaz yemek&lt;br /&gt;Niçin bir zehirli kaşıkla yenmede?&lt;br /&gt;Ağrı! başına boz bulutlar inmede.&lt;br /&gt;Ne ki bu cendere, ne ki bu sonsuzluk,&lt;br /&gt;Kim bu vurulmuş yatan, ova boyunca,&lt;br /&gt;Bir kan çeşmesine açık durup avcu?&lt;br /&gt;Çile pazarında cana pey sürümü&lt;br /&gt;Çözmek mi istemiş o çetin düğümü?&lt;br /&gt;Korkunç bir ezgide çatlayan bu kamış&lt;br /&gt;Yitirdiğimiz bir cennet mi aramış,&lt;br /&gt;Ölümsüz barışa gülen şafakları,&lt;br /&gt;Lezzet ve esenlik tüten ocakları,&lt;br /&gt;Ömre öpüş tadıyle uyandığımız,&lt;br /&gt;Tanrısal bir çıra gibi yandığımız?..&lt;br /&gt;- Dağ! senin yandığın gibi bir vakitler-&lt;br /&gt;Vuran bir toz parçası değilse eğer&lt;br /&gt;Küçük gövdesine budur giren ölüm,&lt;br /&gt;Onun yüzünü bizden çeviren ölüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen ey, oyununu en güzel oynayan!&lt;br /&gt;Hangi kıvılcımla fışkırttın ruhundan&lt;br /&gt;Bir gün söndürdüğümüz kutsal ateşi?&lt;br /&gt;Ey sen! ölümden çok hayatın kardeşi&lt;br /&gt;Dirilttin nasıl bir mucizeyle tekrar&lt;br /&gt;Her şeyi, dostluktan düşmanlığa kadar&lt;br /&gt;Ve geri getirdin o sürgünlerini?&lt;br /&gt;Nerde buldun tekrar eski günlerini&lt;br /&gt;Zamanlar içinde yitmiş kardeşlerin&lt;br /&gt;Ve en güzelini sönmüş ateşlerin,&lt;br /&gt;Kalbimin o kadar sevdiği o gülü,&lt;br /&gt;Ölüm ötesinin mutlu tahayyülü&lt;br /&gt;Evrensel cümbüşü, yaşama şevkini,&lt;br /&gt;Bizden gidenlerin bir gün en yakını&lt;br /&gt;Ümidi ve şafak kanatlı neşeyi,&lt;br /&gt;O aşkı, o tadı, o gülümsemeyi?..&lt;br /&gt;Ey boş gecelerin dadı ayışığı!&lt;br /&gt;Salla, salla hüzün uyuyan beşiği&lt;br /&gt;Söğütlerin nazlı dalları içinden&lt;br /&gt;Ki o altın saman yolları içinden&lt;br /&gt;Bir sabahı özleyen şu taze kadın&lt;br /&gt;Yatsın başyastığına anılarının;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir makine sesiyle işleyen kalbi&lt;br /&gt;Alıp gezdirsin onu bir gemi gibi&lt;br /&gt;Düşlerinin durgun, mavi denizinde.&lt;br /&gt;Beni de hep kendi kendimin izinde&lt;br /&gt;Fenerinle yolumu aydınlatarak&lt;br /&gt;Barış çeşmesini aramaya bırak,&lt;br /&gt;Budur yaşadığın sürece görevin;&lt;br /&gt;Gecelerin birinde, solgun alevin&lt;br /&gt;Güne yenilmeye başladığı zaman&lt;br /&gt;Üstüne başımın düştüğü kitaptan&lt;br /&gt;Eser Mevlânâ'nın üflediği rüzgâr...&lt;br /&gt;İşte, gam türküsü söyleyen kamışlar&lt;br /&gt;Rüzgârından gördüğüm ova boyunca.&lt;br /&gt;Bu bir düştür belki, insan uyanınca,&lt;br /&gt;Gözlerinde kalır serabı bir ömür,&lt;br /&gt;Her şey bu ışıltı ardından görünür&lt;br /&gt;O insana; sevmek, yaşamak ve ölüm.&lt;br /&gt;Seni uykuya çekip götüren elim&lt;br /&gt;Kadınım, ayışığı içinden şu anda&lt;br /&gt;Aldanış diye ne varsa bir insanda&lt;br /&gt;O daldan tutuyor...Böyledir bu. Kader&lt;br /&gt;Kavuşur sabaha en uzun geceler&lt;br /&gt;Ve serin durur her avunuş testisi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüzgârlar başladı. Sonsuzluk gemisi&lt;br /&gt;Önünde köpürüp şahlanmada engin;&lt;br /&gt;Yolcusu olduğun nihayetsizliğin&lt;br /&gt;Bir ucu Allah'ta ve sende bir ucu.&lt;br /&gt;Başlıyor serüvenlerin en korkuncu:&lt;br /&gt;Gökyüzüne doğru yürüyen yeryüzü,&lt;br /&gt;Barıştıran sınır geceyle gündüzü;&lt;br /&gt;Ey sonuca doğru ilkuçtan gelen Dağ!&lt;br /&gt;Göğü perde perde delip yükselen Dağ!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Muhip DRANAS&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-4300575297164171415?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/4300575297164171415/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=4300575297164171415' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4300575297164171415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4300575297164171415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/08/ar.html' title='Ağrı...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-7763666898671471260</id><published>2008-07-25T18:50:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:47:18.928+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edgar Allen Poe'/><title type='text'>Düş Ülkesi...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330099;"&gt;Kötülük meleklerini konuk eden&lt;br /&gt;Karanlık ve ıpıssız bir yoldan&lt;br /&gt;Kara tahtından, GECE adlı Hayalin&lt;br /&gt;Yönettiği bu topraklara yeni geldim&lt;br /&gt;Dünyanın öteki ucundan geldim&lt;br /&gt;Karanlık bir ülkesinden kuzeyin&lt;br /&gt;-Uzamın, Zamanın dışında görkemle&lt;br /&gt;Uzanan yabanıl ve gizemli bir ülke-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dipsiz vadiler ve engin denizler,&lt;br /&gt;Uçurumlar, Titan ormanları, inler&lt;br /&gt;Ve o ormanlarda, çiyin altında&lt;br /&gt;Ne olduğu bilinmeyen nice şey daha&lt;br /&gt;Her an yıkılacakmış gibi dağlar&lt;br /&gt;Kıyısız denizlere doğru yatmışlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizde dalga yerinde duramıyor&lt;br /&gt;Ateşten göğe yükselmek istiyor&lt;br /&gt;Taşıyor hep, taşıyor gölün suları&lt;br /&gt;Gölün sessiz suları -sessiz ve ölü&lt;br /&gt;Gölün durgun suları -durgun, üşümüş&lt;br /&gt;Üzerine zambakların karı düşmüş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylece taşar hep gölün suları&lt;br /&gt;Gölün sessiz suları, ölü suları&lt;br /&gt;Gölün üzgün suları, üzgün, üşümüş&lt;br /&gt;Çünkü zambakların karları düşmüş&lt;br /&gt;Böylece ırmağın yanında dağlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uğuldar, sabah akşam uğuldar&lt;br /&gt;Kurbağalar, semenderlerle dolu&lt;br /&gt;Bataklıklar ve griye çalan koru&lt;br /&gt;Cinlerin perilerin yaşadığı&lt;br /&gt;Kasvetli gölcükler, su yatakları&lt;br /&gt;Her noktası ayrı ayrı kötü olan&lt;br /&gt;Her köşesinden hüzünler saçan&lt;br /&gt;Burada, dehşet içinde yolcular&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişin anılarıyla karşılaşırlar&lt;br /&gt;Kefenler içinde ürkek gölgeler&lt;br /&gt;İç çekerek yanınızdan geçerler&lt;br /&gt;Eski dostlardır bunlar, yeryüzüne&lt;br /&gt;Acı çekmeye gönderilen -ve göğe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huzurlu, rahat bir yerdir burası&lt;br /&gt;Herşeyden büyükse kişinin acısı&lt;br /&gt;Gölgede yürüyen ruhlar için&lt;br /&gt;Eldorado'dur, ah neden olmasın?&lt;br /&gt;Fakat buradan gelip geçenler&lt;br /&gt;Ona dikkatle bakmayabilirler&lt;br /&gt;O da sırlarını açmaz böylece&lt;br /&gt;Bakmayı bilmeyen kapalı göze&lt;br /&gt;Böyle buyurmuştur kralın yasası&lt;br /&gt;Yasaktır kapalı gözleri açması&lt;br /&gt;Kederli ruhlar görür yalnızca&lt;br /&gt;Karanlık camların ardından o da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kötülük meleklerini konuk eden&lt;br /&gt;Karanlık ve ıpıssız bir yoldan&lt;br /&gt;Kara tahtından, GECE adlı hayalin&lt;br /&gt;Yönettiği topraklardan evime geldim&lt;br /&gt;Dünyanın öteki ucundan geldim&lt;br /&gt;Bu karanlık ülkesinden kuzeyin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edgar Allen Poe...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-7763666898671471260?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/7763666898671471260/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=7763666898671471260' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7763666898671471260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7763666898671471260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/07/d-lkesi.html' title='Düş Ülkesi...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-7549042068778467234</id><published>2008-07-23T23:27:00.003+03:00</published><updated>2008-11-23T01:38:36.101+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İbrahim Sadri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Bir Adın Kalmalı Geriye...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SLcp8hlv5KI/AAAAAAAAABw/CVHwF_w5IUM/s1600-h/adsiz_(2).jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5239702811254449314" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SLcp8hlv5KI/AAAAAAAAABw/CVHwF_w5IUM/s320/adsiz_(2).jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bir adın kalmalı geriye&lt;br /&gt;Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde&lt;br /&gt;Aynaların ardında sır&lt;br /&gt;Yalnızlığın peşinde kuvvet&lt;br /&gt;Evet nihayet bir adın kalmalı geriye&lt;br /&gt;Birde o kahreden gurbet&lt;br /&gt;Sen say ki ben hiç ağlamadım&lt;br /&gt;Hiç ateşe tutmadım yüreğimi&lt;br /&gt;Geceleri koynuma almadım ihaneti&lt;br /&gt;Hele nihavend hele buse hiç geçmedi aklımdan&lt;br /&gt;Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın&lt;br /&gt;İçimin nehirlerinden&lt;br /&gt;Evet yangın&lt;br /&gt;Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan&lt;br /&gt;Evet kaybetmenin o zehirli buğusu&lt;br /&gt;Evet isyan&lt;br /&gt;evet kahrolmuş sayfaların arasında adın&lt;br /&gt;Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı&lt;br /&gt;Bu sevda biraz nadan&lt;br /&gt;Biraz da hıçkırık tadı&lt;br /&gt;Pencere önü menekşelerinde her akşam&lt;br /&gt;Dağlar sonra oynadı yerinden&lt;br /&gt;Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca&lt;br /&gt;Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam&lt;br /&gt;Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı&lt;br /&gt;Yani ben seni sevdiğim zaman&lt;br /&gt;Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de&lt;br /&gt;Bir adın kalmalı geriye&lt;br /&gt;Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde&lt;br /&gt;Aynaların ardında sır&lt;br /&gt;Yalnızlığın peşinde kuvvet&lt;br /&gt;Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye&lt;br /&gt;bir de o kahreden gurbet&lt;br /&gt;beni affet&lt;br /&gt;kaybetmek için erken&lt;br /&gt;sevmek için çok geç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İbrahim Sadri&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-7549042068778467234?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/7549042068778467234/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=7549042068778467234' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7549042068778467234'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7549042068778467234'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/08/bir-adn-kalmal-geriye.html' title='Bir Adın Kalmalı Geriye...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8pYATxDymV0/SLcp8hlv5KI/AAAAAAAAABw/CVHwF_w5IUM/s72-c/adsiz_(2).jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8045206723990301718</id><published>2008-07-20T20:36:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:46:25.793+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaan İnce'/><title type='text'>Mektup...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Yarım kalmış acılar denizi pencereme konardı geceyle, savrulurdum. Gözyaşı kokusuyla dolu bir kuğu, zamanın sonuna kalkan, sürgünümdü; göz mavisi duman, sessizliğim. Aktım ölü deniz kızıyla gökkuşağı saklı mektubun içine, pulumuz rüzgar oldu, postacımız güvercin. Civa gibi eridik kabımızda. Kırmızıya gittik. Hemen yokladım yüzümü yağmurun yuva yaptığı ellerimle. İyice şaşırmıştı alıcısı vapur ıslığımızın. Saplandı gözlerimin ışığı yeni güne.&lt;br /&gt;..Mermer bir kayıkla geri döndük&lt;br /&gt;...diğer yarısına acının,&lt;br /&gt;... usulca çekildi deniz,&lt;br /&gt;......son bulduk, yenildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık yataksız bir liman yüreğim, soğuk ve loş. Kırık&lt;br /&gt;düşlerim. Serçelerde gözlerimin buğusu. Buruk içim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..Böylesi bir yenilgiyi beklemediğim için&lt;br /&gt;...sabahın en serin ucunda bağıran ben&lt;br /&gt;... intihar edecekmiş gibi sıkılıyorum&lt;br /&gt;......düşük boynuma asılı sonbaharı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekildi yaşanan hıçkırıklara, yaşanmayan düş kırıntılarımızla boğulduğumuz odaya. Düştü saat duvardan, telefon diye çevirdim yelkovanı: İmdat. Akrep soktu kendini. Çan sesleri, ezan sesleri, mart sesi, çatılarda kaldı gecenin gizi. Unuttum mektubun içinde boğulduğumu. Elveda.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Kaan İnce&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;* Kaan İnce'nin Nisan 1992'de Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri Birincisi olan şiiri.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8045206723990301718?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8045206723990301718/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8045206723990301718' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8045206723990301718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8045206723990301718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/07/mektup.html' title='Mektup...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-566110380041161189</id><published>2008-07-20T03:01:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T03:02:56.817+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ingeborg Bachmann'/><title type='text'>Elbet Anlamı Olabilirdi...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Elbet anlamı olabilirdi: geçip gitmekteyiz dünyadan,&lt;br /&gt;sormamışlar gelirken, çekilmeliyiz şimdi yavaştan.&lt;br /&gt;Ama konuşmamıza karşın, birbirimizi anlamadan&lt;br /&gt;ve karşımızdakinin ellerine bir an bile ulaşamadan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yıkım bu işte: Çıkamayacağız bu sınavdan.&lt;br /&gt;Denemek bile kalkılmaz bir şey altından,&lt;br /&gt;ve bir çarmıh dikilmiş, kendimizi tanıyamadan,&lt;br /&gt;yalnızlığımızda, silinip gidelim diye dünyadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ingeborg BACHMANN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeviren: Ahmet CEMAL&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-566110380041161189?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/566110380041161189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=566110380041161189' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/566110380041161189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/566110380041161189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/07/elbet-anlam-olabilirdi.html' title='Elbet Anlamı Olabilirdi...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-1380576995083546875</id><published>2008-07-19T20:22:00.003+03:00</published><updated>2008-11-23T01:48:18.011+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Konstantinos Kavafis'/><title type='text'>İtaki...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003300;"&gt;İtaki’ye doğru yola çıktığın zaman&lt;br /&gt;yolunu uzatmaya bak&lt;br /&gt;serüvenler, bilgilerle uzasın yolun.&lt;br /&gt;Lestrigonlar’dan ve Kikloplar’dan&lt;br /&gt;Azgın Poseidon’dan korkma.&lt;br /&gt;Bunları görmiyeceksin zaten, düşüncen&lt;br /&gt;soylu ise ve seçkin bir duygu&lt;br /&gt;dolmuşsa ruhuna ve gövdene.&lt;br /&gt;Lestrigonlar, Kikloplar&lt;br /&gt;ve azgın Poseidon, çıkamayacak karşına&lt;br /&gt;onları ruhunda taşımıyorsan&lt;br /&gt;ruhun onları çağırmayacaksa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolun uzasın&lt;br /&gt;Nice yaz şafaklarıyla beraber&lt;br /&gt;ilk gördüğün limanlara&lt;br /&gt;-coşkuyla, sevinçle- varmak için;&lt;br /&gt;durup Fenike çarşılarından&lt;br /&gt;has mallar almak için&lt;br /&gt;sedefi ve mercanı, abanoz ve kehribarı&lt;br /&gt;ve her yana gönlünce saçabileceğin&lt;br /&gt;başdöndürücü kokuları;&lt;br /&gt;sonra Mısır kentlerini görmek için&lt;br /&gt;bilgelerden bilgiler dermek için&lt;br /&gt;yolunu uzatmaya bak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtaki hep aklında olsun&lt;br /&gt;Amacın orasıdır ve oraya gidiyorsun.&lt;br /&gt;Ama gerek yok ayağını çabuk tutmana,&lt;br /&gt;Yıllarca sürmelidir bu gezi,&lt;br /&gt;öyle ki yaşlanıp o adaya vardığında,&lt;br /&gt;yolda kazandıklarınla zaten zengin,&lt;br /&gt;İtaki’den zenginlik beklemeyesin.&lt;br /&gt;İtaki eşsiz bir gezi sağladı sana,&lt;br /&gt;O olmasa yola çıkmayacaktın&lt;br /&gt;onun vereceği bir şeyi yoktu başka.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve şimdi sen onu yoksul buluyorsan, İtaki aldatmış değildir seni.&lt;br /&gt;Artık sen bir bilgesin, bunca deneyden geçtin&lt;br /&gt;İtakiler ne demektir artık bilirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konstantin Kavafis&lt;br /&gt;Çev : İsmet özel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#003300;"&gt;* Halkın Dostları/ Sayı: 4 / Haziran, 1970&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#003300;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-1380576995083546875?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/1380576995083546875/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=1380576995083546875' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1380576995083546875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1380576995083546875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/07/itaki.html' title='İtaki...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8722029760700565186</id><published>2008-07-11T20:47:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:47:32.789+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Özdemir Asaf'/><title type='text'>O Gece...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;O gece ben olmayacağım.&lt;br /&gt;Utancımdan bakamadığım aynalarda&lt;br /&gt;Güldüğünüzü görecek&lt;br /&gt;Anlayacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gece birinin olmadığı gecedir.&lt;br /&gt;Gecelerinizi karıştıracak gitgide&lt;br /&gt;Olmayanlarınızın çoğalması.&lt;br /&gt;Benim olmadığımı duyduğunuz bir gece&lt;br /&gt;Korkacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiden düşünüyorum son kalanımızı&lt;br /&gt;Son gidenimizin bu gecesinde.&lt;br /&gt;Ama bir gece olacak, ortalarda bir gece..&lt;br /&gt;İçinde siz de olmayacaksınız,&lt;br /&gt;Ayrıca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özdemir Asaf...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8722029760700565186?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8722029760700565186/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8722029760700565186' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8722029760700565186'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8722029760700565186'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/07/o-gece.html' title='O Gece...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-1502420039295526994</id><published>2008-07-11T02:09:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T02:10:40.021+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahmet Muhip Dranas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Testi...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Dolu bir testiydim ben,&lt;br /&gt;Başaşağı ettiniz beni;&lt;br /&gt;Eh, boşalıverdim derken...&lt;br /&gt;İyi mi ettiniz yani?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiler vardı içimde&lt;br /&gt;Ezgiler vardı, iyilikler...&lt;br /&gt;Boşaltıverdiniz, hem de&lt;br /&gt;Düşürüp kırmaktan beter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoş, yine bir testiyim ben,&lt;br /&gt;Yine varım ama bomboş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Muhip DRANAS&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-1502420039295526994?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/1502420039295526994/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=1502420039295526994' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1502420039295526994'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1502420039295526994'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/07/testi.html' title='Testi...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8498049286266450644</id><published>2008-07-07T18:34:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:49:25.758+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Özge Dirik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Kalabalık...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;“ipek böceği attım&lt;br /&gt;eşarp düştü içime...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uyandım&lt;br /&gt;rüyamda kanamış dilim&lt;br /&gt;belki kıtlama jiletle bağırılan&lt;br /&gt;yaşam öyküleri anlatmışımdır çocuklara.&lt;br /&gt;çocuklar dedim de&lt;br /&gt;onlar da kanadılar&lt;br /&gt;kanınca bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalktım&lt;br /&gt;bir eşkıya rica etti yüklerimi&lt;br /&gt;güzel de bir kadın&lt;br /&gt;çocuğunu öleceği yaşa büyütemeden giden&lt;br /&gt;bir anneyi uğurlamış olsa da&lt;br /&gt;onyedi kalp kriziyle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yürüdüm&lt;br /&gt;adımlarım nasıl da uyarılıyor&lt;br /&gt;kapıyı çalan biri olduğunda&lt;br /&gt;isterse bir hırsız olsun&lt;br /&gt;kapıyı çalmaya yeltenen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öldüm&lt;br /&gt;ve yarın üşüştüler başıma; yaşlar, ayaklar, gözler&lt;br /&gt;ve yarı yaşam yakınmaları sürdü adıma&lt;br /&gt;ve yar uzun saçlı bir adamla geldi mezarlığa&lt;br /&gt;ve ya bir kadınla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve&lt;br /&gt;gömdüler beni,&lt;br /&gt;öldürdükleri gibi&lt;br /&gt;özenle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özge Dirik&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8498049286266450644?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8498049286266450644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8498049286266450644' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8498049286266450644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8498049286266450644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/07/kalabalk.html' title='Kalabalık...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8108659555635584137</id><published>2008-07-05T16:00:00.002+03:00</published><updated>2008-11-24T01:50:23.130+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ömür Nihan Akçalı'/><title type='text'>Sürrealist Soytarılar...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;I.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi gelin şimdi,&lt;br /&gt;aykırı bir ayrıksılık suratım…şakacıyım bilirsiniz…&lt;br /&gt;muhalifim en sarrafından&lt;br /&gt;genetik mühendisliğine,ilme,sınaiye,dinsizliğe…&lt;br /&gt;düztaban bir deliyim...izlerimde yorgun yansızlığım&lt;br /&gt;harflerde boğulmuş,&lt;br /&gt;itilmiş karanlık bir sahirim ben...sahiciyim…&lt;br /&gt;oysa beşer iliği boş bir düğme gibi duruyor yakamda&lt;br /&gt;sokak adamları,kudurmuş çocuk tinerciler&lt;br /&gt;sosyalistler,liberaller,iğne baz kehanetler&lt;br /&gt;doktrinler,diş macunları,vaaz verenler&lt;br /&gt;evdeki karın&lt;br /&gt;çöpe attığın kondom artığın,&lt;br /&gt;günah seansların,lahit tapınmaların&lt;br /&gt;görkemle döşediğin zahmetli hayatın…&lt;br /&gt;beyninde ufalanan gazete manşetleri,&lt;br /&gt;çoğu ne kadar öfkeli,&lt;br /&gt;yasaklı mı sanıyorsunuz dilimi,yazabilirim hepsini…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşamın çitinden sarktı çocuk gözlerim&lt;br /&gt;kilitledim kemiklerimi&lt;br /&gt;güç sizde artık,çizgi filmlerden çıktı şiddetim&lt;br /&gt;çağ çocuğuyum,beni siz yarattınız irinli...&lt;br /&gt;ezin isterseniz geleceğimi bir ucuz izmarit gibi&lt;br /&gt;sünniyim,işçiyim,iticiyim…sarkmış debelenmekteyim…&lt;br /&gt;bildiklerimi anlamasanız da olur,&lt;br /&gt;söylediklerimi bilin yeter&lt;br /&gt;ö l ü r s e m&lt;br /&gt;ciddileşeceğim&lt;br /&gt;söz,&lt;br /&gt;gerisi boş geliyor; yaşanan gün bir öncekiyle aynı&lt;br /&gt;bense kralın en dandik soytarısı,&lt;br /&gt;gelin…hadi gelin...şimdi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kararlarımla değilse de&lt;br /&gt;-bir yerlerde düşürmüş olmalıyım-&lt;br /&gt;karanlığımla yürüyorum üzerinize,takip edin beni,&lt;br /&gt;söylenip duran batı değilim,düşkün barbarım ben,&lt;br /&gt;fetvaya kanasım yok,&lt;br /&gt;eşelek düşlerimle ödünç aldıklarınızı avucuma bırakın&lt;br /&gt;bütüne varacak halıdaki atlas soykırımlarım&lt;br /&gt;yüzüme,&lt;br /&gt;gözlerime baksanıza,&lt;br /&gt;yansıyan beşer ağlaması&lt;br /&gt;ben mutlu bir kızım...adım neydi ki…&lt;br /&gt;bu aralar hafızam yaralı unutuyorum birçok şeyi ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şiir yazan bir kadın ıslak saçlarını taradı,&lt;br /&gt;cama karşı,&lt;br /&gt;çıplak bir adamdan uçtu gitti kokusu&lt;br /&gt;küçük adımlarını öteki cılız sevdalara attı,anlamıştı&lt;br /&gt;adam gitmişti&lt;br /&gt;suda yürüme denemeleri bitmişti&lt;br /&gt;dikeni kaldı öpüşünde,tükürmeliydi,&lt;br /&gt;oysa , o da sevilmek istemişti&lt;br /&gt;ayaklarına baktı kapı çarparken&lt;br /&gt;ıslaktı...kanıyordu...canı yanmıştı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;III.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kararlıysan yaşamaya,bir kez daha jelatinle yalnızlığını...&lt;br /&gt;uyku arası silahına davran,&lt;br /&gt;ellerin tetikte hıçkırarak vazgeç ölümünden,&lt;br /&gt;kırıta kırıta çık dışarıya sonra,&lt;br /&gt;rujunu daha kırmızı sürerek,kapa en uçkur çıbanını …&lt;br /&gt;sevdiklerin yetti,gitti,bitti&lt;br /&gt;kal diyor sol yanın,eziyetin sürmeli&lt;br /&gt;palavranızdan arınarak,&lt;br /&gt;güzel diye fanusa koyduğunuz melekler&lt;br /&gt;üst üste,sıkış tepiş,ezilmekteler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IV.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hadi gidin şimdi,&lt;br /&gt;uzandığım boşluğa salınayım sere serpe ahlaksızca…&lt;br /&gt;hepinizden yeni bir isim türeteyim,&lt;br /&gt;Marazı bölük,&lt;br /&gt;Yaralı alım,&lt;br /&gt;Kır güneşlim...&lt;br /&gt;düşünmüyor ipini çeken gökteki gülüş&lt;br /&gt;hadi gidin şimdi&lt;br /&gt;bırakın sevmeyin beni,&lt;br /&gt;hakikaten ben kimdim,adım neydi ki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(en yakın koordinatları içime düşürüyorum,uzay da yalan,içindeki uzay ahalisi de...burada ne işim var bilemiyorum,ben mutlu bir kızım,&lt;br /&gt;sazım,nazım,cazım ve sakızım…ne alakası var be cancağızım...&lt;br /&gt;b e n m u t l u b i r k ı z ı m . . .&lt;br /&gt;adımı hatırlarsam bitecek ızdırabım...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;V.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;korkmuştu,peştamalla örttü erkekliğini&lt;br /&gt;en çok sabah saatlerinde sevişir zavallı et yiyicisi,&lt;br /&gt;kendi merkezine yerleşen medeniyetinde&lt;br /&gt;‘tek dişi kalmış canavar” ,matah biri sanıyor kendini...&lt;br /&gt;parçalanan enkazında oynaşıyor memeli kadınlar&lt;br /&gt;bir başına,denize değemediği ininde&lt;br /&gt;fena düşlerle&lt;br /&gt;inle&lt;br /&gt;dinle&lt;br /&gt;kimse konuşmuyor bak seninle …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VI.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;indim kuyularına,&lt;br /&gt;sallanan baş tacımla,namusumla…namlunda&lt;br /&gt;yakamda bir küçük altın,&lt;br /&gt;yüreğime ilmekledikleri,iğnenin ucunda sızı&lt;br /&gt;saat sıfır dört&lt;br /&gt;geç kaldım çöp toplamaya&lt;br /&gt;gitmeliyim…duramam gayrı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karartılı başlarıyla satırdır öfkeleri&lt;br /&gt;en çok kimsesizsem sezerim tehlikeyi,&lt;br /&gt;ekip arabaları inleyen tedirgin sirenleri&lt;br /&gt;ışıkta yanan sinek kanatlarım,&lt;br /&gt;lüzumsuz şarkılar fısıldadığım&lt;br /&gt;sinir bozan bir yalnızlıktır yanımda taşıdığım ,&lt;br /&gt;tutanaklara kirâmen katibin geçti,şahidim şeytanım&lt;br /&gt;-ben ona git demiştim ...defalarca kovmuştum…&lt;br /&gt;çok çürüğü vardı…&lt;br /&gt;yıllardır sülük soğurtan …erdemsiz ısırıcı…&lt;br /&gt;anladım etime sinen derimmiş ikircikli&lt;br /&gt;devinerek sonraki güne kalmakmış tek niyeti…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VII.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaklaştı,ama uzağımdaydı&lt;br /&gt;ateş sordu,erkekti,nefesi şaraptı&lt;br /&gt;ben kadındım,&lt;br /&gt;ateşimi veremedim,sığındığım gecem eşarbımdı&lt;br /&gt;nemli kaldırımları bir metre yetmiş santim soludum&lt;br /&gt;pabucumda kan vardı,bastıkça batıyordum,&lt;br /&gt;küçücük oluyordu gövdem ,şu dönemeci geçersem&lt;br /&gt;haki yeşili parkamda hazinem&lt;br /&gt;sertmiş,evden çalmıştım,yaktı&lt;br /&gt;it gibi titredim,mutluluk bu olmalıydı…&lt;br /&gt;korkuyordum da,iç içe geçen taraksı duygularımla&lt;br /&gt;ruhsatsız sürüyordum ayaklarımı sana&lt;br /&gt;takip ediliyordum bu en sevdiğim paranoya,&lt;br /&gt;telaşlı adımlarım ele verirdi,sal gitsin tecavüz fikrini&lt;br /&gt;kimse bişicikler yapamadı dans ederken dumanımla&lt;br /&gt;sen değil misin ilmeği geçiren boynuna,&lt;br /&gt;zamanın doldu yaratık&lt;br /&gt;zulanda oyuncakların&lt;br /&gt;içkin,sevgilin,yalnızlığın…&lt;br /&gt;Hadi gidin hepiniz şimdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VIII.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üşüyorum ,&lt;br /&gt;en çok cami duvarına karşı işer bela bulucusu&lt;br /&gt;ezeli ıstırap büyüyen,yayılan yaran,iltihaplı gözyaşların&lt;br /&gt;sürüme topalını karşı kıyıya&lt;br /&gt;asla sevmeyecek seni anlasana...zavallı kabullenici…&lt;br /&gt;orası yıldız evi,kan bahçesi,fuhuş cenneti&lt;br /&gt;mavidir gözü aleni deli…yakışıklı sanıyor kendini...&lt;br /&gt;üstelik hiç sevmedin mavi gözlü erkekleri&lt;br /&gt;komik adamlardı hepsi,&lt;br /&gt;aynı cümleyi tekrarlayan mekanik sesleriyle&lt;br /&gt;ne kadar sıkıcıydılar tekno gülüşlerde&lt;br /&gt;pilleri bitince susuverdiler,&lt;br /&gt;eylemsiz,kımıltısız,boş sevdiler&lt;br /&gt;barkotlu avuntularda yitiverdiler&lt;br /&gt;pazen pijamanı görmediler ki,&lt;br /&gt;ipek geceliğinle öptürdün tenini… ve gidiverdiler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IX.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu gece&lt;br /&gt;öfkeye gebeyim&lt;br /&gt;tarih belleksiz kılıyor kendini bilmezleri&lt;br /&gt;unutulan inkarın inkarı diyalektik ezinti&lt;br /&gt;leş gibi kokuyor leş&lt;br /&gt;nefisinde diliyle dişi arasında puşt hüviyeti&lt;br /&gt;eşikte bir oğlan çocuğu,terastan atıyor kendini&lt;br /&gt;düşerken baba diyor kocaman gözleriyle&lt;br /&gt;cılız ve gözlüklü bir yaratık gibi duruyor yarattığı öyküde&lt;br /&gt;niyetinde ırzına geçilmiş hayal düzmeceleri&lt;br /&gt;eli kirişte tehditlerle kapattı kapatacak sıkıcı geleceğini&lt;br /&gt;sanal alemde avunur düş yiyicisi…&lt;br /&gt;oyun bitti,oyuncakları da gitti&lt;br /&gt;şimdi atletli babasını,&lt;br /&gt;karanlıkta oturmuş yalvaran kibrini&lt;br /&gt;annesinin ırzına geçen tuhaf ezikliğini&lt;br /&gt;yaz yazabildiğince,nasıl olsa tanımazsın senden iyisini&lt;br /&gt;hayatın merkezi sanıyor kendini…&lt;br /&gt;zavallı oyuncak kemiricisi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;atlarsam,düşmeden&lt;br /&gt;kirli bir çaput dağılacak beyin kıvrımlarınıza&lt;br /&gt;bu gece&lt;br /&gt;geçmişimi ve geleceğimi sığdırıp terime&lt;br /&gt;kurumaya gidiyorum düzen kurucusu...kurulmaya değil...&lt;br /&gt;eğer korkarsam sıcak yaramdan&lt;br /&gt;annemi ememem bir daha&lt;br /&gt;köpek sesleriyle tüylendiğim bu gecede&lt;br /&gt;ardımda kocaman bir sarkaç bıraktığım geçmişim&lt;br /&gt;kuyruğumda gereksiz tüm sözler ânı lekelemekte&lt;br /&gt;geleceğim ,&lt;br /&gt;civarsız serüvenlere sürüklenerek tekrar geleciğinize&lt;br /&gt;çoğu ne kadar öfkeli,&lt;br /&gt;yasaklı mı sanıyorsunuz dilimi,yazabilirim hepsini…&lt;br /&gt;hadi gülün şimdi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(en düşük fiyatı etime biçtim,yıkanacağım,paklanacağım,kokular sürüneceğim,kirimi akıtacağım musalla taşına,çenemi saracağım tülbentle,pamuğu tıkayacağım edebimle,ayak parmaklarımı bağlayacağım birbirine,muhakkak şarkı söyleyeceğim en işveli sesimle…&lt;br /&gt;herkes sevecek o vakit beni…cesedimi bile yük etmeyeceğim size,tabutum olmayacak,kollarınız yorulmayacak…&lt;br /&gt;Hadi gülün şimdi...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temmuz.2004&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömür Nihan Akçalı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8108659555635584137?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8108659555635584137/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8108659555635584137' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8108659555635584137'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8108659555635584137'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/07/srrealist-soytarlar.html' title='Sürrealist Soytarılar...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-697674900411869357</id><published>2008-07-03T01:53:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:48:47.382+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edip Cansever'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Mendilimde Kan Sesleri...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663333;"&gt;Her yere yetişilir&lt;br /&gt;Hiçbir şeye geç kalınmaz ama&lt;br /&gt;Çocuğum beni bağışla&lt;br /&gt;Ahmet Abi sen de bağışla&lt;br /&gt;Boynu bükük duruyorsam eğer&lt;br /&gt;İçimden öyle geldiği için değil&lt;br /&gt;Ama hiç değil&lt;br /&gt;Ah güzel Ahmet abim benim&lt;br /&gt;İnsan yaşadığı yere benzer&lt;br /&gt;O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer&lt;br /&gt;Suyunda yüzen balığa&lt;br /&gt;Toprağını iten çiçeğe&lt;br /&gt;Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine&lt;br /&gt;Konyanın beyaz&lt;br /&gt;Antebin kırmızı düzlüğüne benzer&lt;br /&gt;Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir&lt;br /&gt;Denize benzer ki dalgalıdır bakışları&lt;br /&gt;Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına&lt;br /&gt;Öylesine benzer ki&lt;br /&gt;Ve avlularına&lt;br /&gt;(Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)&lt;br /&gt;Ve sözlerine&lt;br /&gt;(Yani bir cep aynası alım-satımına belki)&lt;br /&gt;Ve bir gün birinin adres sormasına benzer&lt;br /&gt;Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne&lt;br /&gt;Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına&lt;br /&gt;Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına&lt;br /&gt;Minibüslerine, gecekondularına&lt;br /&gt;Hasretine, yalanına benzer&lt;br /&gt;Anısı işsizliktir&lt;br /&gt;Acısı bilincidir&lt;br /&gt;Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan&lt;br /&gt;Gülemiyorsun ya, gülmek&lt;br /&gt;Bir halk gülüyorsa gülmektir&lt;br /&gt;Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.&lt;br /&gt;Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden&lt;br /&gt;Dirseğin iskemleye dayalı&lt;br /&gt;Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben&lt;br /&gt;Cıgara paketinde yazılar resimler&lt;br /&gt;Resimler: cezaevleri&lt;br /&gt;Resimler: özlem&lt;br /&gt;Resimler: eskidenberi&lt;br /&gt;Ve bir kaşın yukarı kalkık&lt;br /&gt;Sevmen acele&lt;br /&gt;Dostluğun çabuk&lt;br /&gt;Bakıyorum da simdi&lt;br /&gt;O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.&lt;br /&gt;Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi&lt;br /&gt;Biz eskiden seninle&lt;br /&gt;İstasyonları dolaşırdık bir bir&lt;br /&gt;O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar&lt;br /&gt;Nazilli kokardı&lt;br /&gt;Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası&lt;br /&gt;Kıl gibi ince İstanbul yağmurunun altında&lt;br /&gt;Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen&lt;br /&gt;Kadının ütülü patiskalardan bir teni&lt;br /&gt;Upuzun boynu&lt;br /&gt;Kirpikleri&lt;br /&gt;Ve sana Ahmet Abi&lt;br /&gt;uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki&lt;br /&gt;Sofranı kurardı&lt;br /&gt;Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı&lt;br /&gt;Cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi&lt;br /&gt;Çocuklar doğururdu&lt;br /&gt;Ve o cocukların dunyayı düzeletecek ellerini işlerdi bir dantel gibi&lt;br /&gt;O çocuklar büyüyecek&lt;br /&gt;O çocuklar büyüyecek&lt;br /&gt;O çocuklar...&lt;br /&gt;Bilmezlikten gelme Ahmet Abi&lt;br /&gt;Umudu dürt&lt;br /&gt;Umutsuzluğu yatıştır&lt;br /&gt;Diyeceğim şu ki&lt;br /&gt;Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler&lt;br /&gt;Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi&lt;br /&gt;Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse&lt;br /&gt;Çocuklar, kadınlar, erkekler&lt;br /&gt;Trenler tıklım tıklım&lt;br /&gt;Trenler cepheye giden trenler gibi&lt;br /&gt;İşçiler&lt;br /&gt;Almanya yolcusu işçiler&lt;br /&gt;Kadınlar&lt;br /&gt;Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi&lt;br /&gt;Ellerinde bavullar, fileler&lt;br /&gt;Kolonyalar, su şişeleri, paketler&lt;br /&gt;Onlar ki, hepsi&lt;br /&gt;Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler&lt;br /&gt;Ah güzel Ahmet Abim benim&lt;br /&gt;Gördün mü bak&lt;br /&gt;Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar&lt;br /&gt;Ve dağılmış pazar yerlerine memleket&lt;br /&gt;Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile&lt;br /&gt;Gelse de&lt;br /&gt;Öyle sürekli değil&lt;br /&gt;Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün&lt;br /&gt;O kadar çabuk&lt;br /&gt;O kadar kısa&lt;br /&gt;İşte o kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar&lt;br /&gt;Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar&lt;br /&gt;Mendilimde kan sesleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edip Cansever&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-697674900411869357?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/697674900411869357/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=697674900411869357' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/697674900411869357'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/697674900411869357'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/mendilimde-kan-sesleri.html' title='Mendilimde Kan Sesleri...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-359449130152610235</id><published>2008-07-02T20:59:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:50:02.659+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sylvia Plath'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;"Benim için şimdi sonsuzdur, sonsuz da sürekli olarak değişir, akar, erir. Yaşam bu andır. Geçip gittiğinde ölüdür artık. Ama her yeni anla birlikte yeniden başlayamazsınız, ölü olana göre yargılamak zorundasınız. Bataklık kumu gibi tıpkı... Daha başından umutsuz. Bir öykü, bir resim heyecanı biraz yenileyebilir ama yeterince değil. Şimdinin dışında hiçbir şey gerçek değildir, daha şimdiden yüzyılların ağırlığının beni boğduğunu duyumsuyorum. Bir zamanlar yüz yıl önce bir kız yaşamıştı, şimdi benim yaşadığım gibi. Sonra öldü... Ben şimdiyim, göçüp gideceğimi de biliyorum ama doruktaki o an, o parıltı... Gelip geçiyor sürekli bir bataklık kumu, ama ben ÖLMEK İSTEMİYORUM."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Plath, Temmuz 1950, Massachussets, ABD &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-359449130152610235?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/359449130152610235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=359449130152610235' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/359449130152610235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/359449130152610235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/07/benim-iin-imdi-sonsuzdur-sonsuz-da.html' title=''/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8774732891531775080</id><published>2008-07-01T23:26:00.002+03:00</published><updated>2008-11-23T01:50:21.251+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küçük İskender'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Sır Göçü...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;ben de bir taklidiyim hüznün,&lt;br /&gt;isyanım, sakladığım sabrı tutamamaya.&lt;br /&gt;her insan sevdiğine eceldir gün be gün,&lt;br /&gt;her insan ağzında bir giyotin taşır&lt;br /&gt;sevgilisinin dili için. Ancak,&lt;br /&gt;hakikat anlaşıldığında&lt;br /&gt;kimse hayatta kalamayacak.&lt;br /&gt;Farzedelim ki hepimiz delirdik&lt;br /&gt;eşyalar da delirdi, tabiat da,&lt;br /&gt;din de delirdi, sınai atılımlar da.&lt;br /&gt;Böyle bir delirmenin tam ortasında&lt;br /&gt;su bitti, ekmek bitti, hatta kalmadı takat&lt;br /&gt;beynim nerede, gözlerimi gören oldu mu&lt;br /&gt;ellerim çalınmış, gövdem tozlanıyor rafta&lt;br /&gt;benden ne köy olur ne de kasaba&lt;br /&gt;ben artık bir şehrim&lt;br /&gt;böyle bir delirmenin tam ortasında!&lt;br /&gt;göçen sırlarla yaşlandı aklım&lt;br /&gt;şeytan huzura gelsin, etek öpsün&lt;br /&gt;af dilesin!&lt;br /&gt;seni sevmiştim hayat&lt;br /&gt;farketmedin, anlamadın&lt;br /&gt;şimdi ölüyorum&lt;br /&gt;bilesin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük İskender...&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8774732891531775080?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8774732891531775080/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8774732891531775080' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8774732891531775080'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8774732891531775080'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/07/sr-g.html' title='Sır Göçü...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-892639462008602296</id><published>2008-07-01T00:48:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:47:45.904+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nilgün Marmara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Mezar...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;tükenirdi monolog&lt;br /&gt;kaçarken içine düştüğüm kara toplum&lt;br /&gt;big bang sonrası büyük yalnızlık bilinmeyeni&lt;br /&gt;saçlarında titreyen iblisler karartırken güneşi&lt;br /&gt;üstüste gömülürken&lt;br /&gt;saydam yaşamlar&lt;br /&gt;bir yankı duyulurdu hiç'likten&lt;br /&gt;bütün yalnızlıklarınızın ilenci&lt;br /&gt;korusun çoğulluklarınızı&lt;br /&gt;cinnet koyun erdemin adını&lt;br /&gt;maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın&lt;br /&gt;hepiniz mezarısınız kendinizin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nilgün Marmara&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-892639462008602296?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/892639462008602296/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=892639462008602296' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/892639462008602296'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/892639462008602296'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/07/mezar.html' title='Mezar...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-281232485190602085</id><published>2008-06-28T18:38:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:48:32.870+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Baskın Kara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Gerçek...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;birlikte duruyoruz uçurumun kenarında&lt;br /&gt;birlikte dönüyor başımız&lt;br /&gt;uzak iklimlere yağan yağmurlardandır ıslanmamız&lt;br /&gt;yakınımızda duran gerçek&lt;br /&gt;kendi uzaklığımız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;su temizse kendini temizler önce&lt;br /&gt;kirliyse önce kendini kirletir&lt;br /&gt;taş suya düşünce&lt;br /&gt;kendi halkalarıyla buluşur kendinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içine düştüğümüz tuzak&lt;br /&gt;önceden yazılan öykümüz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seçemediğimiz öyküdür yaşamak...&lt;br /&gt;bundandır küskünlüğümüz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baskın Kara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-281232485190602085?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/281232485190602085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=281232485190602085' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/281232485190602085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/281232485190602085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/gerek.html' title='Gerçek...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-7444599822520537111</id><published>2008-06-25T02:12:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T02:14:10.968+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahmet Muhip Dranas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;strong&gt;Aç mısın kardeşim, gel olanı bölüşelim,&lt;br /&gt;Ama şiirlerimle seni doyuramam ki;&lt;br /&gt;Ta, yıldızlara değin uzansa bile elim,&lt;br /&gt;Daha ötelerine, daha...buyuramam ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanı insan diye sevmişim, hep severim;&lt;br /&gt;Ve onu tanrılara karşı bile överim.&lt;br /&gt;Ben bütün bir evreni sevmişim; alın terim&lt;br /&gt;Var evrende; öz, üvey diye ayıramam ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzellikleri alır satarım, gelişim bu.&lt;br /&gt;Güzel tellalıyım ben; alan var mı? neşem bu.&lt;br /&gt;Güzel'le yüceltirim insanlığı, işim bu,&lt;br /&gt;Çirkini, kabayı ve hamı kayıramam ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanoğulluğunu kulluk diye almışın!&lt;br /&gt;Düşüncenin orakla biçilmesine karşın&lt;br /&gt;Bir geleceğin dulda düşlerine dalmışın;&lt;br /&gt;Bu derin aldanıdan seni uyaramam ki.&lt;br /&gt;Kim zafere erecek? Zafer ne? Bir akşamda&lt;br /&gt;Güneşi bağlamaksa geceye karşı, ya da&lt;br /&gt;Haykırmaksa, gür... varım, bir güldür açan, ama&lt;br /&gt;Kini bir hançer gibi kından sıyıramam ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep Tanrı mı gerek, ey tapınağı dünyanın,&lt;br /&gt;Özgürlükler üstünde?... Bir yüce aramanın&lt;br /&gt;Yıldızsal kulesinden sesleniyorum: kalkın!&lt;br /&gt;Duyuramam ki ama beni, duyuramam ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Muhip DRANAS&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-7444599822520537111?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/7444599822520537111/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=7444599822520537111' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7444599822520537111'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7444599822520537111'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/msn-kardeim-gel-olan-blelim-ama.html' title=''/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-734134972813362661</id><published>2008-06-22T03:03:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T03:04:34.111+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ingeborg Bachmann'/><title type='text'>Düş Yürek...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Düş yürek zaman ağacından, düşün yapraklar&lt;br /&gt;bir vakitler güneşin kucakladığı&lt;br /&gt;donmuş dallardan&lt;br /&gt;düşün apaçık gözlerden dökülen yaşlar gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün boyu uçuşsa da saçlar rüzgârda&lt;br /&gt;yanık alnında yer tanrısının&lt;br /&gt;bastırır yumruk gömleğin altında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulutlar ince sırtlarını sana&lt;br /&gt;bir kez daha iğseler de yumuşama;&lt;br /&gt;önemseme Hymettos senin için&lt;br /&gt;bir kez daha doldursa da petekleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azdır çünkü çiftçiye kurakta tek bir sap,&lt;br /&gt;azdır bir yaz bizim yüce soyumuz için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya nedir yüreğinin kanıtladığı?&lt;br /&gt;Dün ile yarın arasında sallanır durur&lt;br /&gt;sessiz ve yaban;&lt;br /&gt;vuruşları&lt;br /&gt;vuruşları&lt;br /&gt;düşüşüdür zamandan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ingeborg BACHMANN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeviren: Kundeyt ŞURDUM&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-734134972813362661?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/734134972813362661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=734134972813362661' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/734134972813362661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/734134972813362661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/d-yrek.html' title='Düş Yürek...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-250182815294593451</id><published>2008-06-22T01:50:00.002+03:00</published><updated>2008-11-23T01:50:35.965+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turgut Uyar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Geyikli Gece...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta&lt;br /&gt;Her şey naylondandı o kadar&lt;br /&gt;Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı.&lt;br /&gt;Ama geyikli geceyi bulmadan önce&lt;br /&gt;Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geyikli geceyi hep bilmelisiniz&lt;br /&gt;Yeşil ve yabanî uzak ormanlarda&lt;br /&gt;Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan&lt;br /&gt;Hepimizi vakitten kurtaracak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yandan toprağı sürdük&lt;br /&gt;Bir yandan kaybolduk&lt;br /&gt;Gladyatörlerden ve dişlilerden&lt;br /&gt;Ve büyük şehirlerden&lt;br /&gt;Gizleyerek yahut döğüşerek&lt;br /&gt;Geyikli geceyi kurtardık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı&lt;br /&gt;Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk&lt;br /&gt;Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza&lt;br /&gt;Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları&lt;br /&gt;Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk&lt;br /&gt;Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz&lt;br /&gt;Bilir bilmez geyikli gece yüzünden&lt;br /&gt;"Geyikli gecenin arkası ağaç&lt;br /&gt;Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü&lt;br /&gt;Çatal boynuzlarında soğuk ayışığı"&lt;br /&gt;İster istemez aşkları hatırlatır&lt;br /&gt;Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş&lt;br /&gt;Şimdi de var biliyorum&lt;br /&gt;Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz&lt;br /&gt;Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şey umurumda değil diyorum&lt;br /&gt;Aşktan ve umuttan başka&lt;br /&gt;Bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı&lt;br /&gt;Belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum gemiler götüremez&lt;br /&gt;Neonlar ve teoriler ışıtamaz yanını yöresini&lt;br /&gt;Örneğin Manastır'da oturur içerdik iki kişi&lt;br /&gt;Ya da yatakta sevişirdik bir kadın bir erkek&lt;br /&gt;Öpüşlerimiz gitgide ısınırdı&lt;br /&gt;Koltukaltlarımız gitgide tatlı gelirdi&lt;br /&gt;Geyikli gecenin karanlığında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aldatıldığımız önemli değildi yoksa&lt;br /&gt;Herkesin unuttuğunu biz hatırlamasak&lt;br /&gt;Gümüş semaverleri ve eski şeyleri&lt;br /&gt;Salt yadsımak için sevmiyorduk&lt;br /&gt;Kötüydük de ondan mı diyeceksiniz&lt;br /&gt;Ne iyiydik ne kötüydük&lt;br /&gt;Durumumuz başta ve sonda ayrı ayrıysa&lt;br /&gt;Başta ve sonda ayrı olduğumuzdandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ne varsa geyikli gecede idi&lt;br /&gt;Bir bilseniz avuçlarınız terlerdi heyecandan&lt;br /&gt;Bir bakıyorduk akşam oluyordu kaldırımlarda&lt;br /&gt;Kesme avizelerde ve çıplak kadın omuzlarında&lt;br /&gt;Büyük otellerin önünde garipsiyorduk&lt;br /&gt;Çaresizliğimiz böylesine kolaydı işte&lt;br /&gt;Hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız&lt;br /&gt;Örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk&lt;br /&gt;Yahut bir adam bıçaklasak&lt;br /&gt;Yahut sokaklara tükürsek&lt;br /&gt;Ama en iyisi çeker giderdik&lt;br /&gt;Gider geyikli gecede uyurduk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Geyiğin gözleri pırıl pırıl gecede&lt;br /&gt;İmdat ateşleri gibi ürkek telaşlı&lt;br /&gt;Sultan hançerleri gibi ayışığında&lt;br /&gt;Bir yanında üst üste üst üste kayalar&lt;br /&gt;Öbür yanında ben"&lt;br /&gt;Ama siz zavallısınız ben de zavallıyım&lt;br /&gt;Eskimiş şeylerle avunamıyoruz&lt;br /&gt;Domino taşları ve soğuk ikindiler&lt;br /&gt;Çiçekli elbiseleriyle yabancı kalabalık&lt;br /&gt;Gölgemiz tortop ayakucumuzda&lt;br /&gt;Sevinsek de sonunu biliyoruz&lt;br /&gt;Borçları kefilleri ve bonoları unutuyorum&lt;br /&gt;İkramiyeler bensiz çekiliyor dünyada&lt;br /&gt;Daha ilk oturumda suçsuz çıkıyorum&lt;br /&gt;Oturup esmer bir kadını kendim için yıkıyorum&lt;br /&gt;İyice kurulamıyorum saçlarını&lt;br /&gt;Bir bardak şarabı kendim için içiyorum&lt;br /&gt;"Halbuki geyikli gece ortamında&lt;br /&gt;Keskin mavi ve hışırtılı&lt;br /&gt;Geyikli geceye geçiyorum"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-250182815294593451?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/250182815294593451/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=250182815294593451' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/250182815294593451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/250182815294593451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/geyikli-gece.html' title='Geyikli Gece...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8445946658423494058</id><published>2008-06-20T20:28:00.002+03:00</published><updated>2008-11-23T01:49:03.212+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cüneyt Özdemir'/><title type='text'>Yalnızlar Palas...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330000;"&gt;Sizlere bu satırları Yalnızlar Palas’ın ıssız alt koridorunun sol arka odasından yazıyorum. Kurşun kalemle, mektup kağıdına. Belki o yüzden düşünerek ve ağır ağır. Tehlikeli sulara girme teşebbüsündeyim.&lt;br /&gt;Aslına bakarsanız “Siz bu satırların okurken muhtemelen ben çok uzaklarda olacağım” diye başlayan bir girişi tercih ederdim. Olmadı bakın. Bir dahakine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beraberliğin kamusallaştırdığı ve hatta yerel belediyeler ile zapturapt altına alınıp beyaz gelinlikler ve imzalarla taçlandırıldığı bir dünya düzeninde Yalnızla Palas zannedildiği gibi çok revaçta değil elbet. Ama genel geçer önyargıların ve söylencelerin tersine korkutucu bir yerde değil. İnanın. Şu yalnızlar koridorunun pek çok odasının boşalmasının ve çok az sakininin burayı kendine yurt seçmesinin elbette farklı nedenleri vardır. Ama bunu da sormayalım isterseniz. Tek tek cevapsız bakışlarla karşılaşmanın lüzumu yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızlar Palas’tan çıkıp etrafımı şöyle bir kolaçan edeyim, bir örnek çift, uzun süreli bir aşk hikayesi bulayım şu palası bırakıp yeni bir eve taşınayım, diyeceğim diyemiyorum da. Bir tane de mi olmaz... Yok yok yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz bu palasın mahkumu muyuz, konuğu mu şaşırdım. Her çift kişilik hikayede mutsuz bir son gizli. Ya da mutsuz sona giden gizli bir yol hikayesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk’ın sonu var. Ne yazık ki! Bitiyor işte. Biliyorsunuz... Sonrası bildik hikaye... Boynu bükük tek kişilik sinema seansları, kahve altı kitap okumaları ve bol kepçe yalnızlar lokantasından tek kişilik teselli avuntuları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İçinizdeki çocuk” hikayesi de eskidi. Ve büyüdük. Geçtiğimiz yıllarda yanılmıyorsam Bağımsız Filmler Festivali’ne gelen “Varyag Erkekler Korosu”nun ilk yarısı sonrasında darallardan daral seçip çıkmak üzere iken beyazperdede beliren o 65’lik yalnız alkoliğin sözleri geliyor aklıma: 65 yaşında her şeyini kaybetmiş bir ayağı eşikte duran bir alkolik hayat süzgecinden elediği o cümleyi geveliyordu: “Artık kendimi büyüdüğüme inandırmalıyım.” Evet inandırmalı. Siz de inandırmalısınız. Ben de inandırmalıyım. İçinizde çocuk da sizinle beraber büyüyor. Büyüdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani dayanacak birini bulamıyorsunuz o bile yok. O bile... bir tek siz. Ürkütücü bir gerçekle karşı karşıyasınız işte... Yalnızlık üşütüyorsa kendi kendinize sarılacaksınız. Ya da Zatüre...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama korkmayın tedavi masrafları müessesemiz tarafından üstlenilmektedir. Adresiniz belli: YALNIZLAR PALAS.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Palasımız, yalnızlığımız pek çok ziyaretçiyi kabul ediyor. Ama durmak, tutunmak zordur yurdumuzda. Kolay sıkılır insan. Güçsüzdür hayat karşısında. Tek başına idare etmek zordur bu palasın koridorlarında. Herkes birine muhtaç. Birbirine... Bu güçlüye, çoğu zaman da bir güçsüze... Yol gösteren bir koltuk değneği herkes birbirine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terazinin bir kefesinde yeni bir insan, yeni bir deneme yeni bir hayal kırıklığı var, diğer kefesinde çift kişilik bir yalan dünya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar çok çift kandırıyor birbirini, ne kadar çok çift kokuyor yalnızlıklarından. Karanlık bir gecede önlerini kesmesinden yalnızlıklarının, bir gece evde otururken ‘naparım ben benimle bir başa’ demekten. Naparsınız siz bir gece vakti evde tek başınıza kalırsanız nasıl baş edersiniz kendinizle. Nasıl kalırsınız başbaşa kendi başınıza...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin cevabı kendine. Neyse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satırlarıma son verirken yalnızlığınızın gözlerinden muhabbetle öpmek isterdim ama biliyorum yalnız değilsiniz. Ne kadar da kalabalıksınız. Ne kadar da sıkıcı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana yazma isterseniz yerim yurdum belli benim, alt ıssız koridor soldaki son oda, Yalnızlar Palas...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızlığınızı yazın ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mektup kağıdına. Sabırla... &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330000;"&gt;Cüneyt Özdemir&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8445946658423494058?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8445946658423494058/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8445946658423494058' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8445946658423494058'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8445946658423494058'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/yalnzlar-palas.html' title='Yalnızlar Palas...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-4112018529528990776</id><published>2008-06-17T22:37:00.002+03:00</published><updated>2008-11-23T01:49:39.766+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahmet Telli'/><title type='text'>Karda İzler...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663333;"&gt;Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün&lt;br /&gt;Bir uçurum kıyısında vursunlar beni ki dünya&lt;br /&gt;Uğuldayıp duran bir uçurum değil miydi zaten&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adımı yazıyorum kar üstüne ve ıslığını çığlık&lt;br /&gt;Gibi incelterek yetişiyor ardımdaki tipi bana&lt;br /&gt;Siliyor adımı bir dal kırarak çam ormanından&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişim kar sessizliğiyle özetleniyor artık&lt;br /&gt;Anılarım buz tutmuştur aşklarım kar yangını&lt;br /&gt;Ömrüm parmak uçlarımda eriyen bir kar tanesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kar yağıyorken milyon bekerel hüzün yağıyordur&lt;br /&gt;Derim ki kar ve hüzün bir aşkın seyir defteridir&lt;br /&gt;Yolculuklar ve ayrılıklarla anlatılabilir ancak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün&lt;br /&gt;Bir uçurum kıyısında vursunlar beni,vursunlar&lt;br /&gt;Bir kahkahayla çekip giderim karlı ovalardan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şairler vurulmalıdır,hayat yakışmıyor onlara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Telli...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-4112018529528990776?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/4112018529528990776/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=4112018529528990776' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4112018529528990776'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4112018529528990776'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/karda-izler.html' title='Karda İzler...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8647801672933938372</id><published>2008-06-16T19:02:00.002+03:00</published><updated>2008-11-23T01:51:10.464+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Victor Hugo'/><title type='text'>Oceano Nox*</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Ah nice denizci, ah nice kaptan&lt;br /&gt;Sevinçle uzağa sefere çıkan&lt;br /&gt;Bu kasvet dolu ufukta kayboldu&lt;br /&gt;Kurbanı oldu kötü bir kaderin&lt;br /&gt;Aysız gecede, dipsiz bir denizin&lt;br /&gt;Karanlıklarına gömülü kaldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasırga, reisleri, tayfaları&lt;br /&gt;Bir kitabın dağılan sayfaları&lt;br /&gt;Gibi savurdu dalgalar üstüne&lt;br /&gt;Hiç kimse bilmez sonları ne oldu&lt;br /&gt;Bu yağmadan her dalga bir şey çaldı&lt;br /&gt;Kimi bir denizci kimi bir tekne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazık bu bahtsız, kayıp insanlara&lt;br /&gt;Sürükleniyorlar karanlıklarda&lt;br /&gt;Kayalara çarpa çarpa başları&lt;br /&gt;Analar babalar her gün sahilde&lt;br /&gt;Tek düşleri vardı, gözler denizde&lt;br /&gt;Öldüler gerçekleşmeden düşleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturup paslı çapalar üstüne&lt;br /&gt;Sizi anar neşeli gençler gece&lt;br /&gt;Karışır karanlık isimleriniz&lt;br /&gt;Öykülere, şarkılara, gülüşlere&lt;br /&gt;Sevgiliden çalınan öpüşlere&lt;br /&gt;Yeşil yosunlar içinde uyurken siz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bir adanın kralı mı oldunuz?&lt;br /&gt;Daha güzel bir vatan mı buldunuz?”&lt;br /&gt;Sonra susulur, hatıranız yiter&lt;br /&gt;Beden suda yiter, adlar bellekte&lt;br /&gt;Zamanla daha da kararır gölge&lt;br /&gt;Karanlık sularda karanlık unutuş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silinir gözlerden şekliniz bile&lt;br /&gt;Kayığınız kimde sabanınız kimde&lt;br /&gt;Beklemekten bıkmış ak saçlı dullar&lt;br /&gt;Ocağın ve kalplerinin külünü&lt;br /&gt;Eşelerken, fırtınanın hükmünü&lt;br /&gt;Sürdürdüğü geceler sizi anar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün ölüm o gözleri örtünce&lt;br /&gt;Anmaz adınızı, anmaz hiç kimse&lt;br /&gt;O küçük yankılanan mezarlara&lt;br /&gt;Ne yeşil yaprağı düşer söğüdün&lt;br /&gt;Ne köprü başında bir dilencinin&lt;br /&gt;Şarkısı duyulur, basit, tekdüze&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerde suyun yuttuğu denizciler&lt;br /&gt;Deniz! Sende ne acı öyküler var&lt;br /&gt;Uğunan analardan korkan dalga!&lt;br /&gt;Bunları anlatır gelgitleriyle&lt;br /&gt;Bu yüzden akşam yaklaşırken bize&lt;br /&gt;Haykırır, umutsuz, çığlık çığlığa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Victor Hugo&lt;br /&gt;(Çev.:Tozan Alkan)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#000066;"&gt;Şiirin ismi Vergilius’un “Aeneis” adlı uzun destanından alınma. Latince “Denizde Gece” anlamına geliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8647801672933938372?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8647801672933938372/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8647801672933938372' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8647801672933938372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8647801672933938372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/oceano-nox.html' title='Oceano Nox*'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3228401623894009407</id><published>2008-06-15T02:08:00.002+03:00</published><updated>2008-11-23T01:51:32.600+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Murathan Mungan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Yalnız Bir Opera...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda&lt;br /&gt;yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim&lt;br /&gt;oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim&lt;br /&gt;Ben sende bütün aşklarımı temize çektim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;imrendiğin, öfkelendiğin&lt;br /&gt;kızdığın ya da kıskandığın diyelim&lt;br /&gt;yani yaşamışlık sandığın&lt;br /&gt;Geçmişim&lt;br /&gt;dile dökülmeyenin tenhalığında&lt;br /&gt;kaçırılan bakışlarda&lt;br /&gt;gündeliğin başıboş ayrıntılarında&lt;br /&gt;zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu.&lt;br /&gt;Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha&lt;br /&gt;fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlangıçta doğruydu belki. Sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki&lt;br /&gt;gibi başlayıp, gün günden hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan ,&lt;br /&gt;benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin.&lt;br /&gt;Ve hala bilmiyordun sevgilim&lt;br /&gt;Ben sende bütün aşklarımı temize çektim&lt;br /&gt;Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana&lt;br /&gt;Bütün kazananlar gibi&lt;br /&gt;Terk ettin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz başıydı gittiğinde. Ardından, senin için üç lirik parça&lt;br /&gt;yazmaya karar vermiştim. Kimsesiz bir yazdı. Yoktun. Kimsesizdim.&lt;br /&gt;Çıkılmış bir yolun ilk durağında bir mevsim bekledim durdum.&lt;br /&gt;Çünkü ben aşkın bütün çağlarından geliyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu&lt;br /&gt;yüzündeki kuşkun kedere, gür kirpiklerinin altından&lt;br /&gt;kısık lambalar gibi ışıyan gözlerine&lt;br /&gt;çerçevesine sığmayan&lt;br /&gt;munis, sokulgan, hüzünlü resimlerine&lt;br /&gt;lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz başıydı gittiğinde. Sersemletici bir rüzgar gibi geçmişti&lt;br /&gt;Mayıs. Seni bir şiire düşündükçe kanat gibi, tüy gibi, dokunmak gibi&lt;br /&gt;uçucu ve yumuşak şeyler geliyordu aklıma. Önceki şiirlerimde hiç kullanmadığım bu sözcük usulca düşüyordu bir kağıt aklığına, belki de&lt;br /&gt;ilk kez giriyordu yazdıklarıma, hayatıma.&lt;br /&gt;Yaz başıydı gittiğinde. Bir aşkın ilk günleriydi daha. Aşk mıydı,&lt;br /&gt;değil miydi? Bunu o günler kim bilebilirdi? "Eylül'de aynı yerde ve&lt;br /&gt;aynı insan olmamı isteyen" notunu buldum kapımda. Altına saat: 16.00&lt;br /&gt;diye yazmıştın, ve saat 16.04'tü onu bulduğumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını&lt;br /&gt;Takvim tutmazlığını&lt;br /&gt;Aramızda bir düşman gibi duran&lt;br /&gt;Zaman'ı&lt;br /&gt;Daha o gün anlamalıydım&lt;br /&gt;Benim sana erken&lt;br /&gt;Senin bana geç kaldığını&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gittin. Koca bir yaz girdi aramıza. Yaz ve getirdikleri.&lt;br /&gt;Döndüğünde eksik, noksan bir şeyler başlamıştı. Sanki yaz, birbirimizi görmediğimiz o üç ay, alıp götürmüştü bir şeyleri hayatımızdan, olmamıştı, eksik&lt;br /&gt;kalmıştı.&lt;br /&gt;Kırılmış bir şeyi onarır gibi başladık yarım kalmış&lt;br /&gt;arkadaşlığımıza. Adımlarımız tutuk, yüreğimiz çekingen, körler gibi tutunuyor, dilsizler gibi bakışıyorduk.&lt;br /&gt;Sanki ufacık birşey olsa birbirimizden kaçacaktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoromansız, trüksüz, hilesiz, klişesiz bir beraberlikti bizimki.&lt;br /&gt;Zamanla gözlerimiz açıldı, dilimiz çözüldü güvenle ilerledik birbirimize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gittin.şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza. Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi biz neyiz biliyor musun?&lt;br /&gt;Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.&lt;br /&gt;Birbirine uzanamayan&lt;br /&gt;Boşlukta iki yalnız yıldız gibi&lt;br /&gt;Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz&lt;br /&gt;Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca&lt;br /&gt;Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız&lt;br /&gt;Ne kalacak bizden?&lt;br /&gt;bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim su kırık dökük şiirim&lt;br /&gt;Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında&lt;br /&gt;Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden&lt;br /&gt;Bizden diyorum, ikimizden&lt;br /&gt;Ne kalacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi biz neyiz biliyor musun?&lt;br /&gt;Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları&lt;br /&gt;gibiyiz. Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada bir&lt;br /&gt;şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilemeyen çocuklar gibi.&lt;br /&gt;Artık hiçbir duygusunu anlamayan çocuklar gibi&lt;br /&gt;Ve elbet biz de bu aşkla büyüyecek&lt;br /&gt;Her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kış başlıyor sevgilim&lt;br /&gt;hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor&lt;br /&gt;bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan&lt;br /&gt;oysa yapacak ne çok şey vardı&lt;br /&gt;ve ne kadar az zaman&lt;br /&gt;kış başlıyor sevgilim&lt;br /&gt;iyi bak kendine&lt;br /&gt;gözlerindeki usul şefkati&lt;br /&gt;teslim etme kimseye, hiçbir şeye&lt;br /&gt;upuzun bir kış başlıyor sevgilim&lt;br /&gt;ayrılığımızın kışı başlıyor&lt;br /&gt;Giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak, yazıya oturup sonu&lt;br /&gt;gelmeyen cümleler kurmak, camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle zamanlarda her şey birbirinin yerini alır&lt;br /&gt;çünkü her şey bir o kadar anlamsızdır&lt;br /&gt;içinizdeki ıssızlığı doldurmaz hiçbir oyun&lt;br /&gt;para etmez kendinizi avutmak için bulduğunuz numaralar&lt;br /&gt;Bir aşkı yaşatan ayrıntıları nereye saklayacağınızı bilemezsiniz&lt;br /&gt;çıplak bir yara gibi sızlar paylaştığınız anlar, eşyalar&lt;br /&gt;gözünüzün önünde durur birlikte yarattığınız alışkanlıklar&lt;br /&gt;korkarsınız sözcüklerden, sessizlikten de; bakamazsınız aynalara,&lt;br /&gt;çağrışımlarla ödeşemezsiniz&lt;br /&gt;dışarıda hayat düşmandır size&lt;br /&gt;içeride odalara sığamazken siz, kendiniz&lt;br /&gt;Bir ayrılığın ilk günleridir daha&lt;br /&gt;Her şey asılı kalmıştır bitkisel bir yalnızlıkla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün boyu hiçbir şey yapmadan oturup&lt;br /&gt;kulak verdiğiniz saatin tiktakları&lt;br /&gt;kaplar tekin olmayan göğünüzü&lt;br /&gt;geçici bir dinginlik, düzmece bir erinç&lt;br /&gt;suyu boşalmış bir havuz, fişten çekilmiş bir alet kadar tehlikesiz&lt;br /&gt;bakınıp dururken duvarlara&lt;br /&gt;boş bir çuval gibi, çalmayan bir org gibi, plastik bir çiçek, unutulmuş bir oyuncak, eski bir çerçeve gibi, hani, unutsam eşyanın gürültüsünü, nesnelerin dünyasında kendime bir yer bulsam, dediğimiz zamanlar gibi&lt;br /&gt;kendimizin içinden yeni bir kendimiz çıkarmaya zorlandığımız anlar&lt;br /&gt;gibi&lt;br /&gt;yeni bir iklime, yeni bir kente, bir tutukluluk haline, bir trafik&lt;br /&gt;kazasına, başımıza gelmiş bir felakete, işkenceye çekilmeye, ameliyata&lt;br /&gt;alınmaya&lt;br /&gt;kendimizi hazırlar gibi&lt;br /&gt;yani dayanmak ve katlanmak için silkelerken bütün benliğimizi&lt;br /&gt;ama öyle sessiz baktığımız duvarlar gibi olmaya çalışırken,&lt;br /&gt;ve kazanmış görünürken derinliğimizi&lt;br /&gt;Ne zaman ki, yeniden canlanır bağışlamasız belleğimizde&lt;br /&gt;bir anın, yalnızca bir anın bütün bir hayatı kapladığı anlar&lt;br /&gt;o tiktaklar kadar önemsiz kalır şimdi&lt;br /&gt;hayatımıza verdiğimiz bütün anlamlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;denemeseniz de, bilirsiniz&lt;br /&gt;hiç yakın olmamışsınızdır intihara bu kadar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana Zamandan söz ediyorlar&lt;br /&gt;Gelip size Zamandan söz ederler&lt;br /&gt;Yaraları nasıl sardığından, ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden. Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden. Hepsini bilirsiniz zaten, bir ise yaramadığını bildiğiniz gibi. Dahası onlar da bilirler. Ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler,&lt;br /&gt;öyle düşünürler.&lt;br /&gt;Bittiğine kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine katlanmak, sırtınızdaki hançeri çıkartmak, yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden&lt;br /&gt;karşılaşmak kolay değildir elbet. Kolay değildir bunlarla baş etmek,&lt;br /&gt;uğruna içinizi öldürmek. Zaman alır.&lt;br /&gt;Zaman&lt;br /&gt;Alır sizden bunların yükünü&lt;br /&gt;O boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar&lt;br /&gt;dibe çöker. Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir. Bir&lt;br /&gt;yerlerden&lt;br /&gt;bulunup yeni mutluluklar edinilir.&lt;br /&gt;O boşluk doldu sanırsınız&lt;br /&gt;Oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gün gelir bir gün&lt;br /&gt;başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide&lt;br /&gt;o eski ağrı&lt;br /&gt;ansızın geri teper.&lt;br /&gt;Dilerim geri teper. Yoksa gerçekten&lt;br /&gt;Bitmişsinizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanla yerleşir yaşadıkların, yeniden konumlanır, çoğalır, anlamları&lt;br /&gt;önemi kavranır. Bir zamanlar anlamadan yaşadığın şey, çok sonra değerini&lt;br /&gt;kazanır. Yokluğu derin ve sürekli bir sızı halini alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık&lt;br /&gt;Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan&lt;br /&gt;Herşeye iyi gelen Zaman sizi kanatır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ölmüş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla&lt;br /&gt;günlerin dökümünü yap&lt;br /&gt;benim senden, senin benden habersiz alıp verdiklerini&lt;br /&gt;kim bilebilir ikimizden başka?&lt;br /&gt;sözcüklerin ve sessizliklerin yeri iyi ayarlanmış&lt;br /&gt;bir ilişkiyi, duyguların birliğini, bir aşkı beraberlik haline getiren&lt;br /&gt;kendiliğindenliği&lt;br /&gt;yani günlerimiz aydınlıkken kaçırdığımız her şeyi&lt;br /&gt;bir düşün&lt;br /&gt;emek ve aşkla güzelleştirilmiş bir dünya&lt;br /&gt;şimdi ağır ağır batıyor ve yokluğa karışıyor orada&lt;br /&gt;ölmüş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla&lt;br /&gt;Bunlar da bir ise yaramadıysa&lt;br /&gt;Demek yangında kurtarılacak hiçbir şey kalmamış aramızda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu şiire başladığımda nerde,&lt;br /&gt;şimdi nerdeyim?&lt;br /&gt;solgun yollardan geçtim. Bakışımlı mevsimlerden&lt;br /&gt;ikindi yağmurlarını bekleyen&lt;br /&gt;yaz sonu hüzünlerinden&lt;br /&gt;gün günden puslu pencerelere benzeyen gözlerim&lt;br /&gt;geçti her çağın bitki örtüsünden&lt;br /&gt;oysa şimdi içimin yıkanmış taşlığından&lt;br /&gt;bakarken dünyaya&lt;br /&gt;yangınlarda bayındır kentler gibiyim:&lt;br /&gt;çiçek adlarını ezberlemekten geldim&lt;br /&gt;eski şarkıları, sarhoşların ve suçluların&lt;br /&gt;unuttuklarını hatırlamaktan&lt;br /&gt;uzak uzak yolları tarif etmekten&lt;br /&gt;haydutluktan ve melankoliden&lt;br /&gt;giderken ya da dönerken atlanan eşiklerden&lt;br /&gt;Duyarlığın gece mekteplerinden geldim&lt;br /&gt;Bütünlemeli çocuklarla geçti&lt;br /&gt;gençliğimin rüzgara verdiğim yılları&lt;br /&gt;dokunmaların ve içdökmelerin vaktinden geldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu şiire başladığımda nerde,&lt;br /&gt;şimdi nerdeyim?&lt;br /&gt;yaram vardı. bir de sözcükler&lt;br /&gt;sonra vaat edilmiş topraklar gibi&lt;br /&gt;sayfalar ve günler&lt;br /&gt;ışık istiyordu yalnızlığım&lt;br /&gt;Kötülükler imparatorluğunda bir tek şiir yazmayı biliyordum&lt;br /&gt;İlerledikçe... Kaybolup gittin bu şiirin derinliklerinde&lt;br /&gt;Aşk ve Acı usul usul eriyen bir kandil gibi söndü&lt;br /&gt;daha şiir bitmeden. Karardı dizeler.&lt;br /&gt;Aşk... Bitti. Soldu şiir.&lt;br /&gt;Büyük bir şaşkınlık kaldı o fırtınalı günlerden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce de başka şiirlerde konaklamıştım&lt;br /&gt;Ağır sınavlar vermiştim değişen ruh iklimlerinde&lt;br /&gt;Aşk yalnız bir operadır, biliyordum: Operada bir gece&lt;br /&gt;uyudum, hiç uyanmadım.&lt;br /&gt;barbarların seyrettiği trapezlerden geçtim&lt;br /&gt;her adımda boynumdan bir fular düşüyordu&lt;br /&gt;el kadar gökyüzü mendil kadar ufuk&lt;br /&gt;birlikte çıkılan yolların yazgısıdır:&lt;br /&gt;eksiliyorduk&lt;br /&gt;mataramda tuzlu suyla, oteller kentinden geldim&lt;br /&gt;her otelde biraz eksilip, biraz artarak&lt;br /&gt;yani çoğalarak&lt;br /&gt;tahvil ve senetlerini intiharla değiştirenlerin&lt;br /&gt;birahaneler ve bankalar üzerine kurulu hayatlarında&lt;br /&gt;ağır ve acı tanıklıklardan&lt;br /&gt;geçerek geldim. Terli ve kirliydim.&lt;br /&gt;Sonra tımarhanelerde tımar edilen ruhum&lt;br /&gt;maskeler ve çiçekler biriktiriyordu&lt;br /&gt;linç edilerek öldürülenlerin hayat hikayelerini de...&lt;br /&gt;korsan yazıları, kara şiirleri, gizli kitapları&lt;br /&gt;ve açık hayatları seviyordu.&lt;br /&gt;Buraya gelirken&lt;br /&gt;uzun uzak yollar için her menzilde at değiştirdim&lt;br /&gt;atlarla birlikte terledim yolları ve geceleri&lt;br /&gt;ödünç almadım hiç kimseden hiçbir şeyi&lt;br /&gt;çıplak ve sahici yaşayıp çıplak ve sahici ölmek için&lt;br /&gt;panayır yerleri... panayır yerleri...&lt;br /&gt;ölü kelebekler... ölü kelebekler...&lt;br /&gt;sonra dünyanın bütün sinemalarında bütün filmleri seyrettim.&lt;br /&gt;Adım onların adının yanına yazılmasın diye&lt;br /&gt;acı çekecek yerlerimi yok etmeden&lt;br /&gt;acıyla baş etmeyi öğrendim.&lt;br /&gt;Yoksa bu kadar konuşabilir miydim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ipek yollarında kuzey yıldızı&lt;br /&gt;aşkın kuzey yıldızı&lt;br /&gt;sanırsın durduğun yerde&lt;br /&gt;ya da yol üstündedir&lt;br /&gt;oysa çocukluktan kalma gökyüzünde hileli zar&lt;br /&gt;ölü yanardağlar, ölü yıldızlar&lt;br /&gt;ve toy yaşın bilmediği hesap: ışık hızı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AŞKIN BİR YOLU VARDIR&lt;br /&gt;HER YAŞTA BAŞKA TÜRLÜ GEÇİLEN&lt;br /&gt;AŞKIN BİR YOLU VARDIR&lt;br /&gt;HER YAŞTA BİRAZ GECİKİLEN&lt;br /&gt;gökyüzünde yalnız bir yıldız arar gözler&lt;br /&gt;gözlerim&lt;br /&gt;aşkın kuzey yıldızıdır bu&lt;br /&gt;yazları daha iyi görülen&lt;br /&gt;Ben, öteki, bir diğeri ona doğru ilerler&lt;br /&gt;ilerlerim&lt;br /&gt;zamanla anlarsın bu bir yanılsama&lt;br /&gt;ölü şairlerin imgelerinden kalma&lt;br /&gt;Sen de değilsin. O da değil&lt;br /&gt;Kuzey yıldızı daha uzakta&lt;br /&gt;yeniden yollara düşerler&lt;br /&gt;düşerim&lt;br /&gt;bir şiir yaşatır her şeyi yaşamın anlamı solduğunda&lt;br /&gt;ben yoluma devam ederim. Bitmemiş bir şiirin ortasında&lt;br /&gt;Darmadağınık imgeler, sözcükler ve kafiyeler&lt;br /&gt;yaşamsa yerli yerinde&lt;br /&gt;yerli yerinde her şey&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi her şey doludizgin ve çoğul&lt;br /&gt;şimdi her şey kesintisiz ve sürekli bir devrim gibi&lt;br /&gt;şimdi her şey yeniden&lt;br /&gt;yüreğim, o eski aşk kalesi&lt;br /&gt;yepyeni bir mazi yarattı sözcüklerin gücünden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüp ardıma bakıyorum&lt;br /&gt;Yoksun sen&lt;br /&gt;Ey sanat! Her şeyi hayata dönüştüren&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Murathan MUNGAN&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3228401623894009407?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3228401623894009407/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3228401623894009407' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3228401623894009407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3228401623894009407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/yalnz-bir-opera.html' title='Yalnız Bir Opera...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-4488827819035174736</id><published>2008-06-14T21:22:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:45:43.195+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Halil Cibran'/><title type='text'>Düşünceler...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;strong&gt;Durmaksızın yürüyorum bu kıyılarda,&lt;br /&gt;kumla köpüğün arasında.&lt;br /&gt;Yükselen deniz ayak izlerimi silecek,&lt;br /&gt;rüzgar köpüğü önüne katacak,&lt;br /&gt;ama denizle kıyı daima kalacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünün acısı, dünün hazzının anısıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anımsamak bir tür buluşmadır.&lt;br /&gt;Unutmak ise bir tür özgürlük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüreğimdeki mühür&lt;br /&gt;kalbim kırılmadan çözülebilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgililer birbirlerinden çok&lt;br /&gt;aralarındakini kucaklarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlık her zaman için&lt;br /&gt;tatlı bir sorumluluktur,&lt;br /&gt;asla bir fırsat değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak büyük bir acı veya büyük bir sevinç&lt;br /&gt;senin gerçeğini açığa çıkarabilir.&lt;br /&gt;İşte böyle bir anda&lt;br /&gt;ya güneş altında çıplak danset,&lt;br /&gt;ya da çarmıhını taşı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlık, sonsuzluğun dışından&lt;br /&gt;sonsuzluğa akan bir ışık nehridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şafağa ancak&lt;br /&gt;gecenin yolunu izleyerek ulaşılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gariptir ki,&lt;br /&gt;kimi zevklerin tutkusudur,&lt;br /&gt;acılarımızın bir kısmını oluşturan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişinin hayal gücüyle, düşlerinin gerçeklesmesi arasındaki mesafe,&lt;br /&gt;yalnızca onun yoğun isteğiyle aşılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cennet orada,&lt;br /&gt;şu kapının ardında,&lt;br /&gt;hemen yandaki odada;&lt;br /&gt;ama ben anahtarı kaybettim.&lt;br /&gt;Belki de sadece koyduğum yeri unuttum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuş tüyünde uyuyanların düşlerinin,&lt;br /&gt;toprak üzerinde uyuyanlarınkinden&lt;br /&gt;daha güzel olmadığı gerçeğinde,&lt;br /&gt;yaşamın adaletine olan inancımı&lt;br /&gt;yitirmem mümkün mü?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana kulak ver ki,&lt;br /&gt;sana ses verebileyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşındakinin gerçeği&lt;br /&gt;sana açıkladıklarında değil,&lt;br /&gt;açıklayamadıklarındadır.&lt;br /&gt;Bu yüzden onu anlamak istiyorsan,&lt;br /&gt;söylediklerine değil,&lt;br /&gt;söylemediklerine kulak ver.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylediklerimin yarısı beş para etmez;&lt;br /&gt;ama ola ki diğer yarısı sana ulaşabilir&lt;br /&gt;diye konuşuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızlığım, insanlar geveze hatalarımı övüp,&lt;br /&gt;sessiz erdemlerimi eleştirmeye&lt;br /&gt;başladığında doğdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gerçek her zaman bilinmek,&lt;br /&gt;ama ara sıra söylenmek içindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimizdeki gerçek olan sessiz,&lt;br /&gt;edinilmiş olan ise gevezedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimdeki yaşamın sesi,&lt;br /&gt;senin içindeki yaşamın&lt;br /&gt;kulağına ulaşamaz.&lt;br /&gt;Yine de kendimizi yalnız&lt;br /&gt;hissetmemek için konuşalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözcüklerin dalgası&lt;br /&gt;hep üstümüzde olsa da,&lt;br /&gt;derinliklerimiz daima dinginliğini korur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam kalbini okuyacak&lt;br /&gt;bir şarkıcı bulamazsa,&lt;br /&gt;aklını konusacak&lt;br /&gt;bir filozof yaratır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihnimiz bir süngerdir,&lt;br /&gt;yüreğimizse bir nehir.&lt;br /&gt;Çoğumuzun akmak yerine,&lt;br /&gt;sünger gibi emmeyi seçmesi ne garip!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eger kış,&lt;br /&gt;'Baharı yüreğimde saklıyorum'&lt;br /&gt;deseydi, ona kim inanırdı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her tohum bir özlemdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğretilerin çoğu pencere camı gibidir.&lt;br /&gt;Arkasındaki gerçeği görürsün,&lt;br /&gt;ama cam seni gerçekten ayırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydi seninle saklambaç oynayalım.&lt;br /&gt;Yüreğime saklanırsan eğer,&lt;br /&gt;seni bulmak zor olmaz.&lt;br /&gt;Ancak kendi kabuğunun&lt;br /&gt;ardına gizlenirsen,&lt;br /&gt;seni bulmaya çalışmak&lt;br /&gt;bir işe yaramaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neşeli yüreklerle birlikte&lt;br /&gt;neşeli şarkılar söyleyen&lt;br /&gt;kederli bir kalp ne kadar yücedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürüyenlerle birlikte yürümeyi yeğlerim,&lt;br /&gt;durup yürüyenlerin geçişini seyretmek değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır, boşuna yaşamadık biz!&lt;br /&gt;Kemiklerimizden kuleler yapmadılar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel ve ayrımcı olmayalım.&lt;br /&gt;Unutmayalım ki, şairin aklı da,&lt;br /&gt;akrebin kuyruğu da gururla&lt;br /&gt;aynı yeryüzünden yükselir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evim der ki, 'Beni bırakma,&lt;br /&gt;çünkü burada senin geçmişin yaşıyor.'&lt;br /&gt;Yolum der ki, ' Gel ve beni izle,&lt;br /&gt;çünkü ben senin geleceğinim.'&lt;br /&gt;Ve ben hem eve, hem de yola derim ki,&lt;br /&gt;'Benim ne geçmişim,&lt;br /&gt;ne de geleceğim var.&lt;br /&gt;Eğer kalırsam,&lt;br /&gt;kalışımda bir ayrılış vardır;&lt;br /&gt;gidersem,&lt;br /&gt;ayrılışımda bir kalış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızca sevgi ve ölüm&lt;br /&gt;her şeyi değiştirebilir.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha dün, yaşam küresi içinde&lt;br /&gt;uyumsuzca titreşen bir kırıntı&lt;br /&gt;olduğumu düşünürdüm.&lt;br /&gt;Şimdi biliyorum ki,&lt;br /&gt;ben kürenin ta kendisiyim,&lt;br /&gt;ve uyumlu kırıntılar halinde&lt;br /&gt;tüm yaşam içimde devinmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adlandıramadığın nimetleri özlediğinde,&lt;br /&gt;ve nedenini bilmeden kederlendiğinde,&lt;br /&gt;işte o zaman büyüyen her şeyle&lt;br /&gt;beraber büyüyecek ve&lt;br /&gt;üst benliğine uzanacaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağaçlar yeryüzünün&lt;br /&gt;gökkubbeye yazdığı şiirlerdir.&lt;br /&gt;Ama biz onları devirir ve&lt;br /&gt;boşluğumuzu kaydedebilmek için&lt;br /&gt;kağıda dönüştürürüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzelliğin şarkısını söylersen eğer,&lt;br /&gt;çölün ortasında tek başına olsan bile&lt;br /&gt;bir dinleyicin olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esin daima şarkı söyler;&lt;br /&gt;asla açıklamaya çalışmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En büyük sarkıcı,&lt;br /&gt;sessizliğimizin şarkısını söyleyendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer ağzın yemekle doluysa&lt;br /&gt;nasıl şarkı söyleyebilirsin?&lt;br /&gt;Ve eğer elin altınla yüklüyse,&lt;br /&gt;şükretmek için nasıl kaldırabilirsin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözler zamansızdır.&lt;br /&gt;Onları zamansızlıklarını bilerek&lt;br /&gt;söylemeli ya da yazmalısın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şiir bir düşüncenin ifadesi değildir.&lt;br /&gt;O, kanayan bir yaradan&lt;br /&gt;veya gülümseyen bir ağızdan&lt;br /&gt;yükselen bir şarkıdır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kum ve Köpük - 1926&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halil Cibran...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-4488827819035174736?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/4488827819035174736/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=4488827819035174736' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4488827819035174736'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4488827819035174736'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/dnceler.html' title='Düşünceler...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-394071143115834435</id><published>2008-06-12T18:11:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:44:56.018+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sylvia'/><title type='text'>Dikey Dururum...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663333;"&gt;Fakat yatay durmayı yeğlerdim.&lt;br /&gt;Mineralleri ve anne sevgisini soğurarak&lt;br /&gt;Her Mart pırıl pırıl yaprak açacak&lt;br /&gt;Bir ağaç değilim ben; toprakta değil köklerim.&lt;br /&gt;Payıma düşen Ah’ları cezbeden&lt;br /&gt;Ve yakında yapraksız kalacağını bilmeyen&lt;br /&gt;İhtişamla resmedilmiş bahçe tarhının güzelliği de değilim.&lt;br /&gt;Ölümsüzdür bir ağaç, kıyaslandığında benimle&lt;br /&gt;Ve bir çiçek başı daha bir irkiltir, uzun olmasa bile,&lt;br /&gt;Birinin uzun ömrünü, diğerinin cüretini isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece, yıldızların miniminnacık ışıkları altında,&lt;br /&gt;Ağaçlarla çiçekler serin kokularını yaymakta.&lt;br /&gt;Farkına varmaz hiçbiri, yürürüm aralarında.&lt;br /&gt;Uyurken en mükemmel şekilde onlara&lt;br /&gt;Benzemek zorundayım diye düşünürüm ara sıra –&lt;br /&gt;Düşünceler bulanmakta.&lt;br /&gt;Uzanıp yatmak, daha doğal geliyor bana.&lt;br /&gt;Sonra gökle ben konuşuruz açıkca,&lt;br /&gt;Ve faydalı olacağım ben en son kez yattığımda:&lt;br /&gt;O vakit dokunur bana ağaçlar ilk kez, ve çiçekler zaman ayırır bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sylvia Plath (1932-1963, ABD)&lt;br /&gt;Çeviren: İsmail Haydar Aksoy&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-394071143115834435?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/394071143115834435/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=394071143115834435' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/394071143115834435'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/394071143115834435'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/dikey-dururum.html' title='Dikey Dururum...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3481927184557257526</id><published>2008-06-10T17:47:00.001+03:00</published><updated>2008-11-24T01:48:42.700+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ömür Nihan Akçalı'/><title type='text'>Civarsız Kökler...</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Ardında kocaman bir sarkaç geçmişim, kuyruğunu savuran etinden koparamadığım; bu boyutsuz boşlukta, vaktin hangi yöne savrulduğunun ne kıymeti var ki.&lt;br /&gt;Sorarım sana, niçin oradadır o kadın, etinde birkaç yüz bin bıçak saplı duran o tatsız rüyada.&lt;br /&gt;Sızıntılarında akan içinden içine, akbabaları yaratan tam dönüş; kafasının üstünde değil bizzat içinde.&lt;br /&gt;Hakikatli açıklamalar istiyor tüm sorularım.&lt;br /&gt;Yazık.&lt;br /&gt;Fısıldadıkça önemini yitiriyor tüm sayıklamalarım. Ufalanan ve yakan küçük çiviler kendine saplanıyor, bedeni mıknatıstanın.&lt;br /&gt;Halbuki sıcak bir yalan yetecekti belki, leş kargalarını bile güldürecek.&lt;br /&gt;Klavuzum olmadı hiç, belki de sırf bu yüzden yönsüzdüm.&lt;br /&gt;Piramitler içinde kendi mezarını arayan; Tanrım da olmadı, öldükçe dirilten.&lt;br /&gt;Küçük neşesiz kadınlardan biriydim.&lt;br /&gt;Hikayesi olan. Umursamayan.&lt;br /&gt;Kocaman bir "hiç"tim de, avcılar av ararken, yine de bu soyut düşlere kanmayı sevdim.&lt;br /&gt;Sorsalardı, gelmezdim elbette bu amaçsız işleyen küçük mekanizmanın dişlisine dişice.&lt;br /&gt;Ben gidince her şey duracak, sonra sıkıntılı homurtularla devam edecek büyük gürültü kaldığı yerden.&lt;br /&gt;Biliyorum.&lt;br /&gt;Savaş bahanedir, düşman yaratmaya niyetliysek.&lt;br /&gt;Aksimizi yakalayamayacağız ki, her şeyi bize dair kılıp hükmetmek isteğimiz bitimli olsun.&lt;br /&gt;Gölge oyunu bu küçük muhasebe.&lt;br /&gt;En büyük düşmanlıkların en büyük yarıkları bağlamış örümcek ağlarıyla dolgulandığını biliyorum; o ağlar ki hep sahtekâr bir emekle örülür ilkten, kamaştırır. Tecrübe ettim bunu ben, yine edeceğim.&lt;br /&gt;Tek tek bütün parçaları dökülür gibi irinden etinin, seni tarihin çamurundan bir kez daha çıkarıp ışıldattım bu gece. Parıldayan hep bir yanın vardı, ah! bu benim anlamlandırmalarım.&lt;br /&gt;Tanıdık bir yüz, bildik bir öykü, eski bir tını oluyor zaman belleksizliğime.&lt;br /&gt;Sırtımda hâlâ o soğuk bıçak bıraktığın, üstelik keskin tarafından tutan hep bendim acılarını gömdüğün etimde.&lt;br /&gt;Aşk diyecekler bilge cahiller; oysa ben buna bir isim koymaya dahi çekinirim.&lt;br /&gt;Kendi eteklerimi tortop edip de, başka eteklere sarılıp onların savruntusuyla acıyalı beri gönlüm, herkeste bir ben buluyor herkeste bir sen arıyorum. Seni bir kez yarattım ben ve yaram artık hiç soğumayacak deprem yanığı. Ama başka yaralarım da olacak.&lt;br /&gt;Hepsinin altında kendi kanım.&lt;br /&gt;Oysa hiçbir şey değişsin istemiyordum, olanı olduğu gibi seviyordum. Küllerimden bir kıvılcım yaratmanın çocukça telaşıyla kocaman kadın oluyordum sende. Sense hâlâ küçük ve aç bir çocuk.&lt;br /&gt;Bıktığım anneliğim değildi, bu rôlü ben bile isteye biçmiştim kendime -ama inan şevkatini arzulardım, şevkatinin tadını merak etmemdendir-.&lt;br /&gt;Beni yaraladığını söylemekten hiç utanmadım, seni yaraladığımı bilerek de haz almadım.&lt;br /&gt;Denktik.&lt;br /&gt;Hâlâ bir yanının bana ağladığını biliyorum, keşke bunu bilmesem, o vakit kendime gömülmem nice kolaylaşacak. Bir yerlerdesin bunu da biliyorum, belki ucuz bir gecenin çetelesinin utancıyla dudaklarını kanatmaktasın, belki sarhoş bir ikindide esanslı bir gülüş savuruyorsun kız etlerine ve belki de tarihin pürüzsüz yüzeyine şevkatle -ama asla özleyerek değil- bakıyorsundur.&lt;br /&gt;Ama muhakkak ağladığını biliyorum...&lt;br /&gt;Ben de seni özlemedim, seni özlemeyi çoktan unuttum.&lt;br /&gt;Bunun için de utanmayacağım.&lt;br /&gt;Sana dair her şey ancak gülümsetiyor beni minnetle.&lt;br /&gt;Bunu bir kez verdin bana sen, bunu bin kez verdim kendime ben.&lt;br /&gt;Soylu tümceler kurup da soysuzluğumuzun ötesine berisine yaldız takasım yok, öyle berrak ki geçmiş şimdi usumda, pişmanlık bile yok; bir isim koymaya çekiniyorum.&lt;br /&gt;Senden sonra çok zaman akıttım kirimi nehirlere, bütün kıyıcıklarda yıkadım öfkemi, geriye yalnızca güzel anılar kaldı, sağalttım ben'imi.&lt;br /&gt;Bunları bilmeni isterdim demeyeceğim, sen beni okumadan da bilirsin ezberden.&lt;br /&gt;Küçük kurgularımıza büyük anlamlar biçiyoruz ve akranlarımın hepsi aciz.&lt;br /&gt;Biz bir ayrıntıyız yalnızca büyük romanda kısa paraflık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi üşüyorum.&lt;br /&gt;O yüzden de gitmeliyim.&lt;br /&gt;Tüm bunların saftata kumaşıyla sarmalandığı dünyama.&lt;br /&gt;Hangisi daha gerçek hiçbir zaman bilemeyecek uzaktan bakanlar.&lt;br /&gt;Yakından bakanlar mı?&lt;br /&gt;Onların gözleri bazen öylesine kamaşıyor ki, atlıyorlar hata denizine başka bir tepeden.&lt;br /&gt;Her ölümlü kendi cılız serüveninde yanıyor.&lt;br /&gt;Her ölümlü kendi cılız aleviyle ısınıyor.&lt;br /&gt;Tüm bunlara bir sebep mi aramalı; tesadüf beni artık tatmin ediyor, yorgunum belki ondandır. Ölümsüzlük peşine düşmenin anlamsızlığını ışık hızıyla öğretti ân bana, öğretecek ne çok şeyi vardı oysa ki ihtiyar bir kız kılmazdan evvel beni.&lt;br /&gt;Ama bizim de cebimizden bu çıktı, yurtsuzluk, eşgalimizin tanımı bu.&lt;br /&gt;Yine de bunu bilmesin isterim herkes; kamburumla bana su verdi diye dolanan bir meczup olmak yine de insanlık onurumu incitir. Bırak da bu kadarını cürret etsin kalan insanî kırıntılarım damlalarını emerken.&lt;br /&gt;Seni mi, seni hâlâ seviyorum ama köksüz bir sevgi tek başına kurumaya mâhkum bir dal...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;05.03.2008&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3481927184557257526?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3481927184557257526/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3481927184557257526' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3481927184557257526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3481927184557257526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/civarsz-kkler.html' title='Civarsız Kökler...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-1114711279620385895</id><published>2008-06-09T03:10:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T03:12:47.784+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ingeborg Bachmann'/><title type='text'>Curriculum Vitae…</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6666cc;"&gt;Uzundur gece,&lt;br /&gt;Uzundur ölemeyen&lt;br /&gt;Adam için, uzun süre&lt;br /&gt;Yalpa vurur çıplak bakışları&lt;br /&gt;Sokak lambalarının altında&lt;br /&gt;İçkili soluğuyla körleşen gözleri&lt;br /&gt;Ve tırnaklarının altındaki et kırıntılarının&lt;br /&gt;Kokuları uyuşturmaz her zaman&lt;br /&gt;Tanrım uzundur gece…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyazlaşmıyor saçlarım,&lt;br /&gt;Çünkü ben makinelerin rahminden çıktım&lt;br /&gt;Sürünerek çam katranı pembe bir çizgi&lt;br /&gt;Çekmiş alnıma ve saç örgüsüne&lt;br /&gt;Saçlarda kar beyazı boğulmuş.&lt;br /&gt;Ama ben, büyük reis&lt;br /&gt;Yürüdüm on çarpı yüzbin ruhluk kent boyunca&lt;br /&gt;Ve ayaklarım on çarpı yüzbin soğumuş&lt;br /&gt;Barış çubuğunun sarktığı&lt;br /&gt;Deri kaplı gökyüzün altında&lt;br /&gt;Kırkayaklar gibi kaynaşan ruhlara bastı.&lt;br /&gt;Çoğu kez meleklerin huzurunu istedim kendime&lt;br /&gt;Bir de dostlarımın çaresiz çığlıklarıyla&lt;br /&gt;Dolmuş av bölgelerini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayakları ve kanatları iki yana açılmış&lt;br /&gt;Herkesin bildikleriyle havalandı gençliğim&lt;br /&gt;Kirli su birikintilerinin ve yaseminlerin üzerinden&lt;br /&gt;Uçularak varıldı&lt;br /&gt;Kare köklerinin gizini saklayan gecelere&lt;br /&gt;Şimdi ölümün söylencesi, sanki her saat penceremde&lt;br /&gt;Kurt sütü verin bana&lt;br /&gt;Ve gırtlağıma benden öncekilerin kahkahalarını akıtın&lt;br /&gt;Eğer sayfaların üstünde uyuyakalırsam&lt;br /&gt;Ve eğer görürsem utandırıcı bir düşte&lt;br /&gt;Düşünmeyi beceremediğimi, ancak yılan biçimi&lt;br /&gt;Saçakların püskülleriyle oynayabildiğimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annelerimiz de düşlemişlerdi&lt;br /&gt;Erkeklerinin geleceğini&lt;br /&gt;Pek etkileyiciydi gördükleri&lt;br /&gt;Her biri devrimci ve yalnızlığına gömülmüş&lt;br /&gt;Ama bahçede, duanın ardından&lt;br /&gt;Yalazlanmış otların üstüne eğildiklerinde&lt;br /&gt;Aşklarının geveze çocuğuyla eleleydiler.&lt;br /&gt;Söyle benim kederli babacığım,&lt;br /&gt;Neden susmuştunuz o zamanlar,&lt;br /&gt;Düşünmeyi sürdürecek yerde?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecelerden birinde, yitip gittiğinde insan&lt;br /&gt;Ateş etmeyen bir topun yanında&lt;br /&gt;Ve ateş fıskiyelerinin ortasında&lt;br /&gt;Kahredesiye uzundur gece;&lt;br /&gt;Sarılık olmuş ayın atığının&lt;br /&gt;Safra rengi bir ışığın altında&lt;br /&gt;İktidar özlemiyle dolu bir düşün ardından&lt;br /&gt;Fırtına gibi geçip gitti (engellemediğim) kızak&lt;br /&gt;İçinde kürklere bürünmüş tarihle birlikte&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyuduğumdan değil :&lt;br /&gt;Uyanıktım aslında&lt;br /&gt;Buz iskeletlerinin arasında aradım yolumu&lt;br /&gt;Eve döndüm, kollarıma sarmaşıklar doladım&lt;br /&gt;Ve bacaklarıma&lt;br /&gt;Güneşin kalıntılarının yardımıyla&lt;br /&gt;Yıkıntıları aklaştırdım&lt;br /&gt;Kutladım büyük bayramları&lt;br /&gt;Ve ancak müjdelendikten sonra&lt;br /&gt;Ekmeği ikiye ayırdım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük izler bırakan bir zamanda&lt;br /&gt;Çabuk gitmelidir insan&lt;br /&gt;Bir ışıktan ötekine ya da bir ülkeden bir başkasına&lt;br /&gt;Gök kuşağının altında, pergelin ucu yürekte&lt;br /&gt;Odak noktası alınan ise, gece alabildiğine açık&lt;br /&gt;Dağlardan göller,&lt;br /&gt;Göllerin içinde dağlar görünür&lt;br /&gt;Ve bulutların arasında çalar&lt;br /&gt;Birinin dünyasının çanları&lt;br /&gt;Kimin dünyası olduğunu öğrenmek ise&lt;br /&gt;Bana yasaklanmıştır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Cuma günü oldu&lt;br /&gt;Oruçluydum yaşamım adına&lt;br /&gt;Havadan sanki limon suyu damlamaktaydı&lt;br /&gt;Ve kılçıklar saplanmıştı damağıma&lt;br /&gt;O sırada bir yüzük çıkardım&lt;br /&gt;Açılan balığın içinden&lt;br /&gt;Doğumumda gecenin nehrine atılmış ve batmıştı.&lt;br /&gt;Onu geceye geri verdim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah!.. Keşke korkmasaydım ölümden!..&lt;br /&gt;Bulabilseydim sözcükleri,&lt;br /&gt;(kaçırmasaydım)&lt;br /&gt;Dikenler olmasaydı yüreğimde&lt;br /&gt;(güneşi vurabilseydim)&lt;br /&gt;Olmasaydı ağzımda bu susamışlık&lt;br /&gt;(vahşi suları içmeseydim)&lt;br /&gt;Açmasaydım kirpiklerimi&lt;br /&gt;(sicimi görmeseydim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökyüzü mü çekip götürdükleri?..&lt;br /&gt;Taşımasaydı eğer yeryüzü beni,&lt;br /&gt;Çoktan uzanmış yatıyor olurdum,&lt;br /&gt;Çoktan yatardım&lt;br /&gt;Gecenin olmamı istediği yerde&lt;br /&gt;Daha kabartmadan burun deliklerini&lt;br /&gt;Ve ayağını kaldırmadan&lt;br /&gt;Yeni darbeler için, hep peşinde&lt;br /&gt;Yeni darbelerin&lt;br /&gt;Hep gece.&lt;br /&gt;Ve gün, hiç yok…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ingeborg Bachmann&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-1114711279620385895?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/1114711279620385895/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=1114711279620385895' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1114711279620385895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/1114711279620385895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/curriculum-vitae.html' title='Curriculum Vitae…'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-5793908236252568065</id><published>2008-06-09T03:05:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T03:07:00.055+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ingeborg Bachmann'/><title type='text'>Bir Kumandana...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;Bir gün yaşlanmış ve körleşmiş halkların onuru adına,&lt;br /&gt;Yeniden girişildiğinde o bilinen işe,&lt;br /&gt;Sen, bir suç ortaklığıyla,&lt;br /&gt;Bizden olanlara hizmet edeceksin,&lt;br /&gt;Bildiğin için sınırlarımızı kanla çizmeyi…&lt;br /&gt;Önderliği, kitaplara geçmiş adının&lt;br /&gt;Gölgesi üstlenecek ve onun kanatlanmasıyla&lt;br /&gt;Göverecek defneden zafer taçları…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim anlayışımıza gelince :&lt;br /&gt;Kimseyi ne kurban et kendinden önce, ne de Tanrıya yalvar.&lt;br /&gt;(O hiç pay istedi mi ganimetlerinden?...&lt;br /&gt;Hiç eşlik etti mi umutlarında sana?...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızca şunu bilmelisin :&lt;br /&gt;Ne zaman ki, senden öncekilerin aksine, kalkışmazsan kılıcınla,&lt;br /&gt;Parçalanamaz gökyüzünü parçalamaya,&lt;br /&gt;İşte o zaman,&lt;br /&gt;Bir yaprak da sana düşer defne dalından…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman ki, dev bir kuşkuyla,&lt;br /&gt;Kendi talih kuşunu kovup atılırsın ortaya,&lt;br /&gt;Zaferden emin olabilirsin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü bir zamanlar ki galibiyetin&lt;br /&gt;Yalnızca talihinin senin yerine kazandığıydı,&lt;br /&gt;Gerçi eğilmişti düşmanın sancakları,&lt;br /&gt;Ganimetin olmuştu silahlar&lt;br /&gt;Ve bir başkasının bahçesinde&lt;br /&gt;Yetişme meyvalar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ufkun hangi noktasında kesişirse,&lt;br /&gt;Talihin ve talihsizliğin yolları,&lt;br /&gt;Orada ver savaşını…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerede basarsa karanlık ve uyurlarsa askerler,&lt;br /&gt;Nerede sana ilençler yağdırıp,&lt;br /&gt;Uğrarlarsa senin ilençlerine,&lt;br /&gt;İşte orada davetiye çıkar ölüme…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşüp yuvarlanacaksın&lt;br /&gt;Dağlardan vadilere saçılacaksın,&lt;br /&gt;Delicesine akan sularla bereketli diplere,&lt;br /&gt;Toprağın tohumlarına, sonra altın madenlerine,&lt;br /&gt;Büyüklerin heykellerini döktükleri eriyeklere,&lt;br /&gt;Unutulmuşluğun derinliklerine,&lt;br /&gt;Milyonlarca kulaç uzaklıktaki düş evrenlerine.&lt;br /&gt;Ama en sonunda da ateşe…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman,&lt;br /&gt;Bir yaprakta sana düşer defne dalından…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ingeborg Bachmann&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeviri : Ahmet Cemal...&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-5793908236252568065?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/5793908236252568065/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=5793908236252568065' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/5793908236252568065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/5793908236252568065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/bir-kumandana.html' title='Bir Kumandana...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-461338431172095482</id><published>2008-06-08T18:17:00.002+03:00</published><updated>2008-11-23T01:11:47.506+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cesare Pavese'/><title type='text'>Karanlığa...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;Karanlığa ve diri serinliğe gömülü alandaki bahçe.&lt;br /&gt;Gecenin karanlığında devliğini yitiriyor&lt;br /&gt;yüzlerinin arasından ışıklar sızan evler.&lt;br /&gt;Geçmiş göklerin derinliğinde, yıldızlar arasında&lt;br /&gt;ürkünç çöl. Büyük ve parıltılı ateş sağırlaşıyor&lt;br /&gt;ulaşarak bu karanlığa. Sessizliktir burası,&lt;br /&gt;bir gömütlüğün koca kımıltısızlığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gürültüler ve ışıklar&lt;br /&gt;ağaçların ötesindeki uzaklığa ulaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Capcanlı ışıklar fışkırıyor karanlığın içinden,&lt;br /&gt;uluyor kendinden geçmiş sevinçli sesler&lt;br /&gt;o üzünçlü ayrılışta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğuk ulaşıyorlar dipsiz karanlıkta ölmeye&lt;br /&gt;yine delicesine yaşama aşkıyla&lt;br /&gt;solgun intiharlar gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinlemek geçmiş tutkuları,&lt;br /&gt;yürekte ve gecede tırmanışlarını&lt;br /&gt;toprağın ıpıslak kokusu üzerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsteğin tanınmadık bir bitkisi&lt;br /&gt;sessizliğin ve karanlığın göğünde kapalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlıkta ateşin göverişi&lt;br /&gt;ağaçların arasında kanayan o kızıl ışık gibi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cesare Pavese&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-461338431172095482?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/461338431172095482/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=461338431172095482' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/461338431172095482'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/461338431172095482'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/karanla.html' title='Karanlığa...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-4938541501350501914</id><published>2008-06-07T02:57:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T02:59:01.619+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ingeborg Bachmann'/><title type='text'>Sürgün...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Bir ölüyüm ben, dolaşıp duran&lt;br /&gt;artık hiçbir yerde kaydım yok&lt;br /&gt;bilinmiyorum mülki amirin görev yerinde&lt;br /&gt;sayı fazlasıyım altın kentlerde&lt;br /&gt;ve yeşeren taşra yörelerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vazgeçilmişim çoktan&lt;br /&gt;ve hiçbir şeyle anımsanmamışım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızca rüzgârla ve zamanla ve sesle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben insanlar arasında yaşayamayan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Almanca diliyle&lt;br /&gt;çevremde kendime mesken&lt;br /&gt;edindiğim bu bulutla&lt;br /&gt;bütün dillerde sürüklenmekteyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl da kararıyor bulut&lt;br /&gt;yağmurun tonları da koyulaşmakta&lt;br /&gt;çok azı yağıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman bulut ölüyü daha aydınlık bölgelere taşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ingeborg BACHMANN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeviren: Ahmet CEMAL&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-4938541501350501914?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/4938541501350501914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=4938541501350501914' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4938541501350501914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4938541501350501914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/srgn.html' title='Sürgün...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-8048179444538839633</id><published>2008-06-04T02:43:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T02:48:07.458+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hayriye Ersöz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Suyu Dinleyen Çöl/Sözün Yırtıldığı Yer Bölüm II...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Suyu Dinleyen Çöl/ Sözün Yırtıldığı Yer Bölüm II...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;I Bozgun...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Her acının bir ömrü var...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Ben geldiğimde bozgun&lt;br /&gt;Bütün mevsimlere uğramıştı.&lt;br /&gt;Siyah külleri ve yaşlı çocukları vardı şehirlerin.&lt;br /&gt;Geç kalan şair için çadırımız yok, dedi onlardan biri&lt;br /&gt;Acı, gölgesini bıraktı yüzümüze. Ve gitti...&lt;br /&gt;Dönecek ama&lt;br /&gt;Yeni sözler öğretecek dilimize...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orada kimsenin giymediği bir elbiseydi umut,&lt;br /&gt;Ölüm yaşamdan çoktu...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;II. Bedel...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Aralarında&lt;br /&gt;Onlar kadar kimsesizdim...&lt;br /&gt;Sıcak, günlerimizi eritecek pek yakında&lt;br /&gt;Dedi onlardan biri&lt;br /&gt;Toprağımızı almak için güç geri dönecek&lt;br /&gt;Ve bedelini isteyecek,&lt;br /&gt;Gökyüzünü görerek uyuduğumuz günlerin...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;III. Yaprak...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Bizi unuttular, dedi onlardan biri&lt;br /&gt;Bizi bir yaprağın üzerine düşürdüler...&lt;br /&gt;Ve ateşe verdiler ağacımızı&lt;br /&gt;Anımsamamak fazlalığından kurtulmak için,&lt;br /&gt;Kalbimizin yerini...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;IV Takvim...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Demek saatiniz var...&lt;br /&gt;Yarın için ne kadar yaşamak gerek?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman, saçları örgülü bilge bir kadındır burada.&lt;br /&gt;Döl vermekten yorgun bacaklarıyla&lt;br /&gt;Nehirler boyu yürür geceleri.&lt;br /&gt;Yüzümüzde etekleri kıvrım kıvrım elbisesinin&lt;br /&gt;Her gün derinleşir sureti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin takviminiz de vardır...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;V. Resim...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;İnandım... Her şeyi gören kimse yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acı tene özgürce çiziyor resmini&lt;br /&gt;Ve bir orman, evinden izliyor&lt;br /&gt;Acının hüzne dönüşünü...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;VI. Tanrı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Tanrı sessizliği seçti, dedi onlardan biri&lt;br /&gt;İnsanla birlikte sustu...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;VII. Çıt...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Beni bir ırmağın kenarında bıraktılar&lt;br /&gt;Her acının bir ömrü var, dedi yaşlı çocuk...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehirlere uğrayan mevsimlerle dolaş&lt;br /&gt;Burada taşlar bile tanıktır yalnızlığımıza&lt;br /&gt;Kuşlar, dönecek bir gün&lt;br /&gt;Ve bir kayanın üzerinden izleyecek,&lt;br /&gt;Birbirine yaslı çocuklarımızı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi günlerimiz, gecenin içinde 'çıt' sesi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Hayriye Ersöz...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-8048179444538839633?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/8048179444538839633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=8048179444538839633' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8048179444538839633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/8048179444538839633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/suyu-dinleyen-lszn-yrtld-yer-blm-ii.html' title='Suyu Dinleyen Çöl/Sözün Yırtıldığı Yer Bölüm II...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-166922825714119544</id><published>2008-06-04T02:40:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T02:54:29.620+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hayriye Ersöz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Suyu Dinleyen Çöl/Söz Acısı Bölüm IV...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Suyu Dinleyen Çöl/Söz Acısı Bölüm IV...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I. Ses...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330099;"&gt;Gökyüzünden derken Tanrılar&lt;br /&gt;Ezberden bir veda şarkısı söylüyorlar...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kırılmadan önce duyulan ses&lt;br /&gt;Aynıdır&lt;br /&gt;Tanrılar da&lt;br /&gt;Masallar da&lt;br /&gt;Aynı sesle kırılır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;II. Tanrı'nın Ölümü...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Artık bir otobüsün camlarına vursundu karayel&lt;br /&gt;Beni başka bir yolculukta sansındı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazgı...&lt;br /&gt;Beni buldu. Tanrılar merhamet dilenmez çünkü!...&lt;br /&gt;Yeşil yaprakların delici kederi : Rüzgar!...&lt;br /&gt;Geldi ve işte bir Tanrı'yı daha tahtından etti.&lt;br /&gt;Ben, önceden Tanrı.&lt;br /&gt;Onunla inanmıştım kendime.&lt;br /&gt;Yer yüzünü titreten aşk&lt;br /&gt;Benim değil!..&lt;br /&gt;Göğümü işaretledi buhur.&lt;br /&gt;Terliyorum evet düşünürken&lt;br /&gt;Şimdi neyim acaba?..&lt;br /&gt;Kutulara müebbet mücevherler kadar yalnız&lt;br /&gt;-aşktan sonra-&lt;br /&gt;Bir ölümlü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah... Acı... Acı, o kemirgen!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayriye Ersöz...&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-166922825714119544?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/166922825714119544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=166922825714119544' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/166922825714119544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/166922825714119544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/suyu-dinleyen-lsz-acs-blm-iv.html' title='Suyu Dinleyen Çöl/Söz Acısı Bölüm IV...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-4073351624832138133</id><published>2008-06-04T02:35:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T02:52:07.947+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hayriye Ersöz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><title type='text'>Suyu Dinleyen Çöl/Söz Acısı Bölüm III...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Suyu Dinleyen Çöl/Söz Acısı Bölüm III...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I. Ateş...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;Buzdağları nazikçe dokunurken kalbime&lt;br /&gt;Acı, güvenli bir uzaklıktan seyrediyor...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Penthos*!.. Penthos!...&lt;br /&gt;Bu soğuk dağ zirvesinde&lt;br /&gt;Bu kasvetli&lt;br /&gt;Çingenelerin üstünde dans etmediği çalısız yer&lt;br /&gt;Yüzünde&lt;br /&gt;Uykuda ve takvimsiz günlerde&lt;br /&gt;Bu ateş&lt;br /&gt;nasıl&lt;br /&gt;hala&lt;br /&gt;bu kadar&lt;br /&gt;diri?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Penthos : Keder ve ıstırap tanrısı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;II. Kor...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;Uzağa demirledi Kharon*...&lt;br /&gt;Yine de görüyorum gözyaşlarının salladığı kayığını...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kharon!..&lt;br /&gt;Cehennemin ateşi içimde&lt;br /&gt;Yanıyor&lt;br /&gt;Kalbime&lt;br /&gt;Söylenen&lt;br /&gt;Sözler!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk duman göründüğünde&lt;br /&gt;Üfleyerek yaklaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kor, kuzguni rengiyle bakıyor olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kharon : Ölülerin ruhlarını Styx ırmağından geçirip yer altı ülkesine götüren kayıkçı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;III. Ve Işık...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;Titriyor bana biçilen şeffaf elbise...&lt;br /&gt;Paian* sen mi geldin?..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanık yüzüm utanır senin ışıklı parmaklarından&lt;br /&gt;Büsbütün erimeden iğreti bir aşka inanan kalbim&lt;br /&gt;Sihirli kanatlarınla kapan üstüme.&lt;br /&gt;Mahrem&lt;br /&gt;Kağıtlara&lt;br /&gt;Damlıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluğum bitti. Kharon'un kayığı yaklaşıyor...&lt;br /&gt;Paian?.. Sahi sen mi geldin?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Paian : Felaketi uzaklaştıran, selamet getiren, iyi eden Tanrı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayriye Ersöz...&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-4073351624832138133?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/4073351624832138133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=4073351624832138133' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4073351624832138133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4073351624832138133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/11/suyu-dinleyen-lsz-acs-blm-iii.html' title='Suyu Dinleyen Çöl/Söz Acısı Bölüm III...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-6972502577798128705</id><published>2008-06-03T03:14:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T03:15:49.972+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ingeborg Bachmann'/><title type='text'>Siz Kelimeler...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Şair dost Nelly Sachs için saygıyla.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz kelimeler,&lt;br /&gt;Kalkın izleyin beni!..&lt;br /&gt;Biz ileri giderken&lt;br /&gt;Çok gitmiş olsak bile&lt;br /&gt;Daha vardır gidilecek yer&lt;br /&gt;Çünkü yol varmaz bir sona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aydınlanmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelime,&lt;br /&gt;Nasılsa yalnız başka kelimeleri çağıracaktır.&lt;br /&gt;Cümle de cümleyi.&lt;br /&gt;Böylece dünya,&lt;br /&gt;Kesin bir tutumla zorlar,&lt;br /&gt;İster ki artık söylenmiş olsun.&lt;br /&gt;Söylemeyin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelimeler, beni izleyin&lt;br /&gt;İzleyin ki, son bulmasın&lt;br /&gt;Ne bu kelime tutkusu&lt;br /&gt;Ne de çelişkilerin yanıtları!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bir süre&lt;br /&gt;Konuşturmayın hiçbir duyguyu&lt;br /&gt;Bırakın kalbin adalesi&lt;br /&gt;Biraz farklı çalışsın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırakın diyorum, bırakın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En yüce kulaklara bile diyorum&lt;br /&gt;Bir şey fısıldanmasın&lt;br /&gt;Ölüm için bulma söyleyecek bir şey&lt;br /&gt;Bırak ve izle beni&lt;br /&gt;Ne tatlı ama ne de acı&lt;br /&gt;Avutmasız&lt;br /&gt;Ama umarsız da olmayan&lt;br /&gt;Ne belirleyici&lt;br /&gt;Ne de belirtilerden yoksun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızca şu olmasın :&lt;br /&gt;Toz, toprak içinde imgeler, hece döküntüleri&lt;br /&gt;Tek kelime söylemeler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek kelime söylemeyin,&lt;br /&gt;Siz kelimeler!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ingeborg Bachmann, &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-6972502577798128705?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/6972502577798128705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=6972502577798128705' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/6972502577798128705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/6972502577798128705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/siz-kelimeler.html' title='Siz Kelimeler...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-6678336328523172494</id><published>2008-06-03T03:13:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T03:14:25.672+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ingeborg Bachmann'/><title type='text'>Akıntı...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330099;"&gt;Bunca yaşamda ve ölüme bunca yakın,&lt;br /&gt;O yüzden hesaplaşamıyorum kimseyle,&lt;br /&gt;Koparıp alıyorum yeryüzünden kendi payımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saplıyorum yeşil hanceri yüreğinin ortasına&lt;br /&gt;Atlas Okyanusun, kendi sularımda boğuluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarçın kokusu yükseliyor çatılardaki kuşlarla!..&lt;br /&gt;Katilim olan zamanla yalnız başımayım&lt;br /&gt;Esriklere ve maviliklere sığınıyoruz birlikte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ingeborg Bachmann&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-6678336328523172494?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/6678336328523172494/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=6678336328523172494' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/6678336328523172494'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/6678336328523172494'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/aknt.html' title='Akıntı...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-9156155432330745312</id><published>2008-06-03T02:59:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T03:01:27.334+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ingeborg Bachmann'/><title type='text'>Karanlık Şeyler Söylüyorum...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333300;"&gt;Orpheus gibi ölümü çalışıyorum&lt;br /&gt;hayatın tellerinde&lt;br /&gt;yeryüzünün güzelliğine karşı&lt;br /&gt;ve göğü yöneten gözlerine&lt;br /&gt;yalnızca karanlık şeylerdir söyleyebildiğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutma, o sabah&lt;br /&gt;henüz ıslakken çiğden yattığın yer&lt;br /&gt;ve karanfil uyurken yüreğinin üstünde&lt;br /&gt;sen de birdenbire görmüştün&lt;br /&gt;kara ırmağı&lt;br /&gt;yanı başında akıp giden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suskunun telleri gerilmiş&lt;br /&gt;kan dalgaları üstüne,&lt;br /&gt;inleyen yüreğini kavradım ben;&lt;br /&gt;gecenin gölge saçlarına&lt;br /&gt;dönüştü saçların,&lt;br /&gt;karanlığın kara kar taneleri&lt;br /&gt;yağdılar yüzüne&lt;br /&gt;Ve ben senin değilim&lt;br /&gt;yakınmadayız ikimiz de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat Orpheus gibi biliyorum&lt;br /&gt;ölümün yanında hayatı&lt;br /&gt;senin her vakit için kapalı gözlerin&lt;br /&gt;bende bakıyor mavi mavi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333300;"&gt;Ingeborg Bachmann&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333300;"&gt;&lt;br /&gt;Çev: Kundeyt Şurdum&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-9156155432330745312?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/9156155432330745312/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=9156155432330745312' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/9156155432330745312'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/9156155432330745312'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/karanlk-eyler-sylyorum.html' title='Karanlık Şeyler Söylüyorum...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-2785285136918340603</id><published>2008-06-02T18:20:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T01:10:22.917+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cesare Pavese'/><title type='text'>Ölüm Gelecek ve Senin Gözlerine Bakacak...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;Ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak-&lt;br /&gt;sabahtan akşama dek, uykusuz,&lt;br /&gt;sağır, eski bir pişmanlık&lt;br /&gt;ya da anlamsız bir ayıp gibi&lt;br /&gt;ardını bırakmayan bu ölüm.&lt;br /&gt;Bir boş söz, bir kesik çığlık,&lt;br /&gt;bir sessizlik olacak gözlerin:&lt;br /&gt;Böyle görünür her sabah&lt;br /&gt;yalnız senin üzerinde&lt;br /&gt;kıvrımlar yansıtırken aynada.&lt;br /&gt;Hangi gün, ey sevgili umut,&lt;br /&gt;bizlerde öğreneceğiz senin&lt;br /&gt;yaşam olduğunu, hiçlik olduğunu.&lt;br /&gt;Herkese bir bakışı var ölümün.&lt;br /&gt;Ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak.&lt;br /&gt;Bir ayıba son verir gibi olacak.&lt;br /&gt;belirmesini görür gibi&lt;br /&gt;aynada ölü bir yüzün,&lt;br /&gt;dinler gibi dudakları kapalı bir ağzı.&lt;br /&gt;O derin burgaca ineceğiz sessizce.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cesare Pavese...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-2785285136918340603?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/2785285136918340603/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=2785285136918340603' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/2785285136918340603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/2785285136918340603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/lm-gelecek-ve-senin-gzlerine-bakacak.html' title='Ölüm Gelecek ve Senin Gözlerine Bakacak...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-7173351911791388157</id><published>2008-06-02T14:08:00.001+03:00</published><updated>2008-11-23T14:10:12.128+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şükrü Erbaş'/><title type='text'>Zaman... Geçerek...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Bir maviden bir siyaha geçerek ZAMAN&lt;br /&gt;Geçerek bir çocuk teninden yaşlı uçuk bir deriye&lt;br /&gt;Dokunup durgun yüreğine büyük suların&lt;br /&gt;Binbir rüzgârla bir dinmez akışa geçerek&lt;br /&gt;Geçerek kirpikleri ve düşleri arasından&lt;br /&gt;Yüzünü güneşe tutmuş uzun adamların&lt;br /&gt;Yağmurlardan yazlardan parklardan geçerek&lt;br /&gt;Uçarı giysiler içinde telaşlı titrek&lt;br /&gt;Kâküllerinden gamzelerden alın çizgilerinden&lt;br /&gt;Geçerek bir ince ağrıyla gönül çarpıntılarından.&lt;br /&gt;Akşamlardan bir bozgun,gecelerden külhani&lt;br /&gt;Sabahlardan bir tüy gibi uykulu düşlerle hafif&lt;br /&gt;Geçerek günlerin iğdiş ilişkilerinden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zorbanın onursuz gücünden tiksintiyle&lt;br /&gt;Bulantıyla bir kaypağın yayvan gülüşlerinden&lt;br /&gt;Lekesiz ve zedesiz,geçerek&lt;br /&gt;Sürekli yer değiştiren bir korkunun gölgesinden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşıyaka iskelesinde sisler içinde&lt;br /&gt;Gözleri ayrılığın menzilinde&lt;br /&gt;Sesine İzmir karışmış bir kızın&lt;br /&gt;Geçerek gecikmiş sevgisinden kederle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yoksulluk bir paniktir oğlum evler için&lt;br /&gt;Bir kar suyudur sızar temeline sevgilerin&lt;br /&gt;Gün siyah bir tül,gelecek düş bile değildir&lt;br /&gt;Ve geçmiş ağır bir taştır asılır çatısına&lt;br /&gt;Diyen bir babanın bezgin,bilge sesinden geçerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçerek,kaç yıldır Hanımeli sokakta&lt;br /&gt;Altın tasında yüreklerinin yudum yudum&lt;br /&gt;İçeriye su taşıyan bir avuç çocuğun&lt;br /&gt;Satırlara vurmuş doygun yüzlerinden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey geceyi biçimleyen sessizlik,ey susuş&lt;br /&gt;Günün döne döne yüze vurduğu lacivert deniz&lt;br /&gt;Ey kenti özetleyen plastik çiçekler&lt;br /&gt;Yargıç cüppeleri,uzun topuklar,süslenmiş aldanış&lt;br /&gt;Buğulu bardaklarda terleyen yalnızlık&lt;br /&gt;Ey talih kuşu,naylon torbalara gizlenen geçim&lt;br /&gt;Utancından günden güne kibarlaşan açlık&lt;br /&gt;Ey bulvarlardan su içmeye inen acemi ceylan&lt;br /&gt;Geçerek elbette sizin de iliklerinizden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bozkırın alnında karlar altında&lt;br /&gt;Bir keder pıhtısı gibi için için&lt;br /&gt;Kanayan kışlarından kerpiç köylerin&lt;br /&gt;Geçerek,kendi yalnızlığından üşüyen yollarından...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irmak boylarında yıkanan ırgalanan ağaçlar&lt;br /&gt;Ey buğday başakları,soluklanan toprak&lt;br /&gt;Göçmen kuşları uzak ülkelerin ve mevsimlerin&lt;br /&gt;Ey gece yıldızlarla öpüşen dağ çiçekleri&lt;br /&gt;Naftalin kokan danteller dip odalarda&lt;br /&gt;Renk renk işlenmiş genç kız düşleri&lt;br /&gt;Ey büyük bekleyiş,katlanmış duygular&lt;br /&gt;hep aralık duran kapı&lt;br /&gt;Artık ağır ağır sararan umutlar&lt;br /&gt;Elbette,elbette geçerek sisin de hüznünüzden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçerek yeni zaman dervişlerinin&lt;br /&gt;Borsa ve banka tapınaklarından&lt;br /&gt;Yan yana namaza durmuş yalan ve imanla&lt;br /&gt;Eğilip günde beş vakit ezan sesleriyle&lt;br /&gt;Dünyadan varlık için minarelerden geçerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telsiz mesajlarından gizli raporlardan vergi iadelerinden&lt;br /&gt;Uzun masalar ardında kendine hayran&lt;br /&gt;Küçük insanların kasılmış kaypak gövdelerinden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçerek bıçkın küfürlerinden hızlı şöförlerin&lt;br /&gt;Pavyon fedailerinin geceye yakışan güçlerinden&lt;br /&gt;İki kopuk düğme gibi sabaha düşen&lt;br /&gt;Sağılmış memelerinden o kadınların...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlış pınarlardan yanlış sular mı&lt;br /&gt;İ ç i y o r u m&lt;br /&gt;Böyle her akşam,her akşam&lt;br /&gt;Kırılan kanatlarından göğün&lt;br /&gt;Dökülürken zaman&lt;br /&gt;Turuncu kederler içinde&lt;br /&gt;Dünyayı siliyorum yudum yudum&lt;br /&gt;Gücenik bir günün aynasından&lt;br /&gt;İçmiyorum ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adı unutmak olan bir beyaz boşlukta&lt;br /&gt;Buluttan bir düşte lacivert bir susuşta&lt;br /&gt;Eriyor perde perde gerçeğin görüntüsü.&lt;br /&gt;Diplerde çözülen bir batık gemi&lt;br /&gt;Vuruyor gecemin başıboş sularına&lt;br /&gt;Hayatın yüreğime yıkılan yükü&lt;br /&gt;Bedenim buğular içinde uçuk&lt;br /&gt;İ ç m i y o r u m ki...&lt;br /&gt;Ağrılıklarımdan kurtuluyorum&lt;br /&gt;Diyen bir akşamcının titreyen&lt;br /&gt;Parmaklarından dudaklarından geçerek kirpik uçlarından...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey karnına saplı binlerce bıçağın üstüne kapanan kent&lt;br /&gt;Ey gittikçe yozlaşan sağırlaşan ülke&lt;br /&gt;Yıllardır sorgusu dinmeyen düşünce,doğrulanan inanç&lt;br /&gt;Ey rahminde büyüttüğü bebeği kanıyla boğulan anne...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçerek elbette senin de&lt;br /&gt;Gecesine yıldız yerine gardiyan düşen evlerinden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey ömürleri kendilerinin olmayanlar&lt;br /&gt;Ey düşlerin ve acıların öncü yolcuları&lt;br /&gt;İzleri uzak zamanlara ışık olan yollar&lt;br /&gt;Ey dünyanın alnına iyiliğin resmini çizen içtenlik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tek sizin dışınızda&lt;br /&gt;Bir de senin ey ufkun dışındaki ölüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bilmez miyim elbette bu benim yazdıklarımın da-&lt;br /&gt;Geçerek üzerinden gökyüzü gibi akışkan ve sonsuz&lt;br /&gt;Bir su hızıyla sızıp iliklerine hayatın&lt;br /&gt;Güngörmüş bir insan güveniyle rahat&lt;br /&gt;Seçip ayıklayarak çürüyeni ve kalanı&lt;br /&gt;Pazardan mal alan bir müşteri dikkatiyle&lt;br /&gt;Tartarak dünyayı inceden inceye&lt;br /&gt;Bir kuyumcu terazisi duyarlılığında&lt;br /&gt;Akıp gidiyor ZAMAN,akıp gidecek&lt;br /&gt;Akıp gelmişse nasıl bugüne kadar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞÜKRÜ ERBAŞ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-7173351911791388157?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/7173351911791388157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=7173351911791388157' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7173351911791388157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/7173351911791388157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/zaman-geerek.html' title='Zaman... Geçerek...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-4647161027752339964</id><published>2008-06-01T16:15:00.000+03:00</published><updated>2008-11-24T01:51:18.500+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ömür Nihan Akçalı'/><title type='text'>Su...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;bir bitki gibi&lt;br /&gt;beni eğdikleri yere büyüyorum&lt;br /&gt;sessizliğimde yıkık intihar tasarıları&lt;br /&gt;hiçbir yere gidemiyorum&lt;br /&gt;hiçbir yerde yeterinden fazla kalamıyorum&lt;br /&gt;kımıltısız boyun eğiyorum mengeneye&lt;br /&gt;bu bildiğim tek yaşam şekli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kopar kellemi ey yürek basıcısı&lt;br /&gt;acele et soyunmaya, paçavrayım soluğunda...&lt;br /&gt;zaman iyi eder mi ahlaksız kamburumu&lt;br /&gt;tırnaklarımda atalarımın manasız öcü&lt;br /&gt;kimsenin derdi kalmasın istiyorum kimseyle&lt;br /&gt;en büyük yıkıcısı asil kördü köleliğimizin&lt;br /&gt;devrildik yan yana duran ağaçlar gibi&lt;br /&gt;tutunduk düşerken&lt;br /&gt;yılmadık birbirimizi devirmekten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(piyanonun tuşları gibi bitişik yaşamlarımızda; kimimiz beyazız, kimimiz bemoller ve diyezlerde kapkara...sararmışlığımıza aldırmadan, yaradan hepimize bir küçük nota gibi dokunuverir ölümlerimizde...&lt;br /&gt;bir büyük sesiz belki de birlikte, ama ne var ki artık hepimiz, sefalet yalnızlığımızda, tek bir ses olmaya niyetlenmişken, anlamsız tuşlar gibi kayırıyoruz bedenlerimizi sevişirken...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;söyle bana çığlık&lt;br /&gt;boğazın yırtılır mı ağlamaktan / gevişinde kan tadı olmalı&lt;br /&gt;bilirim ne seversin kendine acıma reveranslarını&lt;br /&gt;kulaklarına yığılan onca sözün altında&lt;br /&gt;eziyet çekmeden yıkanabilir misin kalabalık sularda&lt;br /&gt;siyah bulaşmış çoktan genzine /&lt;br /&gt;aldırma tüm dünya saatleri gecikmiştir zaten sana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(siyah, "cao crno"* dedi çocuk kadına...&lt;br /&gt;kadın anlamadı parmakları bükük müzisyeni, oysa sürgün yemiş bir çocuk mazurkayla dansedemiyordu ülkesinin dağlarında ...&lt;br /&gt;bu nasıl bir adalet kılıcı / değiştiremiyorum etrafımdaki hiçbir fenalığı...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gece tüm yardakçılığıyla sinmişti etime&lt;br /&gt;çok içmiştim yine&lt;br /&gt;kustuğum katran öfkemde&lt;br /&gt;çentiklerini yokladım kafatasımın / her şey yerli yerinde...&lt;br /&gt;etekleri kısa / yüzü uzundu çirkefliğimin&lt;br /&gt;şarkı söyleyen çingeneleri ses yiyicileri içmişti&lt;br /&gt;adamları çirkin,&lt;br /&gt;denizi fersiz bir ıssızlıktı gecenin rengi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;memelerine baktım ayın&lt;br /&gt;güldüm masamdakilere belli etmeksizin&lt;br /&gt;ben mi gariptim / onlar mı fuhuşkar&lt;br /&gt;en sevdiğim yalanlarımı sıraladım bir bir&lt;br /&gt;gülümserken buz revan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiç utanmıyordu gece benden&lt;br /&gt;arsızlığa alıştım kent güllerini etime serperken&lt;br /&gt;caddelerde dolandım&lt;br /&gt;dolaylı ağladım&lt;br /&gt;göbek bağımı koparmışçasına&lt;br /&gt;sıkıldım o şık otomobillere binmelerden&lt;br /&gt;topuk seslerimle yardım kaldırımları&lt;br /&gt;sahtekarlığımın orta yerine bıraktım kahkahamı&lt;br /&gt;infilak etti sokak köpekleri / bekçi düdükleri / ezan sesi&lt;br /&gt;kopan / parçalanan&lt;br /&gt;kısalan / büzülen&lt;br /&gt;ben miydim şimdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(titizlikle ışığa tuttum gecenin röntgenini...&lt;br /&gt;siyah ışığın korkusunda hurdasını araklıyordu çöpçü binekleri, deva bulamadım yoksulluğuna sokakta bekleyen dilencilerin, züğürt ve kuşkulu taradım saçlarımı...&lt;br /&gt;saçlarım / yoksa hâlâ kadın mıydım / çürümemiş miydim&lt;br /&gt;yaşamakta mıydım...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bitkindi usum asırlık lahitler barınıyordu tövbemde&lt;br /&gt;üstelik yemiştim sözümü erdemsizce&lt;br /&gt;ne kadar mühim olduğunu kim bilecek&lt;br /&gt;havaya fırlattığım yalan düşmez mi sanıyorsunuz yere&lt;br /&gt;parçalanan hangi yürek hangi gariban mahluk itliğimizle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biliyor musunuz&lt;br /&gt;üstelik korkuyorum&lt;br /&gt;hiç korkmadığımı söylüyorum beni sevenlere&lt;br /&gt;korkmasınlar diye&lt;br /&gt;ama korkuyorum işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içimin duvarlarına gömüyorum sinik ağıtlarımı&lt;br /&gt;kocaman bir gökyüzünü sırtlıyorum / soluğum durgun&lt;br /&gt;en bedavasındayım ölümlerimin bu gece...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tüm sorularım cevaplarıma tırmandı&lt;br /&gt;bilge bir cahil kıldı beşer beni...&lt;br /&gt;görmüştüm suya düşen düş(ünce)lerimi&lt;br /&gt;ıslaktı tedirginliğim / sıcaktı tedarikli serüvenlerim&lt;br /&gt;ey elini suya sokan talihsiz kurcalayıcı&lt;br /&gt;hem beni, hem kendini yakarken&lt;br /&gt;çek elini suyumdan / ö l e b i l i r s i n..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa sen yaşamalısın / ölü kuşlar yiyerek yüreksizliğinde&lt;br /&gt;çek elini tenimden / bir anımdır sana sunabileceğim&lt;br /&gt;kıvrak bir rakkasedir yatağında etim /&lt;br /&gt;dansımı yapıp / yitmeliyim...&lt;br /&gt;arkamdan&lt;br /&gt;gelme suyuma / huyuma / kuyuma&lt;br /&gt;düş bozumlarıma / kimliksizler ülkesindeki yurtsuzluğuma...&lt;br /&gt;çöktü kubbesiz gök kıdemli omuzlarıma&lt;br /&gt;mühim bir tezatlığı zapt eder gibi girmeliydin koynuma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşamın en gülünç çocuğusun sen salyalı&lt;br /&gt;meydanlarda&lt;br /&gt;soyunuk öpüşlerini tanımadığım en esmer adam&lt;br /&gt;her perşembe abdestli en dindar kadın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiçbiriniz uyurken görmedi beni&lt;br /&gt;kininiz bu yüzden mi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa hep gözüm kapalıydı yalanlarınıza&lt;br /&gt;kandım sevdiğim tüm adamlara / gönüllü / çöl vahabisi&lt;br /&gt;hepinizle sevişmek istedim korkusuzca&lt;br /&gt;lakin kâfidir&lt;br /&gt;gayrı bırakın da&lt;br /&gt;öleyim boynuma dolanan yılanlarla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ihanetçi saki&lt;br /&gt;doldur sayfalar dolusu yazdığın rakı kadehlerini&lt;br /&gt;ben göçüyorum artık&lt;br /&gt;yağmur olup bitkisiz ormanlara düşüyorum&lt;br /&gt;sen sakın ağlama / maşalı kandillerle dağlama&lt;br /&gt;nasıl olsa koca puntolarla u n u t m a k yazılı zamana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ki inanmadım hiç&lt;br /&gt;hep doğruyu söylediğini tasnif eden riyakâra&lt;br /&gt;ki sen de inanma... / ...sakın ola inanma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(kent siyamlarının gitgide kalabalıklaştırdığı yaşamlarımızda ivedi yalnızlaşıyoruz aslında...garip inlemelerdir tüylerimiz yolunurken şiirleşen , dalımıza binen bir baltada sayıklamalarımızdır çıkardığımız acı sesler...hiçbir dile benzemeyen dudakları sözdür haykırışımızın...&lt;br /&gt;belki de hiçbir şeydir şiir , sadece büyütüyoruzdur anlamsızlığımıza anlam katmalarda...&lt;br /&gt;o yüzden söylenen hiçbir şeye inanmadım...&lt;br /&gt;sen de inanma ...&lt;br /&gt;sakın ola inanma...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*cao crno; merhaba siyah / sırpça&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21.08.2004 / İzmir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömür Nihan Akçalı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-4647161027752339964?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/4647161027752339964/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=4647161027752339964' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4647161027752339964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/4647161027752339964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/07/su.html' title='Su...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3440837298942382578</id><published>2008-06-01T03:16:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T03:17:52.463+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ingeborg Bachmann'/><title type='text'>Söylev ve Son Söylev...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Bizim ağzımızdan çıkmasın&lt;br /&gt;Ejder tohumu eken söz.&lt;br /&gt;Hava bunaltıcı,&lt;br /&gt;Doğru ışık ise&lt;br /&gt;Bayat ve buruk bir köpük,&lt;br /&gt;Ve bataklığın üzerinde&lt;br /&gt;Kara bir sivrisinek ordusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baldıran, sever çanaklanmayı&lt;br /&gt;Bir kedi postu yayılmış,&lt;br /&gt;Yılan tıslamakta üstünde,&lt;br /&gt;Akrep ise dansına başlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulağımıza ulaşmasın&lt;br /&gt;Yabancı bir suçun söylentisi&lt;br /&gt;Birikintinin kaynağı bataklıkta&lt;br /&gt;Sen ey söz!... Boğulmalısın!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey söz, ol yanımızda&lt;br /&gt;Sevecen bir sabırla&lt;br /&gt;Ve sabırsızlıkla.&lt;br /&gt;Sonu gelmeli&lt;br /&gt;Bütün bu ekilenlerin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvan sesini taklit eden, hayvanın üstesinden gelemez.&lt;br /&gt;Bütün aşkları yitirmiş olur, yatağının sırlarını açan.&lt;br /&gt;Sözün piçi, bir budalayı kurban etmek için mizaha hizmet eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim istiyor senden, bu yabancı için bir yargıya varmanı?..&lt;br /&gt;Ve istenmeden yaparsan eğer bunu, o zaman her gece&lt;br /&gt;Ayaklarında onun yaralarıyla dolaş git!..&lt;br /&gt;Bir daha gelme…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey söz, bizden ol&lt;br /&gt;Özgür, açık ve güzel&lt;br /&gt;Elbet bir sonu gelmeli&lt;br /&gt;Hesapçılığın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Yengeç geri çekiliyor&lt;br /&gt;Köstebek aşırı uzun uyuyor,&lt;br /&gt;Yumuşak su, taşları geren&lt;br /&gt;Kireci çözüyor.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gel, sesten ve soluktan oluşma nimet,&lt;br /&gt;Güçlü kıl bu ağzı&lt;br /&gt;Zayıflığı bizi korkuttuğunda&lt;br /&gt;Ve engellediğinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gel ve sakın yenilme&lt;br /&gt;Biz bunca kötülüklerle savaşırken&lt;br /&gt;Ejder kanının münafığı korumasındansa&lt;br /&gt;Bu el kendini ateşe tutar.&lt;br /&gt;Gel sözüm, kurtar beni…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ingeborg Bachmann&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3440837298942382578?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3440837298942382578/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3440837298942382578' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3440837298942382578'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3440837298942382578'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/sylev-ve-son-sylev.html' title='Söylev ve Son Söylev...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1348267606089884745.post-3955273643600724757</id><published>2008-06-01T02:55:00.000+03:00</published><updated>2008-11-23T03:20:18.122+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabancı Şiirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ingeborg Bachmann'/><title type='text'>Nasıl Adlandırmalıyım Kendimi...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;Ağaçtım bir zamanlar, yerimden ayrılamazdım,&lt;br /&gt;Sonra bir kuş olup, kanat çırptım özgürlüğe&lt;br /&gt;Bir hendekte bulunduğumda, bağlanmış her yanım&lt;br /&gt;Kirli bir yumurta çatlayıp saldı beni enginlere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nelere dayanmıştım, unuttum epeydir&lt;br /&gt;Nereden geldiğimi ve gittiğim yeri&lt;br /&gt;Eski efendilerim acaba hangi bedenlerdir&lt;br /&gt;Sert bir diken ya da kaçan bir ceylan belki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsfendiyar dallarının dostuyum şimdi&lt;br /&gt;Oysa yarın bir günahı paylaşabilirim gövdeyle&lt;br /&gt;Ne zaman başlamıştı suçluların valsi&lt;br /&gt;Beni yüzdüren, bir tohumdan ötekine?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa hala bir şarkı sanki içimde, başlamak&lt;br /&gt;-ya da tükenmek- ve kaçışımı engellemekte&lt;br /&gt;İstediğim bu günahın okuna hedef olmamak&lt;br /&gt;Saklanmışçasına vahşi ördeklerde ve kum tanelerinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki tanıyabilirim günün birinde suretimi&lt;br /&gt;Bir güvercinde, yuvarlanan bir taşta…&lt;br /&gt;Bir kelime eksik!.. Nasıl adlandırmalıyım kendimi,&lt;br /&gt;Mecbur kalmadan bir başka dile sığınmaya…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ingeborg Bachmann&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1348267606089884745-3955273643600724757?l=lostera.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lostera.blogspot.com/feeds/3955273643600724757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1348267606089884745&amp;postID=3955273643600724757' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3955273643600724757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1348267606089884745/posts/default/3955273643600724757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lostera.blogspot.com/2008/06/nasl-adlandrmalym-kendimi.html' title='Nasıl Adlandırmalıyım Kendimi...'/><author><name>...</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16061873488109553014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
